Bilgisayar ve internet kullanımını kontrol altına alın!

Bilgisayar ve internet kullanımını kontrol altına alın!

Doğru kullanıldığında yararları tartışılmaz, ama günün her saatini bilgisayar başında geçiren, internet ortamında sosyal paylaşım sitelerinde gezen ve gözünü kırpmadan sabahlara kadar oyun oynayan gençler ve çocuklar her geçen gün artıyor. Peki, bu durumu nasıl kontrol altına alabileceğinizi biliyor musunuz?

  • Aktüel
  • Pazartesi 25.09.2017 14:36

Her gün gelişen ve farklı ürün çeşitliliğiyle karşımıza çıkan bilgisayar teknolojisi gün geçtikçe yaşamımızda daha fazla yer kaplıyor. İş yaşamında ve özel hayatımızda bile bilgisayarsız bir günümüz geçmiyor. Peki ya arkamızdan gelen nesil bu gelişmelere nasıl ayak uyduruyor? Yataktan kalkar kalkmaz bilgisayarın başına oturuyor, oyun oynuyor, bir siteden diğerine koşuyor. Yani yemiyor, içmiyor, ama bilgisayar başından kalkmıyor. Teknolojinin gelişimine dur demek zor, ama tüm bu yaşananlara bir dur deme zamanı geldi. Nasıl mı? Tabii ki çocuğunuzu bilgisayar ve internetin zararlı etkilerine karşı bir koruma planı hazırlayarak. Çocuk-Ergen ve Yetişkin Psikoloğu Sevil Usanmaz ile Çocuk ve Ergen Psikoloğu Zafer Atasoy, bilgisayar ve internet bağımlılığının çocuklar üzerindeki zararlı etkilerini anlatırken, anne-babalara da yapılması gerekenlerle ilgili önerilerde bulundu.

Dijital dünya çocukları cezbediyor
Çocukların internete olan ilgilerinin onların gelişim süreçlerinin kaçınılmaz bir parçası olduğunu söyleyen Psikolog Sevil Usanmaz, bu süreçleri iyi bilmek gerektiğini, böylece anne-babaların çocuklarını anlamak konusunda sıkıntı çekmeyeceklerini vurguluyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: "Çocuklarda 3 yaştan itibaren kavram gelişimine bağlı olarak ben-sen ve biz-siz kavramları gelişir. Sosyalleşme, paylaşım, oyun oynama, oyun kurma, lider olma, lidere uyma davranışlarının da başladığını ve geliştiğini görürüz. Ayrıca yine dil gelişiminin, kelime bilgisi, kelime sayısı ve uzun cümlelerin kullanımını görürüz. Yuva, anaokulu, okul öncesi ve okul çağı ile birlikte bu gelişim alanlarında ve fiziksel gelişimde hızlı gelişme ve değişiklikler söz konusudur. 8 yaşa kadar somut zekada olan çocuk; görerek, duyduğunu tekrarlayarak, dokunarak ve taklit ederek hareket eder. Bu dönem itibariyle soyut düşünce gelişmeye başlar, zihinde sebep-sonuç ilişkilerini görme, karar verme, yorumlar yapma, fikirler üretme vb. gibi bir evreden sonraki 10 yaş ise zaman, uzay, üç boyutluluk ve ölüm kavramlarının geliştiği yaşlardır. Bu nedenlerden dolayı; çocuklar arkadaş grupları içinde olmayı, oyun oynamayı, konuşmayı, paylaşmayı, arkadaşları tarafından beğenilmeyi, tercih edilmeyi, takdir edilmeyi, kendilerine soru sorulmasını, fikirler üretmeyi, diğerlerinin düşüncelerini öğrenmeyi çok isterler. Her şeye karşı -onları ilgilendirsin veya ilgilendirmesin, yaşlarına uysun veya uymasın- merak duygusu içindedirler. İşte bu, keşfetme duygusudur. İnternete olan ilgi de, bu keşfetme duygusunun sonucudur. Anne-babaların denetim aşamasında sadece anlayış ve sevgi göstermeleri bu nedenle yeterli olmayacaktır. Anne-babaların kendi bakış açıları ile değil de çocuklarının özelliklerini bilerek onların bakış açıları ile hareket etmeleri, "Çocuğumu tanıyor muyum?" sorusunu sorarak çocuklarından önce daha hızlı davranmalarını, anne-babalığı öğrenmeleri çocuklarını her konuda ve durumda korumalarını sağlayacaktır.".

