Yabancı öğrencilere vaaz etmek için İngilizce öğrendi

Yabancı öğrencilere vaaz etmek için İngilizce öğrendi

Üniversitesi (ODTÜ) Camisi’nde 3 yıldır görev yapan Nizamettin Şahin, yabancı uyruklu öğrencilere vaaz verip hutbe okumak için her gün bir kelime ile başlayıp İngilizce öğrendi

  • Ankara Başkent
  • Cumartesi 08.10.2017
ODTÜ Camisi İmamı Şahin, 2014'te atandığı camide, yabancı uyruklu bir öğrencinin İngilizce "Abdesti nerede alabilirim?" şeklindeki sorusuna cevap veremeyince, yabancı dil öğrenmeye karar verdi. Her gün İngilizce bir kelime öğrenen Şahin, akademisyen ve öğrencilerin de yardımıyla yabancı dil seviyesini ilerletti. Zamanla İngilizcesini geliştirdikten sonra Ramazan ve Kurban bayramlarında okulda kalan yabancı uyruklu öğrencilere camide bayram namazı kıldıran Şahin, akademisyenlerle hazırladığı bayram namazı hutbesini de İngilizce ve Arapça irad etti. Şahin, yaklaşık iki yıldır cuma namazlarında vaaz ve hutbeyi Türkçenin yanı sıra İngilizce ve Arapça da vermeye devam ediyor. Şahin, 33 yıldır din görevlisi olduğunu ve ODTÜ'de yabancı uyruklu 6 bin öğrencinin bulunduğunu vurguladı. Bir gün kampüs girişinde, Güney Afrikalı Hristiyan bir öğrenciyle karşılaştığını ve derse yetişmesi için arabasına aldığını, din görevlisi olduğu için ona İslam'ı anlattığını söyleyen Şahin, "Güney Afrikalı Hristiyan öğrenci, 'İslam çok güzel ama biraz düşüneceğim' dedi. Ama birebir 'Sen Hristiyan'sın, gel Müslüman edelim' gibi bir üslup uygun olmaz" diye konuştu.

AYNI GÖNÜLDEN KONUŞANLAR ANLAŞIR
Yabancı uyruklu Müslüman öğrencilere İslam'ı anlatmak için çeşitli metotlar denediğine işaret eden Şahin, "Camideki panolara ayet, hadis ve özlü sözlerin yer aldığı İngilizce ve Arapça metinler asıyorum. Mesela birinde, 'Aynı dili konuşanlar değil aynı gönülden konuşanlar anlaşır' yazıyor. Bu yazıyı gören iki yabancı uyruklu öğrenci, gelip beni tebrik etti. 'Hocam bu söz bizi çok etkiledi' dedi. Bir başkasında da 'ODTÜ'ye hoşgeldiniz. Sizi selamların en güzeli olan Allah'ın selamıyla selamlıyorum. Değerli kardeşlerim ben size bir telefon kadar yakınım' anlamına gelen İngilizce ve Arapça yazılı kağıtlar asıyorum"dedi. Üniversitedeki Türk ve yabancı uyruklu öğrencileri tanıdığı için çoğunluğa göre hutbenin dilini ayarladığını belirten Şahin, vaaz verirken Türkçe, İngilizce ve Arapça konuştuğunu söyledi. İngilizceyi öğrenme konusunda akademisyenler ve öğrencilerin kendisine çok yardımcı olduğunu anlatan Şahin, "Hutbe verirken, önce hutbenin Türkçe aslını, daha sonra hutbenin özetini İngilizce ve Arapça olarak okuyorum. Akademisyenler aksanımı çok beğeniyor" dedi.