Sabır mı? Peki ama nasıl?

Sabır mı? Peki ama nasıl?

Çocukları büyütürken en çok ihtiyaç duyulan şeylerden biri de sabırdır. Çünkü onlar adeta anne-babalarının ne kadar sabırlı olduklarını test etmek için hareket ederler. Eğer sizin de sık sık sabrınız tükeniyor ve sesiniz yükseliyorsa, yazımızdan yarar göreceğinize eminiz!

  • Aile ve İlişkiler
  • Cuma 04.08.2017 11:51

Çocuğunuzu yetiştirirken sıklıkla başvuracağınız ihtiyaç duyacağınız en önemli kelimelerden biri de "sabır"dır. Çünkü sevdiğiniz, en mükemmel şekilde elinizden geleni yaptığınız biricik çocuklarınız her zaman sizin istediğiniz doğrultuda ve tempoda hareket edemezler. Bu da dönem dönem sabrınızın taşmasına sebep olabilir. Örneğin; bir yemeğe gitmek için evden tam çıkacakken, tatile gitmek üzere yola çıkacakken veya okul servisi aşağıda beklerken tam o sırada çocuğunuzun aklına hemen yapması gereken bir şey gelirse ve siz kapıda onu bekliyorsanız… İşte tam da bu ve bunun gibi anlarda gerilebilir, ne tür bir tutum sergileyebileceğiniz konusunda kararsızlık yaşayabilirsiniz. Sabredip beklemek mi, yoksa seslenip çağırmak mı doğru yol? Acaba kaç kere seslendikten sonra gelmesini beklemek gerek?

Sabır anne karnında öğrenilen bir duygu

Aslında sabır kelimesi hayatınıza, anne karnındayken girer. Yeterince gelişmeyi ve büyümeyi beklemek için bebek; bebeklerine kavuşmak için ise anne-baba tam 9 ay beklemek zorundadır. Bu bekleme döneminde hem bebek hem de anne-babalar zor görünen bu sürecin üstesinden birbirlerine destek olarak ve sabır ile bekleyerek gelirler. Bebeğin doğumuyla birlikte tüm aile tarif edilemez bir mutluluk yaşamaya başlar. Ancak bu noktada da anahtar kelime "sabır" karşımıza çıkar. Bebeğin doyurulması, altının değiştirilmesi, uyumaya geçiş sürecinde destek olunması gibi durumlar, bebeğin tek başı na halledemeyeceği durumlardır ve bebekler burada anne-babalarına muhtaçtır. Özellikle gece saatlerinde bu ihtiyaçların giderilmesi noktası, sizler için dönem dönem zorlayıcı olabilir. Bu tarz durumlarda anne-babaların birlikte hareket ederek bir görev dağılımı yapması ve bir ekip gibi çalışarak bebeğin büyümesi konularında birbirlerine destek olmaları, hem bebeğin sizler ile kurduğu iletişim ve etkileşimi hem de duygu paylaşımını arttırır. Bu sayede siz de tükenmeden ve motivasyonunuzu yitirmeden bebeğinizin gelişim sürecini birbirinizi destekleyerek keyifle izleyebileceksiniz.

Çocuğunuz ayaklandığında

Bu gelişim süreci hızla devam edecektir. Bebeğin yürümeye başlaması, konuşmaya başlaması, diğer çocuklar ile iletişim kurmaya başlaması, arkadaşları ile oyun oynamaya başlaması, oyun gruplarına katılması, yuva yaşının gelip yuvaya gitmesi gibi dönemsel gelişim basamakları hızlıca birbirini takip ederek ilerleyecektir. Bu keyifli dönemler sürerken bazen çocuğumuz bizi deneyecektir. Özellikle fırlatma davranışını öğrenen çocuk, elindeki nesneleri uzağa fırlatmayı sık sık deneyecektir. O fırlattıkça siz o nesneyi geri getirip ona vereceksiniz.

