Zor sorulara hazır olun!

Zor sorulara hazır olun!

Çocuklar meraklı varlıklardır. Kimi zaman size cevaplanması zor olan öyle sorular sorarlar ki, öylece kalırsınız... Bize küçükken hep sorarlardı ya, “Anneni mi daha çok seviyorsun, babanı mı?” diye, tıpkı onun gibi…O an zaman dursa da dergileri, kitapları karıştırıp cevap versem dersiniz. İşte zaman durdu, cevaplar aşağıda.

  • Aile ve İlişkiler
  • Pazartesi 07.08.2017 10:19

Yoldasınız, otobüs sıkışık mı sıkışık, trafik durumda... Ve kucağınızdaki soruyor: "Anne, ben neden kızarıyor, bozarıyor, herkesin size baktığını, merakla beklediğini düşünüyor ve sadece bir cümleyle yanıt veriyorsunuz: "Ben ve baban bir çocuk sahibi olmak istedik ve sen doğdun". Evet, bir cevap verdiniz. Çocuğunuz da memnun, yeni şeyler keşfetmek üzere etrafına bakmaya devam ediyor. Beş dakika geçmeden yeni bir soru: "Anne, çocuk sahibi olmak ne demek?" Siz yavaş yavaş sıkılıyorsunuz ve "Şimdi bunların sırası değil, bak sana ne vereceğim!" deyip eline bir gevrek simit parçası veya çantanızı tutuşturup dikkatini dağıtmaya çalışıyorsunuz. Çocuk devam ediyor: "Anne otobüs neden duruyor?". Biz yetişkinler bu tür zor sorulara yanıt vermek zorunda mıyız, verebilir miyiz, yanıt vermek istiyor muyuz? Bu konuda yardımcı olacak birini tanıyoruz, o da Psikolog Şeyda Özdalga. Çocuklarınızın zor soruları karşısında en doğru nasıl cevap verebileceğiniz konusunda önerileri var.

Çocuklar ve zor soruları

Bazen çocukların zor sorularına karşı en doğru bilgiyi, en doğru şekilde verme telaşı anne babaların doğallıktan uzaklaşmalarına sebep olabiliyor. Bu durumda bildiklerinize kısa, net, dürüst cevaplar vermek, onun yaşına uygun olmasına dikkat etmek, cevabını bilmedikleriniz için yeri geldiğinde "Bilmiyorum" demek, "İstersen araştıralım, başkasına soralım." demek yardımcı olabilir.

Ayrıca zor soruları, merakını gidermek yanında o konuyla ilgili endişe ve korku gibi duygusal sorunlarını da yansıtıyor olabilir. "Benim öleceğimden korkuyorsun" gibi onun duygusunu deşifre eden bir yaklaşım ile yaşamın başlangıç ve bitişinin olduğu, onunla birlikte uzun yıllar bir arada olmayı istediklerini" anlatmak bu endişesini anlamlandıran doğru bir yanıt olacaktır.

Dikkat edilecek nokta onu ölüm fikrine alıştırıp, hazırlamaktan çok, onu rahatlatmaya dönük olmalıdır, "Şu anda bak seninleyim, beraberiz." gibi kısa bir cevap da yeterlidir. Kaygı, geleceğe yönelik olduğundan acaba ne kadar ileride ailesiz, yalnız kalırım şeklinde bir düşünce de önlenmiş olur.

Kötü örneklerle suçluluk duygusunu aşılamayın!

Hasta olan birini örnek gösterip, "Bak yaramazlık yapmış, annesini babasını üzmüş böyle olmuş, sen de yoksa böyle olursun." gibi gerçek dışı yaklaşımlara da sıkça rastlanır. Bu durumlar çocukta suçluluk duygularını arttırmaktan, davranış sorunlarına sebep olmaktan başka bir işe yaramaz. Cevapların çocuğu tatmin etmemesi, konuyla ilgili soruları sormaya devam etmesinden, aynı soruyu başkalarına da sormasından anlaşılabilir.

Genellikle cinsellikle ilgili soruları cevaplandırmak sosyokültürel seviyeye ve paylaşma becerisine bağlı olarak aileleri zorlar. Bu durumda kitaplardan yararlanmak ya da bunu açıklayabilecek başka bir kişiden, eşden yani diğer ebevey den destek almak da gerekir. Bu konuları her yaş grubuna uygun anlatan, işin fiziksel ve duygusal yönünü de vurgulayan kitaplar işinizi kolaylaştırabilir.

Anne babalara tavsiyeler

Cevabınız kaygısını anlamaya yönelik olmalı,

Açık, net, doğru yanıtları içermeli,

Fazla ve gereksiz bilgi ile kafası karıştırılmamalı,

"Büyüyünce anlatırım, sonra anlatırım" şeklinde geçiştirilmemeli,

Anne baba arasında ortak bir yaklaşım olmalı,

Cevabı bilinmiyorsa belirtilmeli,

Kaynak kitaplardan yararlanılmalı,

İzlediği filmler denetlenerek, cinsellik ve şiddet öğelerinin etkisi önlenmeli,

Sorularının ailesinin yanıtlayabileceğini bilmeli,

Cevaplar yaşına, psikolojik olgunluğuna uygun olmalı.

Hazırlayan: Aytülike KESKİN