Çocuk eğitiminde fikir ayrılığına düşerseniz...

Çocuk eğitiminde fikir ayrılığına düşerseniz...

Çocuk yetiştirmeyi iki şefli bir orkestra yönetmeye benzetmek çok da yanlış olmasa gerek. Peki ya anne ve baba adını verdiğimiz bu orkestra şefleri, müziğin adeta kulakları yırtacak gibi olmasına sebep olacak şekilde orkestrayı kötü yönetirlerse... İşte anne babaların ayrı telden çalmasının sonuçları…

  • Aile ve İlişkiler
  • Pazartesi 07.08.2017 12:02

Çocukluğumuzda hatırlayalım, annemizin bir şeye babamızın evet demesine duruma göre ne kadar sevindiğimize üzüldüğümüze... Bu durum elbette olacak, olmamalı diye bir şey yok, ama sık sık tekrar ederse o zaman çocuğun gelişiminde bazı noktalar olumsuz ilerleyebilir.

Çocuk eğitiminde fikir ayrılığı en çok da çocuğun benlik algısı ve öz güven gelişimini olumsuz etkiliyor. O halde bu konuda dikkatli olmakta yarar var. Psikolojik Danışmanı Burcu Köse'ye eğitimde fikir ayrığının çocuk üzerindeki etkilerini ve anne babaların bu konuda neler yapması gerektiğini sorduk. İşte eşinizle muhteşem bir sanat eserine imza atmanıza katkı sağlayacak önerilerimiz…

Fikir ayrılığı yoğun olursa

Çocuğun kişilik gelişiminin temel taşlarını, anne babanın ruh sağlığı ve ebeveynlik tutumları belirler. Temelde aşırı koruyucu, serbest ya da dengesiz gibi anne-baba tutumlarından bahsedilse de aslında her aile kendine has bir tutum sergiler. Çocuk sahibi olmaya karar veren her anne babanın yetiştirmeyi hedeflediği ve idealize ettiği bir çocuk tipi vardır.

Bu imajinasyon, çocuğu belli bir kalıba sokmamak kaydıyla anne babaya rehber olacaktır. Farklı ebeveynler tarafından yetiştirilmiş olan eşlerin vizyonlarında farklılıklar olması doğaldır. Olumlu yönden bakıldığında bu durum, çocuğun kişiliğine renk ve zenginlik katacaktır. Ancak fikir ayrılıkları çok yoğun ve uç noktalarda olduğunda, öyle ki çocuğa yansıyacak boyuta geldiğinde, çocuğun benlik algısına ilişkin yaralar da oluşmaya başlayacaktır.

Eşinizle çatışmamak için...

Eşlerin birbiriyle ilişkisi, aşamadıkları problemler, çatışmalar anne babalık rollerine yansır. Farklı vizyona sahip ebeveynler konuşarak ortak çözümlere ulaşmak yerine, çocukları üzerinden güç mücadelesi yaşarlar. Bu noktada önemli olan, daha çocuk sahibi olmadan eşlerin, annelik babalık rolleri ve beklentileri üzerine sağlıklı paylaşımlarda bulunmalarıdır. Kadın ve erkeğin; "Çocuğum büyüdüğünde nasıl bir birey olsun istiyorum? Benim yeterliliklerim ve sınırlarım neler? Kendimin ne kadar farkındayım ve kişilik özelliklerim çocuğumu nasıl etkileyecek?" gibi soruları kendilerine sormaları gerekir.

Fikir ayrılığının nedenleri

Çocuğun yetiştirilmesindeki fikir ayrılıkları, eşlerin kendi anne-baba tutumları sebebiyle yaşadıkları iç çatışmalardan kaynaklanabilir. Örneğin; serbest ve disiplinsiz eğitimle yetiştirilen bir baba, kendisi de otorite olmayı öğrenemediği için çocuklarına gerekli sınırları koyamaz. Örneğin; bir erkek eşine çocuğunun yanında "Çok fazla sıkıyorsun, bırak daha küçük o, büyüyünce öğrenir!" gibi bir ifade kullandığında çocuk babasını, davranışlarının sonucunu düşünemediği için, çok sempatik bulacaktır. Annesini sert ve baskıcı olarak algılayıp asi bir tavır sergilemeye başlama olasılığı da artacaktır. Aynı şekilde çocukluğunda baskı ve şiddet gören bir anne benim çocuğum böyle sıkıntılar yaşamasın diye düşünerek aşırı sevgiyle gevşek bir eğitim verebilir.

