TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
Bir gülüşü ömre bedel

Bir gülüşü ömre bedel

Annesi cezaevindeyken devlet koruması altına alınıp koruyucu aileye verilen 3.5 yaşındaki S, kendisi gibi bir canı daha kurtardı. Dolgun ailesi, 4 aylıkken terk edilen C’ye de evlerini açtı

Antalya'da annesi cezaevindeyken devlet koruması altına alınıp koruyucu aileye verilen 3,5 yaşındaki S'nin yaşamı bir bebeğin hayatını kurtardı. Minik gözleri 3.5 yıllık yaşamında cezaevi dahil çok acıyı gören S. bugün koruyucu ailesiyle birlikte hayata gülerek bakıyor. S'nin, koruyucu aileye kendisini hızla sevdirmesi ve cana yakınlığı yeni ailesinin hayata bakışını da değiştirdi. 42 yaşındaki Deniz ve 45 yaşındaki Tuncay Dolgun çifti, S'nin mutluluk veren gülüşlerinden sonra evlerini bir minik yüreğe daha açmalarına neden oldu. Yaklaşık 1.5 yıldır S'nin bakımını üstlenen Dolgun ailesi, 4 aylıkken babasının annesini terk etmesi sonucu annesi tarafından devlet korumasına verilen C'nin de koruyucu ailesi oldu.

TEK KAPIDAN KARAVAN'A
İki küçüğün hayatı kadar, Dolgun ailesinin de hayatı değişti. Tuncay Dolgun, ailelerindeki değişimi, "1.5 yıl önce tek kapılı araba mı alsak diyordum, şimdi karavan hayali kuruyoruz. Hayatımız o kadar kökten değişti ki anlatılamaz. Karı-koca, minik bir çekirdek aileydik. Çocuklar tüm aileyi de bir araya getirdi. Eşimin ve benim annelerimiz sürekli bizimle birlikte. Geniş aile olmanın tadını çıkartıyoruz" sözleri ile anlattı.

AĞABEYİNİN YAKIŞIKLISI
Deniz Dolgun ise, koruyucu ailelik yapma fikrinin ilk başlarda akıllarında olmadığını belirterek, "Her şey çok ani oldu. Arkadaşlarımızın tavsiyesi üzerine başvurduk. Çok kararsızdık. Ama S'yi görür görmez evimizi ona açmaya karar verdik. Kendisini bize o kadar sevdirdi ki, bir çocuğa daha koruyucu ailelik yapmaya karar verdik. İşin doğrusu, biz bir çocuk daha almak değil, S'ye bir kardeş olsun istedik. S de kardeşini çok sevdi. Kardeşini, ağabeyinin yakışıklısı diye seviyor" dedi. S'nin eve ilk geldiğinde çok ürkek ve korkak olduğunu anlatan Deniz Dolgun, "O günlerde çektirdiğimiz fotoğrafları, o yüz ifadesini yeniden görmeye gönlümüz elvermediği için kaldırdık. Yemek yerken, önünden alınacak gibi her şeyi hızla yiyordu. Eliyle bize temas etmekten çekiniyordu. Bu nedenle üzüntü çekerken, bir gece yatağa yatırırken elime sarılıp öptü ve bırakmadı. O andan sonra her şey yoluna girdi" şeklinde konuştu. Tuncay Dolgun'un annesi 72 yaşındaki Elif hanım da S. ve C'nin ailelerine girdikten sonra hayatlarının değiştiğini belirterek, ikisinin de ailenin altın topu olduğunu kaydetti.

ÇOCUKLARI MAHRUM ETMEYİN
Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Abdullah Çalışkan da, aileleri yanında bakımları sağlanamayan ve devlet korumasına verilen çocukların aile ortamında büyümesinin önemine dikkat çekti. Evlat edinme işlemlerinin ve şartlarının uzun olması nedeniyle koruyucu aileliği önerdiklerini anlatan Çalışkan, "Bazı aileler bakımını üstlenecekleri çocukları öz ailelerinin geri istemeleri korkusu nedeniyle koruyucu aileliğe temkinli yaklaşıyor. 2016-2017'de bir kez böyle talep oldu. Travma yaşanacağı korkusuyla çocukları ev sıcaklığından mahrum etmeyelim. Süreli de olsa bu çocuklarımıza hamilik yapmamız, evimizi açmamız çok önemli" şeklinde konuştu.