Canlı çiçeklerle süslediği pastalarıyla yeniden hayat buldu

Canlı çiçeklerle süslediği pastalarıyla yeniden hayat buldu

Tiroit kanserini yendikten sonra işini bırakarak pastacı olan 32 yaşındaki Öcal, organik meyve ve canlı çiçeklerle pasta tasarlıyor. Öcal yaş pastayla hem kendinin hem de başkalarının hayatına tat kattı

  • Ankara Başkent
  • Cuma 14.10.2017
Kanseri yendikten sonra mesleğini ve yaşam biçimini değiştiren 32 yaşındaki İrem Turnaoğlu Öcal, organik meyveler kullanarak canlı çiçeklerle tasarladığı yaş pastaları ile hem kendinin hem de başkalarının hayatına mutluluk kattı. Öcal, 2009 yılında Hacattepe Üniversitesi Risk Yönetimi Bölümü'nden mezun olduğunu ve risk uzmanı olarak bir süre çalıştığını ancak risk analizleri üzerine bir hayatın kendisine çok uygun olmadığını anladığını söyledi. Bir süre risk analiz uzmanı olarak görev yaptıktan sonra mesleğini bıraktığını anlatan Öcal, kısa süre sonra rahatsızlandığını ve kendisine tiroit kanseri tanısı konulduğunu belirtti.

"USTALARIN YANINDA ÇALIŞTIM"
Yeni anne olduğu bir zamanda, yeni bir hayatı kollarında tutarken ölümle yüzleşmek zorunda kaldığını, zor günler yaşadığını dile getiren Öcal, bu dönemde hayatına ilişkin radikal kararlar aldığını ifade etti. Öcal, "Artık kendimi mutsuz edecek hiçbir şey yapmamaya karar verdim. Bu sürede hayatla ve kendimle yüzleştim. Sevmediğim ortamlarda çalışmak, hazır beslenmek, gün içinde tat almadan atıştırmalıklarla günü bitirmek istemediğimi fark ettim" dedi. Küçüklüğünden bu yana hep bir ucunda gıda sektörünün içinde olmayı arzu ettiğini dile getiren Öcal, şunları kaydetti: "Kanser oldum, kötü günler geçirdim ama aynı zamanda bana çok da güzel kapılar açtı. 'Ben bunu yapacağım' deme şansı verdi. Bana güzel bir özgürlük sağladı, bunun için çok şükrediyorum. Kanseri yendikten sonra da pastacı olmaya karar verdim. Farklı ve iyi pasta yapabilmek için ustaların yanında çalıştım. Altyapımı oluşturduktan sonra çocuklara doğal pastalar yedirebilmek, hatta şeker yerine bal ve pekmezle tatlandırlan ürünler sunabilmek, gerçek tereyağ, kakao oranı yüksek çikolatalar yedirmek istediğim için pastacı oldum."

"TAZE ÇİÇEK GÖREN KİŞİ, DAHA YEMEDEN MUTLU OLUYOR"
Öcal, anne pastası tadında profesyonel pastalar yaptığını ifade ederek, tüm meyveleri mevsiminde kendi yöresinden getirttiğini ve daha sonra kullanabilmek için de bunları özel olarak kuruttuğunu ya da dondurduğunu söyledi. Pasta tasarımlarında sadece görselliği değil, aynı zamanda hayatı da simgelemek istediğini, bu nedenle süslemede kaplama hamurları kullanmadığını, bunun yerine canlı ve yaşamın içinden ürünleri tercih ettiğini belirten Öcal, "Yaşayan pastalar yapıyorum. Canlı ürünleri kullanarak yaşam bir şekilde pastalarda da vuku bulsun istiyorum" diye konuştu. Pasta süslemesini özellikle canlı çiceklerle yaptığını vurgulayan Öcal, her pasta ayrı bir kişi için yapıldığından her birinin farklı bir ruhu olması gerektiğine inandığını belirtti. Öcal, "Yaşam aslında bir kelebeğin hayatı kadar kısa olduğundan, ben hayatın ne kadar tatlı ve değerli olduğunu bir kez daha hatırlatabilmek için bunu canlı objelerle simgelemek istiyorum. Üstünde taze çiçek ve meyveleri gören kişi, daha yemeden mutlu oluyor. Çünkü, bütün halinde olduklarından da adeta dalından koparılmış hissi yaratıyor. Ben meyveli pasta değil, pastalı meyveler yapıyorum" ifadelerini kullandı.