Kültepe’den tarih fışkırıyor

Kültepe’den tarih fışkırıyor

Ankara Üniversitesi’nin desteği ile Kayseri’deki Kültepe Kaniş- Karum Höyüğü’nde 1948’den beri devam eden kazı çalışmalarında toprağın altına hapsolmuş tarihi zenginlikler gün yüzüne çıkartılıyor

  • Ankara Başkent
  • Pazartesi 05.09.2017
Ön Asya'nın yaklaşık 5 bin yıllık tarihini aydınlatan Kayseri'deki Kültepe Kaniş-Karum Höyüğü'nde yaklaşık 70 yıldır devam eden kazı çalışmalarıyla, saklı kalmış tarihi zenginlikler gün yüzüne çıkartılıyor. Kayseri kent merkezine yaklaşık 25 kilometre uzaklıkta, küllü toprağa sahip bir tepede bulunmasından dolayı "Kültepe" olarak adlandırılan bölgede, dönemin krallığının başkenti olan "Kaniş" ve ticaret kervanlarının mallarının indirilip dağıtıldığı liman anlamına gelen "Karum"dan adını alan Kültepe Kaniş/Karum Höyüğü'nde sürdürülen kazı çalışmalarıyla Anadolu, Suriye ve Mezopotamya tarihi aydınlatılıyor.

EN ZENGİN YERLERDEN
Türk Tarih Kurumu adına Prof. Dr. Tahsin Özgüç önderliğinde 1948'de başlatılan, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ankara Üniversitesi'nin desteğiyle devam ettirilen kazı çalışmalarına ABD, Avrupa ve Uzak Doğu'dan da arkeologlar katılıyor. Asurlu tüccarların yaklaşık 4 bin yıl önce kervanlarla malları Kaniş'e getirip burada vergilerinin ödemesinin ardından Anadolu'daki çeşitli şehirlere dağıtılmasından dolayı o dönem önemli bir ticaret merkezi ve Anadolu'nun en zengin şehirlerinden biri haline gelen Kültepe, günümüzde de tarihi bakımdan en zengin yerlerden biri olmayı sürdürüyor. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih, Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi, Kültepe Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu, "1948'den itibaren başlayan kazılarda yaklaşık olarak Kültepe'nin yüzde 5-6'lık kısmı ancak kazılabildi. Çok geniş bir şehir. Ön Asya'nın en büyük şehirlerinden bir tanesi. Dolayısıyla 70 yılda yüzde 5'i kazıldıysa bundan sonra önümüzde 3-4 bin yıl kazılacak bir yer var demektir. 3-4 bin senelik bir bilgi bankası burada duruyor. Anadolu'nun değil, Türkiye'nin değil, bütün Ön Asya'nın günümüzden 4-5 bin yıl önceki durumu hakkında bilgi verecek bir merkezden bahsediyoruz. Şimdi çalışmaya devam ettiğimiz alanlarda daha erken tabakalara yani daha erken tarihlere inmek istiyoruz. Eğer onları da gerçekleştirebilirsek Kayseri'nin tarihini daha erkene götürmek mümkün olacak" dedi.

ANKARA'DAKİ MÜZELERDE
Şu ana kadar yapılan kazılarda bulunan eserlerin İstanbul, Ankara ve Kayseri'deki müzelerde sergilendiğini hatırlatan Kulakoğlu, "Şimdiye kadar bulunan 23 bin tabletin bir kısmı daha önceki kazılarda yurt dışına götürülmüş ama en az 19 bin tablet şu an Türkiye müzelerinde korunmakta. Bunların sadece bir kısmı sergileniyor, hepsinin sergilenmesi bir anda mümkün değil ama yine aynı şekilde kazılarda bulunmuş arkeolojik eserlerin de büyük bir kısmı müzelerde sergilenmekte. Müzelerdeki eserlerin büyük kısmını Kültepe eserleri oluşturuyor" diye konuştu.