TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
Songül komutan bu kez ağlattı

Songül komutan bu kez ağlattı

Şırnak’ta düşen helikopterde şehit olan Songül Yarbay’ın 3 yıl görev yaptığı Beypazarı’nda hüzün hakim. Köy köy gezerek sevgisini kazandığı her kesimden insan onun için el açıp dua ediyor

Türkiye'nin ilk kadın jandarma komutanıydı 41 yaşındaki Yarbay Songül Yakut. 26 yaşında bir valiz ve anneciğiyle birlikte Beypazarı'na üsteğmen olarak geldi. ilk kez kadın komutan gören bölge halkının kısa sürede kızı, ablası, kardeşi, kurtarıcısı oldu. 68 köyün yakın komşusu oldu adeta. 3 yılda o kadar çok sevildi ki ilçeden ayrılışı 7'den 70'e herkesi gözyaşlarına boğdu. 3 yıla o kadar çok şey sığdırdı o kadar çok çalıştı ki yüzbaşılığa yükseltildi. Jandarma tarihinin ilk kadın komutanı olarak adını tarihe yazdıran Songül komutan hep güldürdü, umut oldu kadınına, erkeğine ancak bu kez ağlattı. Şahadet haberini alan Beypazarlılar gözyaşlarına boğuldu.

İLK GÜNDEN SON GÜNE
SABAH Ankara, 10 yıl önce Beypazarı'nda görev yapan Şehit Yarbayı, bölge halkından, elini öptüğü teyzelerden ve umut olduğu insanlardan dinledi. İlk olarak 3 yılını geçirdiği ilçe Jandarma komutanlığına gittik. Edindiğimiz bilgilere göre; geldiği anda disiplin ve kadın zarafetini yansıtmış komutanlığa. Erlerin şaşkın bakışları altında kadın komutanın da olabileceğini kazımış hafızalara. Eski çalışma arkadaşları, "O geldi düzen geldi, bahçemizde çiçekler, komutanlıkta estetik geldi. Birçok erkeğe taş çıkardı. Bizim için eşsiz bir örnek oldu ve bölge halkının da umudu... Yer, zaman kavramı yoktu, adeta işi yaşam tarzı gibiydi. Bir kadının inceliğini taşıdı buraya, erkeklerin dünyası diye bilinen askerlikte tarihi bir model oldu. O hayat dolu, memleket sevdalısı insan artık yok, içimiz yandı" diye konuştu.



YETİMLER ABLASINI YİTİRDİ
Kendisini protokol düzeyindeki davetlerden tanıdığını belirten muhtarlık çalışanı Yasemin Irmak (40), "O birçok alanda ezber bozmuştu, halka inebilen biriydi. Kadın bir komutanın geldiğini öğrendiğimiz gün evlerimizde duramamış, hemen toplanmıştık komutanlığın önünde. Şaşkın ama heyecanlıydık, onu kısa sürede çok sevdi o kadar ki gidişi bugünkü şahadeti gibi yasa boğmuştu bizi. Şehit aileleri ve özellikle yetimlerle özel ilgilenirdi. Nerede bir yetim ve düşkün var hemen uzatırdı şefkatli ellerini. Kendisi de küçük yaşta babasını kaybettiği için yetimlere ayrı bir ilgi gösterir, ellerini başlarından ayırmazdı. Şimdi hepimiz yıkıldık ama yetimler daha üzgün, onlar ablasını, şefkat kaynaklarını kaybettiler.

KIZLARA UMUT OLMUŞTU
Yakın arkadaşlarından Güler Demirtaş (58), "Onda gördüm merhameti, çalışkanlığı, memleket sevdasını. Aramızda komutan değil kardeşimiz dolaşıyordu. Sevdiği renklerden bana fularlar yaptırırdı, dükkanımda oturur, el emeği işleri izlerdi. Hem çakı gibi bir asker hem candan bir arkadaş hem de merhamet dolu bir kardeşti o. Kadınlara destek oldu. 'Kadınların desteklenmesi, hayata tutundurulması gerek' diyerek umut oldu bize. Yaptığımız el işlerini hem aldı hem de satmamız için elimizden tuttu. Şimdi o kardeş, kızlarımızın umudu yok, acımız yüreğimizi kavurdu" diye konuştu.



HAVUÇCU TEYZE DUYUNCA YIKILDI
Songül komutanın ölümünden habersiz olan ancak öğrendiği anda gözyaşlarına boğulan esnaf Fatma Tiftik (61), "İnanamıyorum, kızım şaka mı Songül'ümüz ölmüş olamaz. Çiçek gibi bir kızdı o yok inanmam…" dedi. Tiftik, "Siyah bayram şekeri denilen bir yazma örmüştüm ona, oğlumun düğününde takması için. Havuç satıyorum ben çarşıya indiği anda buradan havuç suyu almadan gitmezdi, dertleşirdik. Öyle hoş sohbetti ki dükkanıma geldiği anda neşesi her yana dolar, tatlı diliyle onlarca kiloluk havuçları nasıl işlediğimi bilmezdim. 26 yaşında güzel, tatlı bir kızdı. Haftada bir kez komutanlığa gider kahve içerdik" diye konuştu.

'68 KÖYÜN SEVİNCİYDİ'
Kendisiyle 3 yıl boyunca yoğun bir şekilde çalıştığını belirten Köy Mahalle Muhtarları Derneği Başkanı Nuri Arcaklıoğlu (70), "Çok sevgi dolu biriydi. Bir hafta ziyaret etmesek hemen telefonla arar, 'Neden hiç gelmiyorsunuz' derdi. 68 köyün sevinciydi, bir elması kaybettik" dedi. Arcaklıoğlu, "İlçe ve köylerin sorunlarını konuşurduk. Muhtarlarla iletişimi çok iyiydi, 'muhtar beldenin gözü, kulağıdır' derdi. 78 muhtarla tek tek iletişime geçer, sorunları ele alırdı. O geldi, umut geldi. Şimdi onu tanıyanlar gözyaşlarına boğuluyor" şeklinde konuştu.

'KARDEŞİMİZİ KAYBETTİK'
"Türkiye komutanını biz ise kardeşimizi kaybettik" diyen Belediye Başkanı Tuncer Kaplan, "2005-2007 arasında 3 yıl görev yaptı. İlçemize kadın bir komutan geldiğini öğrenince çok şaşırmış, endişeyle karışık kendisine 'Komutanım bir hanımefendi olarak nasıl olacak, endişeliyim' dediğimde kahkahaya boğulmuştu. Yerel yönetimlerle dirsek temasında çalışırdı. Mesaisi bitse de onun işi bitmez, köy köy mahalle mahalle gezer, umut dağıtırdı. Yaraları sarar, fakir fukaraya el uzatırdı. Düşkünlerin ablasıydı o." dedi.