Ahmet TEZCAN: 15 Temmuz yüreğin galibiyeti..

  • Ankara Başkent
  • Perşembe 14.07.2017

Toplumların huzur ve sükûn hali ki biz ona tek kelimeyle BARIŞ diyoruz, çok önemlidir. Bir coğrafyada barış içinde yaşıyorsanız her türlü üretime en uygun haldesiniz demektir. Sanatı, estetiği üretme keyfiyetiniz vardır; güzelliği, zarafeti yaşarsınız. Bir yüksek algı ve anlayış kazanırsınız.. Bu anlayış şehirlerinizden mobilyanıza kadar her şeyinize yansır ve yaşam kaliteniz de buna paralel olarak yükselir.
Mezarlarınızda bile görülür bu durum. Bir eski mezarlara, mezar taşlarına bakın bir de bugün; mermer plakalardan ibaret mezarlıklara..
İçinde yatanın değil, bizim anlayışımızın, inanışımızın, bakış kalitemizin göstergesidir. Çoğu mezar taşlarının üzerinde "Hüvelbaki" ya da " El Fatiha" bile yazmıyor.

***

Bakar mısınız, şu son iki asır şu coğrafyada neler yaşadık? Hep savrulduk, savaşlardan, darbelerden, çalkantılardan, isyanlardan, kalkışmalardan başımızı alamadık. Ne sanatı, ne estetiği; doğru dürüst düşünemedik bile.. Yaşadıklarımızı, bakış-görüş-düşüncemizi sanata, estetiğe, konfora dönüştüremedik. Medeniyet adına bir çıkış yapamadık toplum olarak. Yeni bir medeniyet inşası ancak toplum huzur ve sükûn halindeyse mümkün olabilir. Üretme kapasiteniz, bakış kaliteniz artar o zaman.

***

Biz ancak karnımızı doyurduk, güvenli bir ortam aradık işimizi yapmak, çoluk çocuğumuzu yetiştirmek için.. Yani yaşamak için mücadele verdik bir bakıma. Çocuğumuza şöyle yön verelim, evimizin şurası şöyle olsun, bahçemize şu ağacı dikelim değil.. Bir işimiz, bir çorba aşımız, başımızı sokacak güven içinde bir mekândı tek düşüncemiz. Bu şehirde de böyle, köyde de..

***

Bunu biz mi böyle istedik, hayır?! Biz her anlamda potansiyeli çok yüksek bir toplumuz. Birilerini korkutuyoruz, korkuluyoruz belki?! Ya da çok önemli bir yerde oturuyoruz, birilerinin bizim bu oturduğumuz coğrafyada çok yüksek menfaatleri var ki öyledir. Ve bizi rahat bırakmıyorlar. Bizimle hesapları var, içimizde de kendi hesaplarına çalışan işbirlikçileri..

***

Savaş simetriktir; tankınızla topunuzla savaşırsınız. Yener ya da yenilirsiniz. Darbeler öyle mi? İşte 15 Temmuz.. Hiç beklemediğiniz bir anda tanklar, toplar, sokakta eli silahlı adamlar ve siz öylece yakalanırsınız, "memleket evladı" sandığınız kendi uçaklarınızdan atılan bombalara, açılan ateşlere karşı yüreğinizle karşı koyarsınız. 15 Temmuz, kalleşliğe karşı yüreğin galibiyetidir. Üzerinde çok düşünüp iyi değerlendirmek gerekir.