Sosyal internet sitelerinde mutluluk oyunu
Çocuklar; gelişmeye, değişmeye açıktırlar, sanıldığından daha hızlı öğrenirler ve hızlı hareket ederler. Bütün durumları kendi istedikleri noktaya getirebilirler, taklit etme, örnek alma, aynalama davranışlarını kullanırlar! Hem birbirlerini taklit ederler hem anne-baba ve diğer yetişkinleri... Okullarda sadece ders öğrenilmesine yönelik uygulanan programlar, çocukların yukarıda sayılan gereksinimlerini karşılayamıyor. Çocukların sosyalleşme ve paylaşım gereksinimleri yeterince karşılanmadığından, onlar da internet kullanımına ve sosyal paylaşım sitelerine yöneliyorlar. Yetişkinlerse çocukların oturmasını, okulda-evde ''uslu çocuk'' olmalarını istiyorlar. Çocuklar da internet başında oturarak yaramazlıklar yapıyorlar.

Elektronik iletişimin olumsuzluklarından koruyun
İnternet ile elektronik iletişimin, bunlara hızlı uyum sağlayan gençlerin ve çocukların; zihinsel, duygusal gelişiminde olumlu etkileri kadar olumsuz etkileri de olabileceğini belirten Psikolog Zafer Atasoy, çocukları bu olumsuzluklardan nasıl koruyabileceğinizi şöyle anlatıyor: "İnternet aracılığı ile artık her isteyen istediği bilgiye ve etkinliğe ulaşır olmaya başladı. Bu durum çocukların dünyayı ve çevrelerini tanımaları bakımından sayısız yarar getirmiş durumda. Sunduğu hoş zaman geçirme, oyun oynama, arkadaşlık kurma özellikleri internetin çekiciliğini artırıyor. Diğer yandan, özellikle çocukların yargılama, süzme ve değerlendirme becerilerinin yeterince gelişmediği göz önünde bulundurulursa zihinlerinin etkilenmeye ne denli açık olduğu ortadadır. Böyle bir durum da olumlu özellikleri kadar, kimi zaman da olumsuz izler bırakmasına ve gelişmekte olan çocuğun bedensel ve ruhsal alanlarda zedelenmesine neden olacaktır. Unutulmamalıdır ki elektronik iletişimde art niyetli kişiler de yer alabilir. Öncelikle cinsellik, terör ve uyuşturucu ile ilgili yasa dışı alanlarda çocuklar ve gençlere ulaşmak isteyenler için internet uygun bir ortam sağlar. Bu tür yasa dışı girişimlerin çocuklar üzerinde ne tür olumsuz etkiler bırakabilecekleri bilinir. Sanal ile gerçeğin kolaylıkla iç içe girdiği ve bu ayrım çoğu kez yapılamadığından, çocuğun ruhsal isleyişinde olası zedelenmelerin sonuçları da o denli kuvvetli olacaktır. Bu tür bir zedelenmenin yaratacağı etkilerin bırakacağı izlerin ileride ne tür sonuçlar yaratacağını önceden kestirmek her zaman kolay olmaz.".

Çocuğunuzu doğru yönlendirin...
Yaşamda hem olumlu hem de olumsuz özellikler taşıyan elektronik gelişmeler karşımıza çıkabiliyor. Anne-babalar ve diğer büyüklerin sorumluluklarını taşıdıkları çocuklarını, olası olumsuz etkilerden korumaları her zaman kolay değildir. Çocuklar doğaları gereği her alanda olduğu gibi sınırları zorlayacaklar ve daha fazlasını isteyeceklerdir. Diğer yandan karşısındaki erişkin de sınırlamalar getirme çabası içine girecektir. Bu karşılaşmanın çatışma ve güç gösterisi biçiminde kendini göstermesi, çocuk ve erişkin için her zaman yaralanmalarla sonlanacaktır. Kesin bir tutum biçimi önermek her zaman olası değildir. Bu nedenle her çocuk-erişkin ilişkisi için geçerli bir tutum tanımlanamaz. Çocukların diğer alanlarda olduğu gibi özgür bırakılacağı ya da sınırlanacağı alanın belirlenmesi gerekir. Özellikle teke tek ilişki, tutum belirlemede önemli rol oynayacaktır. Çocuğun diğer alanlarda olduğu gibi yönlendirilmeye ve önerilere gereksinimi olacaktır, ancak bu işlevi gerçekleştirecek olan erişkinin donanımlı olması gerekir. Bu nedenle koruma öncesinde bilgili olmak şarttır. Diğer yandan çocukla kurulan ve yürütülen ilişki, bu sürecin yönetilmesinde önemli rol alır. Özellikle aile içi etkileşim ve duygusal bağ bu süreçte etkisini gösterecektir.

Hazırlayan: Şenay ÇELİK