Aşırı korumacı aileler!

Aşırı korumacı aileler!

Çoğu zaman masumca gibi görünse de, aşırı korumacı ve müdahaleci olmak aslında çocukların gelişimi açısından hiç de öyle değil!

  • Aile ve İlişkiler
  • Perşembe 10.08.2017 11:23
Anne-babalar, bebeklerini kucaklarına aldıkları andan itibaren, onları dünyanın merkezine koyarlar. Onlara herhangi bir zarar gelmesin diye daima korumacı bir tavır sergilerler. İlk birkaç yıl bu normal olarak kabul edilse de, geçen yıllar içinde anne babaların bu şekilde korumacı tavırlar sergilemeye devam etmesi sağlıklı bir durum değildir. Çünkü çocuklara karşı aşırı korumacı ve müdahaleci tutum, onların kişilik gelişimi ve psikolojileri üzerinde olumsuz etkilere neden olabilir. Psikoloji biliminde bu tür aileler helikopter anne-baba kategorisine giriyor. Psikiyatri Uzmanı Dr. Orhan Karaca ise, çocuklarının yaşamına müdahale eden anne babaları uyarıyor: "İdeal çocuk yetiştirmek uğruna, çocuğunuzun kişilik problemleri yaşamasına izin vermeyin!". Uzmanımızın bu konudaki önemli açıklamalarını dikkate almanızı öneririz.

Helikopter ebeveynlerin genel özellikleri

Aşırı koruyucu ebeveynler mükemmeliyetçi, kuralcı, aşırı hassas ve travma geçirmeye meyilli olabilir. Kontrolü artırarak çocuğunu risklerden koruyacağını düşünme, ebeveynler arası sorumluluk paylaşımının dengesiz oluşu, çocuğun ağır hastalık geçirmiş olması ve ailenin diğer çocuklarının olumsuzluklar yaşaması gibi durumlar da görülebilir. Helikopter ebeveynler, mükemmeliyetçiliğin sınırlarını zorluyor. Çocuklarının her yaptığını adeta bir helikopter gibi takip etmek, yani çocuklarının her adımını kontrol etmek helikopter ebeveyn olarak tanımlanır. Bu ebeveynler çocuğun eğitim, sağlık, sosyal ve mesleki gelişiminde bir olumsuzluk olabileceği gerekçesiyle insiyatifi ele alarak çocuğun kendi başına kalmasına müsaade etmezler.

Çocuklarda görülebilecek kişilik problemleri

Aşırı koruyucu olmak çocukların; sürekli birinin varlığına ihtiyaç duyan, bağımlı, öz güveni az, hata yapmaktan korkan, hassas, içe kapanık ve reddedilme korkusu nedeniyle kendini ifade etme zorluğu yaşayan kişilere dönüşmesine neden olabilir. Çocuk, hayatının tüm dönemlerinde bu çerçeveyle uyumlu davranış sergileyebilir. Okul ve arkadaş çevresinde başlayan sorunlar, ilerleyen yıllarda evlilik ve iş yaşamında da belirginleşmeye başlar. Kişi yaşadığı sorunları birtakım baş etme yöntemleriyle çözümlemeye çalışarak, ilk dönemde öğrendiklerini telafi etmeye çalışır. Ancak bu çocukların yaşadığı bazı tekrarlayan sorunlar, geçmişte yaşadığı sorunlu ilişkiyi işaret eder. Aşırı koruyucu anne-babaların çocukları, kişilik özelliği haline gelmiş bazı davranışları nedeniyle sosyal, iş ve aile yaşantısında uyum sorunları yaşarlar. Tekrarlayan baş edememe öyküsü, psikiyatrik destek almasını gerektirecek düzeye varabilir. Mükemmeliyetçiliğin ve aşırı beklentinin getirdiği baskı sonucunda çocuklarda kızgınlık, duygusal çökme, kendine güvensizlik, aile içi çatışma, ebeveyne teslimiyet ve sözünden çıkmama, kendi başına hareket etmekten ve risk almaktan korkma tutumları görülebilir. İlerleyen yıllarda bu çocuklarda kaygı bozukluğu ve depresyon gibi hastalıkların görülme ihtimali artabilir.

Çocuğunuzun hayatını yönetmeyin

Helikopter ebeveynliğin çıkış noktası, ideal çocuk oluşturma eğilimidir; sevdiği, maddi manevi yatırım yaptığı, neslini devam ettirecek çocuğunun hiçbir olumsuzlukla karşılaşmamasıdır. Önceden kendi yaptığı hataları çocuğunun yapmasını istememe, çocuklar ve ebeveynler arası rekabet, küçük yaşlardan itibaren başlayan sınavların çokluğu ve başarıya odaklanma helikopter ebeveynliğinde pekiştirici bir rol oynar. Anne babalar, yoğun kontroller sonrası çocuğun hayatında kendileri açısından olumlu olan değişmeleri ya da atlatılmış riskleri gördüklerinde bu tutumlarının ne kadar doğru olduğunu düşünür. "Devir kötü, kontrolü bırakırsak çocuğun hayatı kötü yönde seyreder.", "Çocuk büyüsün, işi ve evi olsun, o zaman kendi düzenini kurar." düşünceleri ebeveynin kendi hatalı tutumuyla yüzleşmesini engelleyebilir. İlerleyen yıllarda kontrolcülüğü bırakmayı düşünen ebeveynlerin unuttuğu nokta, kontrolü bıraktıklarında çocuklarının kendi hayatlarını yönetemeyebilecekleridir.

Aşırı koruyucu tutum yerine anne babalar;

Çocuklarının kendisini uygun bir şekilde ifade etmesini sağlamalı; çocuklarına sorumluluk almayı, insanlarla empati yapabilmeyi ve istediklerini erteleyebilmeyi öğretmelidir.
Çocuklarını kendi kararlarını verme ve uygulama konusunda cesaretlendirmeli, takdir etmeli, hata yapabileceğini kabul etmeli ve onlara hataların dünyanın sonu olmadığını gösterebilmelidir.
Çocuklarına kendilik algısının gelişmesine yardımcı olmak için rehberlik, istişare ve sorumluluk vermelidir. Çünkü çocuk, annesi ve babasından ayrıldığı (bireyselleştiği) bir dönemde, hayatını devam ettirebilecek kapasiteye ancak böyle ulaşabilir.
Çocuklarına yaşlarına ve gelişme düzeylerine göre sorumluluk vermelidir. Sorumluluğun çocuğa ait düzenli görevler olduğunu unutmamalıdır. Bu sorumluluğu yerine getirmeyen çocuğun olumsuz etkilenen yaşam alanı aile tarafından tolere edilmemelidir. Örneğin; anne-baba çocuğuna oyuncaklarını toplama sorumluluğu kazandırmak istiyorsa, oyuncakları kendisi veya bir başkası toplamamalıdır. Çocuğa sorumluluk vermek için, ileri yaşların beklenmesi doğru değildir. Bu tutum, hem ailenin hem de çocuğun zorluklar yaşamasına neden olur. Bu nedenle, çocuğa 2-3 yaştan itibaren kolaydan zora doğru birtakım sorumluluklar verilmeye başlanmalıdır.

Hazırlayan: Şenay ÇELİK