O tekrar fırlatacak, siz tekrar geri vereceksiniz ve bu bir oyun haline gelecek. Bir süre sonra anne babalar, uzamaya başladığını düşünüp bu oyundan sıkılabilirler. İşte bu noktada sabır kelimesi yine karşımıza çıkar. Ya da yürümeye başlayan çocuğunuz, artık istediği her noktaya ulaşabilecektir.

Sizin dokunmasını istemediğiniz vazolarınız, çiçekleriniz artık çocuğunuzun erişim alanına girmeye başlar. Bu durum çocuğunuz için eğlenceli olacaktır, çünkü artık istediği yere istediği zaman gidebilecek kıvama gelmiştir ancak bu durum anne babalar için hem çocuklarına zarar gelmesini engelleyerek onların güvenliğini sağlayabilmek hem de eşyaları düzenli tutabilmek adına bazen zorlayıcı olabilir.

2-3 yaş dönemine dikkat!

Özellikle benmerkezciliğin, yani kendi isteklerinin ve bu isteklerini gerçekleştirmenin önemli olduğu 2-3 yaş gelişim dönemi, ebeveynlerin çocuk gelişiminde en çok zorlandıkları ve sabır kelimesine en çok ihtiyaç duydukları dönemdir. Çocuklar bu yaş döneminde her sorulan soruya genellikle "Hayır" yanıtını verirler. Bu durum birçok anne-babanın sabrını tüketen bir durum haline gelebilir.

Anne-babasının verdiği kıyafetleri giymek yerine kendi istediklerini giymeyi tercih eden, annesinin pişirdiği sebze yemeğini yemek yerine illa köfte ve makarna yemek isteyen, oyuncakçıda babasının sadece 1 oyuncak almasına izin vermesine rağmen seçtiği 2 oyuncağı da mutlaka almak isteyen çocuklar, anne-babalar için zorlayıcı olabilir. İşte bu noktada yine sabırlı olmanın önemini vurgulamak gerekiyor. Bu dönemin çocukların benlik ve kimlik gelişimleri açısından önemi büyüktür. Aslında çocuklar "Hayır." diyerek ve anne-babalarına itiraz ederek, kendilerini ve varoluşlarını çevrelerindeki yetişkinlere kanıtlamayı amaçlarlar.

Bu nedenle bunu unutmamak ve bu dönemin gelişime katkılarını göz ardı etmeyerek, bu geçiş döneminde çocuklar ile çok fazla çatışma yaşamadan, net kuralları koyarak ve anne-baba olarak tutarlı davranarak; ancak esnemesi mümkün olan durumları esnetebilme opsiyonunu da unutmadan ama bu durumu da çocuklara açıklayarak, uygun yaklaşımı sergileyebilirsiniz. Bu sayede aile içi işbirliği sağlanmış ve uygun iletişim kanalları kullanılarak var sıkıntılar da daha rahat çözülebilir.

Kendi işini yapmasıyla ilgili sabır gösterin

Anne-babaların unutmaması gereken en önemli noktalardan biri de; çocuklarına model noktasıdır. Eğer anne babalar onların istediğini yaparsa, çocuklar konulan hiçbir kurala uymadıkları halde istedikleri her şey yapılıyorsa, ödüllendirme sistemi artık işlemez hale geldiyse ebeveynler bu tip noktalarda sabırsızlanmaya başlayıp ya çocuklarının yerine görevleri gerçekleştirebilir ya da çocuklarına kızabilir veya çatışmaya girebilirler.

