Baskın karakterli anne-babalar utangaçlık nedeni...

Baskın karakterli anne-babalar utangaçlık nedeni...

Bazı çocuklar iletişim kurmaktan pek hoşlanmazlar ve hep bir şeylerin arkasına saklanırlar. Utangaç olarak tanımlanabilen bu çocuklar, peki neden böyle davranıyorlar? Anne-babaların yapabileceği bir şeyler var mı? Tüm bu soruların yanıtları yazımızda…

  • Çocuk
  • Pazartesi 07.08.2017 10:31
Çocuğunun, bulunduğu ortamlarda geri planda kaldığını fark eden birçok anne-baba, bu duruma üzülebilir. Hatta utangaç davranışlarının önüne geçmek ve cesaretlendirmek için onu sürekli iteklemek zorunda bile kalabilir. Yapılan araştırmalarda, utangaçlık duygusunun altında yatan nedenler tam olarak çözülemese de; uzmanlar bu durumun, genlerden veya yetiştirme tarzından kaynaklandığını söylüyor. Uzman Psikolog Feyza Bayraktar da, çocuğun utangaçlık duygusunu yenmesindeki en büyük adımı, anne-babanın atması gerektiğini vurguluyor. "Benim çocuğum niye utangaç?" diye düşünen anne-babalara verdiği öneriler, çocuğun ileriki sosyal yaşamının sağlıklı olabilmesi açısından da çok değerli.

Utangaç çocuk profili…

Çocuklar zaman zaman utangaçlık duygusu yaşayabilirler. Bu durum çocukluk döneminde daha fazla yaygındır. Bu çocuklar, yaşıtlarının arasına katılmazlar ya da başka insanlarla iletişime geçmezler, ama çevrelerini gözlemleyebilirler. Anne-baba desteği olmadan yeni ortamlara dahil olmazlar. Birtakım sosyal faaliyetlere katılmaktan kaçınabilirler. Tanımadığı insanların yüzüne değil de yere bakmayı tercih edebilirler. Çevresi tarafından dikkat çekmemek için annesi ve babasına, "Yüksek sesle konuşma, herkes bize bakacak..." gibi uyarılarda bile bulunabilirler. Farklı sosyal ortamlara girdiklerinde yüzleri kızarabilir, başlarını öne eğebilir ve zaman zaman terleyebilirler. Tanımadığı insanlarla iletişime geçmeyi reddederler. Nadir de olsa, çevresini gözlemlemeye dair hiçbir istek ve heyecan duymazlar.

Dalga konusu haline getirmeyin

Yapılan araştırmalarda, utangaçlığın nedenlerini açıklama konusunda ortak birtakım sebepler öne sürülmüştür. Birinci olarak genetik faktörler; ikinci olarak da annebabanın çocuğuyla kurduğu bağın kuvvetli olup olmamasıdır. Ayrıca, baskın karakterli ve kontrolcü anne-babaya sahip çocuklarda, utangaçlık duygusunun daha fazla görüldüğü saptanmıştır. Bunların dışında, çocuğun sosyal beceri, özgüven ve atılganlık gibi konularda beceri eksikliğinin olması da bunlarla ilişkilendirilebilir. Çocuğun davranışlarını sürekli eleştiren veya dalga konusu yapan anne-baba veya kardeşler de durumu daha da tetikleyebilir. Çocuklar, başkalarının kendilerine dair ne düşündüklerine fazla önem verirler. Bu nedenle sosyal ortamlarda yanlış davranışlar sergilemekten kaçındıklarından sessiz kalırlar. Diğer çocuklara göre bu konularda daha kontrollü davranırlar.