Bu tip bir ailede sevgi, çocuğa şımartılacak derecede çok verilir ve disiplin yok denecek kadar azdır. Aşırı koruyuculuk, çocuğun ileride sorumluluklarını almamasına, fazla egoist olmasına ve devamında başarısızlıklara, mutsuzluklara sebep olacaktır. Anne babaların kendi sorumluluklarına ait sıkıntılarına dair analiz yapıp, kendilerine uygun gelmeyeni elemeleri doğaldır, ancak bu noktada içe bakış, bir uzman desteğiyle yapıldığı takdirde daha verimli olacak ve yerine yeni davranış çok daha bilinçli olarak koyulacaktır.

Eğitim ve kültür farkı etkili

Eşler arasındaki eğitim ve kültür farkından kaynaklanan bazı iletişim problemleri, ikili ilişkilerde tolere edilebilir, ancak anne-baba olmakla ve kişilerin inatçı bir tutum sergilemeleri ile karmaşık bir hal alabilir. En çok karşılaşılan durum zaman zaman işin içine şiddet karıştığı, "Ne var, babam beni de dövdü, ama hiçbir şey olmadı bak gayet normal bir adam oldum." gibi bir yaklaşımla, daha eğitimli, anne babalığa daha çağdaş bir perspektifle bakan diğer eşin yaşadığı çatışmadır. Unutulmamalıdır ki zamanında maruz kalınan yanlış tutumların teşhis edilmemiş olması, kişilik yapısında olumsuz bir iz bıraktığı anlamına gelmez.

Tutarlı olmak çok önemli

Çocuğa konulan sınırların sürdürülebilmesi için anne babanın davranışlarında tutarlı olması gerekir. Çocuğun benlik kavramı, kendisi için önem taşıyan büyüklerin ona gösterdikleri tutumların yansımasıdır. Anne babadan gelen olumsuz tutumlar, çocuğun değersiz hissetmesine sebep olabilir.

İstenen davranışları yaptığında ödüllendirilmeyen ve desteklenmeyen çocuk, onaylanan ve onaylanmayan davranışların ayrımını yapmada giderek güçlük çeker. Dengesiz tutum, çocuklar arasında da farklılık gösterebilir. Örneğin; ilk çocuğa daha otoriter ve kuralcı olunurken, küçük çocuğa daha sevecen ve hoşgörülü davranılabilir. Kız-erkek çocuk ayrımı da tutarsız ve ayrımcı davranış örneğidir. Dengesiz ve kararsız tutumla yetiştirilen çocuklar,

Güvensiz, kaygılı bir kişilik sergileyebilirler,

Büyüdüklerinde sosyal çevresindeki insanlarla güven ve iletişim problemi yaşayabilirler,

Aşırı boyun eğici ya da isyankâr olabilirler,

Tutarsız ve kararsız bir kişilik sergileyebilirler. Sadece anne baba değil, çocuğun bakımında rol alan diğer aile bireyleri özellikle büyükanne ve büyükbabalarla iletişimde de fikir ayrılıkları yaşanabilir. Bu noktada büyükanne ve büyükbabaların, anne ve babanın duygu ve düşüncelerini de hesaba katmaları gerekir.

Düşüncelerini, torunları yokken ifade etmelidirler. Aksi takdirde çocuğun eğitimine zarar vereceklerdir. Ayrıca, kendi anne babalık düzenlerini hatırlayıp, torunlarının her istediğini yaparak onları mutlu etmeye çalışırken otorite boşluğu yaratmamalıdırlar.

Dengeli çocuklar yetiştirebilmek için...

Fikir ayrılığı oluşuğunda, eşler sonuçsuz tartışmaları sürdürmek yerine problemi tespit edip, çözüm için gerekirse bir uzmandan destek almalıdırlar. Çünkü ruh sağlığı yerinde bireyler yetiştirmek için; güven verici, hoşgörülü, demokratik anne baba tutumu çocuğun olumlu kişilik gelişimi için esastır.

Sergileyecekleri dengeli tutumla çocuğa koşulsuz sevgi ve saygı göstermelidirler. Sevgi, herhangi bir başarıya veya davranışa bağlı olmamalı, çocuk anne ve babasının kendisini "o" olduğu için sevdiğini bilmelidir.

Çocuğun potansiyelini açığa çıkarması için uygun ortam oluşturulup, katı kurallar yerine amacına uygun, öz disiplinini geliştirmesini hedefleyen prensipler ortaya koyulmalıdır.

Çocukların doğru sınırlar içinde özgür, öz güvenli, inisiyatif alabilen bireyler olması hedeflenmeli, öz saygılarını zedeleyecek dengesiz ve aşağılayıcı tutumlardan kaçınılmalıdır.

Eşler arasında uyum sağlanmalı, yapılan davranış diğer ebeveyne doğru gelmese bile bunun değerlendirmesi çocuğun olmadığı bir ortamda yapılmalıdır. Çünkü ancak ortak tavır sergilenen bir ortamda yetişen çocuklar bağımsız, öz güveni ve benlik saygısı yüksek çocuklar olur.

Hazırlayan: Zuhal K. EYÜBOĞLU