Burada dikkat edilmesi gereken; çocuklarınızdan nasıl davranmalarını istiyorsanız sizin öyle davranmanızın gerekliliği noktasıdır. Eğer siz bu tip durumlarda sabırsız davranıyor ve istediklerinizin anında gerçekleşmesini talep ediyorsanız, çocuklarınız da sizleri model alabilir. Örneğin; odasını toplamasını söylediğiniz kızınız inatla size itiraz ederek toplamayacağını söylüyorsa ne yapmalısınız? Genellikle anne babalar, bu durum karşısında odayı kendileri toplamayı tercih edebiliyorlar. Bu durum karşısında çocuğun aldığı mesaj; Eğer sen yapmazsan ben yaparım." olabiliyor. Bunu fark eden çocuk eğer o işi yapmak istemiyorsa, bir daha bu durum ile karşılaştığı zaman tekrar aynı taktiği kullanarak anne babanın sabrını deniyor ve sonunda yine kazanan taraf olabiliyor. Ayrıca bu tarz durumlar, çocukların kazanmış oldukları becerilerini kullanmalarını da körelten durumlar olabilir. Yazı yazmayı öğrenen, ancak henüz yavaş yazabilen çocuğunuzun ödev yapma saatinde yazı hızının düşüklüğüne dayanamayıp onun yerine ödevini yaparsanız, hem çocuğunuz o becerisini geliştirme fırsatını yitirmiş hem de ödevini başkasına yaptırmış olur. Bu nedenle yapmanız gereken sabırlı davranarak ve çocuğunuzu motive ederek yazı becerisini yavaş yavaş geliştirmesine olanak vermektir. Bir süre da yazı çalışmaları için belli bir süre koyarak onu yazı hızını arttırabilme konusunda desteklemek ve yapabildiğini göstererek motive etmektir.

Bunlara dikkat edin!

Çocuklarınıza model olun:

Sadece sabırlı olmak konusunda değil, diğer tüm gelişim alanlarında da çocuklarınızdan beklentilerinizi sadece sözel olarak ifade etmek yerine davranışlarınızla onlara örnek olmanız çok önemlidir. Çocuklarınızın sabırlı davranmasını beklerken siz acele hareket ederseniz, sergilediğiniz ve beklediğiniz davranış kalıpları arasındaki tutarsızlık, çocukların kafasını karıştırabilir ve davranışları öğrenerek içselleştirmelerine olanak sağlayamayabilir.

Tutarlı olun:

Çocuk gelişiminde hem anne babanın tutarlı olması, hem de davranış kalıplarının tutarlılığı çok önemlidir. Çocuğunuzun sergilediği davranış ile her karşılaştığınızda benzer şekilde davranmak, davranışın kalıcılığını sağlamak adına en önemli noktalardan biridir. Ayrıca davranışın öğrenilmesinde hem annenin hem babanın aynı şekilde davranıyor olması, çocuğunuz tutarlılığı görmesi ve sonrasında bu kalıpları kendisinin de sergileyebilmesi için gereklidir.

Çocuklara fırsat verin:

Çocuklarınız her zaman sizin istediğiniz hızda ve tempoda hareket edemeyebilirler. Burada sabırla beklemek ve onları hızlanmaları konusunda desteklemek işe yarayacaktır.

Kararlı olun:

Eğer bir kural koyduysanız ancak çocuğunuz uyum sağlamakta zorlanıyorsa veya yapmak istemiyorsa, ama bu kural sizin için mutlak uyulması gereken bir kuralsa kararlı olun ve kuralı değiştirmeyin. Ancak buradaki esneme ihtimalini değerlendirin ve katı olup diretmek yerine çocuğunuzu olumlu yönde motive ederek bu kurala uyması konusunda yüreklendirin. Uymayı öğrendiği zaman da onu mutlaka sözel olarak ya da maddi değeri yüksek olmayan (şeker, yapıştırma gibi) ödüllerle ödüllendirin.

Her talebi anında gidermeyin:

Bu sayede çocuklar beklemeyi ve sabretmeyi öğreneceklerdir. Örneğin; çok istediği bisiklete kavuşmak için yaz tatilini beklemek ya da yeni bilgisayar oyununu almak için hafta sonunu beklemek gibi durumlar, çocukların sabretmeyi öğrenmesi için kullanılabilir. Ancak bu süreleri belirlerken çocuklarımızın yaş dönemi özelliklerini ve ödüllerin değerlerini de göz ardı etmemek gerekir.

Hazırlayan: Aytülike KESKİN