Çocuğunuz yalnız uyumak istemiyorsa…

Çocuğunuz yalnız uyumak istemiyorsa…

Yürümeyi öğrendikten kısa bir süre sonra minik yaramazların en büyük zevklerinden biri anne-babalarının yatağına gitmek oluyor. Peki bunu baştan yasaklamalı mı? Yoksa izin vermeli mi?

  • Çocuk
  • Salı 08.08.2017 10:57

Anne korkuyorum… Yanına yatabilir miyim?" Bunlar birçok anne-babanın sıklılıkla duyduğu sözlerdir. Nedeni ne olursa olsun çocuğunuzun sizinle yatmaktan hoşnut olduğunu bilirsiniz. Çocuğunuz sizinle yattığı gecelerin sabahına yataktan daha huzurlu kalkar ve kabus görme oranı azalır. Siz de onun mutlu olduğunu bildiğiniz için yanınıza gelmek istediğinde buna göz yumarsınız. Ama bu durumun ne zamana kadar süreceği konusunda kafanızda sorular oluşur. Özel Mavi Aile Danışmanlık Merkezi'nden Psikolog Ayça Tezerişir, çocuğunuzu yalnız uyumaya alıştırma süreci için sizlere önerilerde bulunuyor.

Duygusal sorunlar ve uyku ilişkisi

Uyku temel ihtiyaçlarımızdan biri olmasına karşılık uyku öncesindeki süreç birçok anne-baba için çatışmaların yaşanabileceği bir zaman dilimidir. Tıpkı yetişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da uyku ve uyku öncesindeki sorunlar duygusal problemlerle yakından ilgili olabilir. Her çocuğun uyku süresi ve uyku düzeni birbirinden farklıdır. Çocuklarda uykuya dair problemler de çeşitlilik gösterir. Bunlardan biri de okulöncesi çocuklarının kendi başına değil anne-babalarıyla uyumak istemesidir.

Kendi yataklarında uyumama sebepleri…

Çocukların kendi yataklarında yalnız başına değil anne-babalarının yanında uyumak istemelerinin çok çeşitli sebepleri olabilir. Zaman zaman çocuklar korkuları sebebiyle yalnız uyumak istemezler ve anne-babanın yanında, güvende olacakları bir ortamda uykunun gizemli dünyasına geçiş yapmak isterler. Kimi zaman ise birlikte uyumak anne-babaya olan bağlılığın ve onlardan kopamamanın bir ifadesi olarak karşımıza çıkar. Sebep ne olursa olsun bir çocuğun tek başına uyumak istememesi anne - baba tutumlarıyla çok yakından ilişkilidir. 2-3 yaşlarındaki bir çocuğa tek başına uyuma alışkanlığı kazandırılması öncelikli olarak sabır, tutarlılık ve kararlılık gerektiren bir dönemdir. Bu süreci, yani kendi yatağında yatması gerektiğini çocuğunuza anlayabileceği bir biçimde ifade etmeniz, kendisini bu süreçte yalnız bırakmadığınızı kendisine hissettirmeniz, süreci çeşitli aşamalara bölmeniz ve keskin değil yumuşak geçişler sağlayabilmeniz çocuğunuz açısından en sağlıklısıdır.

Çocuğun yatağı doğduğu andan itibaren ayrı olmalıdır

Bebeklik döneminde çocuğun ihtiyaçlarına cevap verebilmek, çocuğa gözlerini yeni açtığı bu yeni dünyada güvenli bir ortam sunmak çok önemlidir. Ayrıca yeni doğmuş bir bebeğin ihtiyaçlarının yakından takip edilmesi onu olası tehlikelerden korumak için de gereklidir. Bu sebeple ilk zamanlar bebek anne-babanın odasında kendine ait bir yatakta olmak suretiyle kalabilir. Ancak kendisine ait bir odası mutlaka olmalıdır ve ilk dönemlerin ardından kendi odasında ve kendi yatağında uyuması gerekir.

Çocuk bu sayede bağımsız bir birey olabilme yolunda ilk adımlarını atmış olacaktır. Bazen anne, bebeği sakinleştirmek, uyutabilmek ve belki de kendi de biraz olsun dinlenebilmek adına uyku düzeni yeni yeni oluşmaya başlayan bebeği yanında uyutma gibi bir yönteme başvurabilir. Ancak bu durumun bebekte alışkanlık haline gelmesi ileride çocuğun anneden ayrı uykuya dalabilmesini zorlaştıracaktır ve bu durum da olumsuz bir alışkanlığa dönüşebilecektir. Aslında bu noktada uyku sürecinin simgelediklerinden bahsetmek de önemlidir. Uyku esnasında anne ile olan fiziksel birliktelik aynı zamanda duygusal ilişkinin bir aynası niteliğindedir, dolayısıyla çocuk ebeveyninden duygusal olarak ayrılamadığı takdirde kendi başına bir birey olabilme konusunda hayatının her alanında sorunlar yaşayabilecektir.