Sosyal çevreden kaçış

Utangaçlık duygusuyla baş etmek zorunda kalan çocuklar, ilerleyen dönemlerde birtakım ruh sağlığı; davranış ve duygusal problemlerle karşı karşıya kalabilirler. Çünkü çocuk, sosyal beceri gelişiminde yetersiz kalır ve daha az arkadaş edinebilir. Başkalarıyla fikirlerini paylaşma, sosyal veya sportif faaliyetlerden kaçınma gibi durumlar, onların geri planda kalmasına yol açabilir. Bunun sonucunda ise sosyal çevresi tarafından; arkadaş canlısı olmayan veya yeteneksiz olarak algılanabilir. Bu yüzden kendini yalnız hisseder ve özgüven sorunu yaşar. Bununla birlikte psikolojik problemlere bağlı olarak psikosomatik şekilde rahatsızlanabilirler. Çoğunlukla mide rahatsızlıklarına yatkındırlar. Ergenlik döneminde ise utangaçlık boyut değiştirir ve gençlerin kaygılı bir yapıda olmasına sebep olabilir. Yetişkinlik döneminde ise sosyal çevreden uzak kalma veya diğer insanlar kadar keyif duyamama şeklinde kendini gösterebilir.

Utangaçlık duygusunu yenmesine nasıl yardımcı olabilirsiniz

-Çocuğun utangaçlığını tetikleyen nedenler üzerinde durulmalı ve onun bu hususta paylaşımda bulunmasına olanak sağlanmalıdır. Bunu yaparken, aile kendi sosyal ilişkilerini ve tutumlarını da gözden geçirmeli, çünkü çocuk için anne ve baba rol modeli olabilir.
-Eleştirel olmak yerine, çocuğun olumlu özelliklerine odaklanmalı ve kendine güvenmesi sağlanmalıdır. Bu, çocuğun benlik saygısının artması açısından anne-babaların atması gereken önemli bir adımdır.
-Çocuğun hassas olduğu bu konu, başka insanlarla paylaşılmamalıdır. Çünkü utangaçlık, genellikle farklı sosyal ortamlarda ve farklı insanların olduğu yerlerde ortaya çıkar.
-Çocuğun kendi yeteneklerini keşfetmesi konusunda destekleyici olunmalıdır. Yetenekli yanlarını keşfeden çocuk, kendini kanıtlayacak ve güven duyacaktır.
-Bu süreçte aşırı korumacı olmak yerine destekleyici olmak ve çocuğa "her zaman yanında olduğunun" hatırlatılması önemlidir. Utangaç olduğu için çocuğun yerine getirmesi gereken sorumluluklar veya görevlerin bir başkası tarafından yerine getirilmesi yanlıştır. Örneğin; çocuğun yerine konuşmak veya soru sorması gerektiğinde onun yerine soru sormak çocuğun çekingenliğini sürdürmesine sebep olur.
-Anne-babanın kendi deneyimlerini anlatması da etkili bir yöntem olabilir. Çocukların sadece "utangaç" veya "çekingen" olarak tanımlanması ona yönelik yapılan bir yanlıştır. Bu tür durumlara sebebiyet verebilecek ortamlardan kaçınılmalıdır.
-Çocuğun sosyal ortamlarda sergilediği olumlu davranışları anne-baba olarak bir zafer gibi görebilmek ve çocuğu ödüllendirmek de etkili yollardan biridir. Bu şekilde mutluğu paylaşılmış ve desteklenmiş olunur.
-Öğretmeniyle iletişime geçmek de önemlidir. Okul ortamında zorlandığı ve çıkmaza girdiği zamanlarda, anne-babadan sonra en önemli destekçi öğretmen olacaktır. Okul içerisinde sosyal becerisini artırmak açısından öğretmenin işlevi büyük rol oynar. Çocuğun kendisini okul ortamına ait hissetmesi, öğretmenin tutum ve davranışları ile doğru orantılıdır. Böylece öğretmen, çocuğun akranlarıyla olan iletişimini gözlemleyebilir ve bu konuda gerektiği ölçüde yönlendirmelerde bulunabilir. Ayrıca, çocuğun kendine güvenmesi ve kendisini kanıtlaması için ona görevler verebilir ve olumlu niteliklerini ön plana çıkaracak faaliyetlere yönlendirebilir. Bu şekilde çocuğun takdir görmesini ve kendisini sosyal çevreye karşı kanıtlamasını sağlayabilir, değersizlik ve özgüven eksikliği gibi olası problemlerden uzaklaşmasına yardımcı olabilir.

Hazırlayan: Şenay ÇELİK