Tartışmalar çocukları nasıl etkiliyor?

Tartışmalar çocukları nasıl etkiliyor?

Her aile içinde zaman zaman tartışmalar olabiliyor. Ancak her şey gibi bunun da dozunu ayarlamak, çocukların psikolojilerinde ağır tahribatlar yaratmamak gerekiyor!

  • Aile ve İlişkiler
  • Perşembe 10.08.2017 15:36
Bazen aile içinde stres yaratan krizlerle karşılaşılabiliyor. Anne-baba tartışması bu krizler içinde önemli bir yer tutuyor. Peki, uzmanlar bu konuya nasıl bakıyor? Özel Mavi Aile Danışmanlık Merkezi'nden Uzman Klinik Psikolog Emre Altınel çocukların tartışmalardan nasıl etkilendiğini anlattı ve ailelerin dikkat etmesi gereken noktalara değindi.

Aile içi tartışmalar çocuğun yanında yaşanmamalı

Anne-baba arasında sık sık tartışma yaşanması, çocuğu olumsuz etkileyecektir. Tartışmaların içerisinde geçen hakaret ve genelleyici olumsuz ifadelerin çocuk tarafından duyulmaması önemlidir. Aşağılayıcı, gurur kırıcı sözleri duyan çocuk bu sözleri sarf eden ebeveyne yoğun öfke; söylenen ebeveyne de yoğun acıma ve koruma duygusu besleyebilir. Bu kısımda en çok akılda tutulması gereken nokta, çocukların gözleyerek öğrenebildiğidir. Ebeveyn kavgasının içinde kalan ya da sık sık şahit olan çocuk; anne-babanın kavgada nasıl davrandığına dikkat eder. Sık sık benzer davranışlar gözleyen çocuk, kendi dünyasında benzer olaylarla karşılaştığında anne veya babası gibi davranarak öğrenmiş olduğu bir savunma biçimini taklit edebilecektir. Ya bağıracak, ya sinecek ve susacak, ya ağlayacak, ya kaçacak, vs. Çocuğun kimi model alacağı onun duygusal dünyasına, yaşına, cinsiyetine ve gözlediği olayın nasıl sonuçlandığına göre değişebilecektir. Örneğin; 4-5 yaşlarındaki erkek çocuk, babasını taklit etmeye daha istekli olabilecekken; herhangi başka olayda ergenlik döneminde yer alan bir kız için kendisini annesinin yerine koyup empati beslemesi daha mümkün olabilir.

Yoğun kaygılara neden olabilir

Ufak yaştaki çocuklar, çoğu tartışmaların ardından sıklıkla anne-babalarının ayrılacağı ile ilgili yoğun kaygı taşır ve kendisine ne olacağı ile ilgili endişelenir. Yaş büyüdükçe olayları daha gerçekçi olarak değerlendirmeleri mümkün olabilse de, çocuğun anne-babasının durumuyla ilgili kaygıları ve mutsuzluğu devam edebilir. Ancak var olan öfkeli çatışma ortamında çocuk, bu duygularını açığa vuramayabilir ve dolayısıyla ifade edemediği duyguları daha yoğun hale gelebilir.

Ufak yaştakiler suçluluk duygusuna kapılabilir

Çocuklar zaman zaman şahit olduğu kavganın nedeninin kendisi olduğunu düşünebilir. Çocuk odaklı yaşayan ailelerde, çocuğun düştüğü bu duruma daha sık rastlanabilir. Çocuk annebabasının neşe kaynağı olduğunu düşündüğü gibi, aralarındaki huzursuzluğa da yine kendisinin neden olduğunu düşünebilir. Anne-babaların karı-koca olarak eş ilişkilerini çocuktan ayırıp farklı insanlar ve farklı hayatlar olduğunu ona yansıtmaları, çocuğun hemen hemen her durumdan kendini oldukça sorumlu tutmasını engelleyebilir. Çocuğa tartışmanın onunla ilgisinin olmadığını, karı-koca olarak kendileriyle ilgili bir sıkıntıdan kaynaklandığını ifade etmelidirler. Aksi takdirde dünyanın kendi etrafında döndüğü yanılgısında olan çocuğun hissettiği suçluluk, endişe ve çaresizlik duyguları yoğun olacaktır.

Çocuklar kendilerini çaresiz hissedebilir

Anne-babalarının ilişkisini tekrar eski haline getirmek isteyen çocuk için, çözüm yolları bulmak her zaman kolay değildir. Bu da sık sık çaresiz hissetmesine ve mutsuz olup ara ara öfkelenmesine neden olabilir. Yaşı büyüdükçe de bir şey yapamadığını anlar ve onların arasını düzeltmek için elinden bir şey gelmediğinden kendisine karşı öfkelenebilir. Ergenlik dönemindeki bir çocuk kendini sık sık anne-babasının arasında kalmış hissedeceği gibi, bu durumla onlardan daha da uzaklaşarak ve evle ilişkisini kopartmaya çalışarak da baş etmeye çalışabilir.

Hazırlayan: Aytülike KESKİN