Kendi ihtiyaçlarını giderebilme, kendi kendini sakinleştirebilme, güvenli olmadığını düşündüğü bir ortamda bunun getirdiği duygusal yük ile başa çıkabilme, yeni bir sosyal ortama girdiğinde bir birey olarak kendisini var edebilme gibi birçok detay çocuğun bağımsızlaşabilmesi ve kendi başına bir birey olabilmesi açısından yaşayacağı önemli deneyimlerdir. Bu deneyimleri çocuğun sağlıklı bir biçimde yaşayabilmesi için öncelikli olarak anne-baba tutumlarında doğru bir yol izlenmesi gerekir.

Kendi yatağına alışması için 8 öneri…

1. Bir çocuğun kendi yatağında uykuya dalması önemlidir. Dolayısıyla eğer çocuğunuzun sizin yatağınızda uyuma alışkanlığı varsa öncelikle ona kendi yatağında yatabilme alışkanlığını kazandırmanız gerekir. Kendi odası ve kendi yatağı çocukta olumlu çağrışımlar yaratmalıdır, gerekirse odanın düzeni çocuğun kendisini rahat ve güvende hissedeceği şekilde ayarlanmalıdır.

Örneğin; pijamalarını birlikte seçmek, yatağının yanına sevdiği ayısını koymak veya yatağın karşısındaki duvara istediği resimleri birlikte asmak gibi. Çocuğunuzun kendisine ait bu alanı kendisinin düzenlemesi odayı daha rahat bir biçimde benimsemesini ve burada daha fazla vakit geçirmek istemesini sağlayacaktır.

2. Odanın sıcaklığı, gürültüden uzak olması, hafif bir ışık, yatağın uygun konumu gibi detaylar da ebeveynler tarafından düzenlenmelidir.

3. Yaptığınız düzenlemelerin ardından sürece adım atılmaya başlanabilir. İlk zamanlarda çocuğunuz sizden ayrı uyumak istemeyebilir, bu çok doğaldır. Bu gibi durumlarda birkaç gün çocuğunuzun yatağında, yanında kalabilirsiniz. Yanında kaldığınız bu zaman diliminde ona bir masal okumak veya dinlendirici bir sohbet yapmak çocuğunuzun rahatlamasını sağlayacaktır. Çocuğunuz uykuya daldıktan sonra siz de kendi yatağınıza gitmelisiniz.

4. Gece çocuğunuz uyandığında ve yanında sizi görmediğinde kaygı duyabilir ve sizin yanınıza gelmek, sizinle uykuya devam etmek isteyebilir, bu gibi durumlarda onu yatağına geri götürmeli ve gerekirse yanında uykuya dalana kadar kalıp tekrar kendi yatağınıza dönmelisiniz.

5. Çocuğunuz eğer sizin yanınızda uyursa ve uyandığında kendisini kendi yatağında ve yalnız başına bulursa bu kendisinde kafa karışıklığına sebep olabilir, bu da uykuya dalmakta güçlük çekmesine ve kaygı yaşamasına neden olabilir. Bu nedenle çocuğunuz uyurken değil uyanıkken onu kendi yatağına götürmeniz daha doğru bir tutum olacaktır.

6. Sonraki günlerde bu süreç, çocuğunun yatağına girmeden, yatağının yanında oturarak uykuya dalmasını beklemek şeklinde devam ettirilebilir. Bu şekilde anne-baba çocuk arasındaki yakın temas bir ölçüde azaltılmış olur ve çocuğun kendi başına uyuyabilmesi için önemli bir adım atılmış olur. Uykuya dalarken çocuğunuzun saçlarını okşamak, elini tutmak onun açısından rahatlatıcı olacak, uykuya dalmasını kolaylaştıracaktır.

7. Bu sürecin ardından çocuğunuzun yavaş yavaş kendi kendine uykuya dalabilmesi, siz odada değilken de kendisini sakinleştirip uykuya geçebilmesi mümkün olabilir. Çocuğunuzun yanında bir süre kalıp onunla küçük bir sohbet edebilir, masal okuyabilir, ona hikaye anlatabilirsiniz. Sonrasında uyuma vakti geldiğinde birbirinize iyi geceler öpücüğü verdikten sonra odasından çıkabilirsiniz.

8. Uyku öncesindeki bu birlikte vakit geçirmenin süresi çocuğunuzun kaygı düzeyine veya aranızdaki ilişkiye göre farklılık gösterebilir, ancak bu süreyi yavaş yavaş azaltmak mümkündür. Başlarda çocuğunuz uzun süre sizin onun yanında kalmanızı isteyebilir veya gideceğinizi düşünmesi sebebiyle uyumamak için direnç gösterebilir. Bu gibi bir durumda çocukla bir anlaşmaya varmak çok önemlidir, örneğin "bir masal okuduktan sonra" yanından ayrılacağınızı söyleyebilirsiniz.

Hazırlayan: AytülikE KESKİN