Simit tezgâhı ‘umut’ vaat ediyor

Simit tezgâhı ‘umut’ vaat ediyor

Altındağ’da yaşayan 60 yaşındaki Alim Budak, engelli oğlu için her türlü zorluğa katlanıyor. Yaşından dolayı kimsenin iş vermek istemediği Budak, “Oğlumun hastalığı ilerliyor. Ona bakabilmek için bir simit tezgâhı istiyorum” dedi

Yaklaşık 45 yıldır Altındağ Örnek Mahallesi'nde oturan Alim Budak, acılarla dolu hayat öyküsünü, yüzde 93 engelli oğlu Umut ve eşi Leyla Hanımla (52) oturdukları evlerinde anlattı. Serebral Palsili çocuğu Umut'un acilen tedaviye ihtiyacı olduğunu belirten baba Budak, "45 yıldır Altındağ'da yaşıyoruz. Umut tek evladımız. 8 yaşına kadar normal olan ancak sonrasında motor kabiliyetlerini yüzde 93 oranında kaybeden oğlumuz için bir gelecek kurmak istiyorum" diye konuştu.



DURUMU KÖTÜYE GİDİYOR
Umut'un 22 yaşına geldiğini ve hastalığının her geçen daha da kötüleştiğini dile getiren Budak, "Kendi çabalarımızla, annesi ile gitmek kaydıyla ilkokulu bitirdi. Oğlumuzu sonrasında iş okuluna götürdük, o ara rahatsızlığı başladı. Sonrasında eğitimine devam ettiremedik. Şimdi ise zorunlu ihtiyaçlarına zor yetişiyoruz. Eğitim ve diğer tedavi için gücümüz yok. Oğlum için bir bakım ücreti alıyoruz, onu da yine oğlumuzun masraflarına harcıyoruz. Sabah 08.00'den akşam geç saatlere kadar çalışıyorum. Hayatın madden ve manen yıpratıcı bir döneminden geçiyorum. Çabam, oğlumu nefes alacağı, tekerlekli sandalyesiyle diğer odaya geçecek kadar geniş bir kapısı olan bir evde yaşatmak" şeklinde konuştu. 30 yıldır yoklukla mücadele ettiklerini, şimdiye kadar onlarca kısa süreli işlerde çalıştığını ancak bir türlü düzen kuramadığını söyleyen Budak, "Ben sadece bir simit tezgâhı istiyorum" dedi. Baba Budak, "Serebral Palsi hastası oğlumun bakım masrafları çok ağır. Ailemi geçindiremiyorum. Yaşım nedeniyle kimse iş vermiyor. Başvurmadığım yer kalmadı. Çaresiz kaldım ben maaş, para değil sadece simit satıp ailemi geçindirecek bir tezgâh istiyorum" diye konuştu.

'BİR TEZGâH HER DERDE DEVA OLACAK'
"Ben kimseden maaş, emeksiz para vs. değil, iş istiyorum" diyen baba Budak, "Karnımızı doyuracak kadar maaşı olan bir iş bulabilirsem diğer sorunlarımızı da çözebileceğimizi düşünüyorum. Bir simit tezgahı her derde deva olacak" dedi. Budak, "Umut, ev dar olduğu ve hareket edemediği için geceye kadar genelde dışarıda vakit geçiriyor. Banyosunu bile balkonda yaptırıyoruz, çünkü banyo dar, eşim taşıyamıyor sandalyesiz. Simit satarsam tezgah başında, o da yanımda durur. Hem ona bakmış hem ekmeğimi kazanmış olurum. Yaşım nedeniyle kimse iş vermiyor. En yakınlarım bile kapısını kapattı, yetkili birinden hayatımızı kazanabileceğimiz bir simit tezgahı istiyorum. Garsonlukla ne karnımızı doyuyor ne de evladıma bakabiliyorum" ifadelerini kullandı.


Umut'un ilkokulu bitirdiğinde yaşadığı karne sevinci...

30 YILLIK MÜCADELE
"Ya şım 60, yolun sonu değil, aksine oğlum için yeni başlıyorum" diyen fedakâr baba daha sonra şunları söyledi: "Yıllar önce dükkanım, iyi de bir mal varlığım vardı. İflas edince evimi her şeyimi kaybettim. Bir ara parklarda çalıştım. O dönem bankadan kredi çektim ama işsiz kalınca ödeyemedim, kredi borcum katlanarak arttı. Şimdi bu borçlarla ve işsizlikle mücadele ediyorum. Borçlarımız nedeniyle bu evi kiraladık, kıt kanaat geçiniyoruz. Ankara Hamamönü'nde garsonluk yapıyorum. Bir tanıdık 'Gel bir süre çalış' dedi. Ayaklarım yara bere içinde ayakta durmak zor oluyor, 30 yıldır yoklukla mücadele ediyoruz ama hiçbir şikayetim yok. Ben çalışmak istiyorum ancak yaşım nedeniyle iş vermiyorlar."