Çocukların en çok karşılaştığı kazalar ve ilk yardım

Çocukların en çok karşılaştığı kazalar ve ilk yardım

Her gün milyonlarca çocuk ev içinde veya dışarıda bazı kazalara maruz kalıyor. Uzmanlar uyarıyor: Anne-babalar olası bir kaza sonrasında hızlı ve kısa sürede müdahale yapabilmek için ilk yardım eğitimi almalı!

  • Çocuk
  • Çarşamba 09.08.2017 14:04
Günümüzde anne babalar artık çok bilinçli ve çocuklar için tehlike yaratan alanlarla ilgili önlemlerini zamanında alıyorlar. Ancak ne kadar dikkat edilirse edilsin, bazı çocuklar bir yolunu bulup herhangi bir kaza yaşanmaması adına konulmuş engelleri aşabiliyorlar. Böyle olunca da ev ve dış ortam kazalarının yaşanması maalesef kaçınılmaz oluyor. Son 5 yılda çocukluk döneminde yaşanan ev kazalarında artış olduğunu belirten Avusturya Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Osman Ayataç, anne babaların alabilekleri önlemlerin yanında ilk yardım konusunda bilinçlenmeleri gerektiğinin de altını çiziyor. Çünkü boğulma, elektrik çarpması, zehirlenme ve yanık gibi kazalar, en çok çocukluk döneminde görülüyor. Dr. Osman Ayataç'ın ilk yardım önerilerini her anne baba dikkate almalı. Çünkü unutmayalım ki, ilk yardım hayat kurtarıyor.

Zehirlenmeler

Tüm zehirlenmelerin yarısından fazlası 6 yaş altında görülür. Zehirlenmeye yol açan etmenler toplumun örf ve gelenekleri, eğitim düzeyi, mevsimlere ve sosyoekonomik düzeyine göre de değişebilir. İlaçlar, kimyasal maddeler, bitkiler, endüstriyel atıklar, örümcek, yılan, akrep ısırmaları ile de zehirlenme oluşabilir. Ani bilinç (şuur) kaybı durumlarında akla ilk olarak zehirlenme olasılığı gelmelidir. Hastanın anlattığı öykü, tanının konulmasına daha kolay yardımcı olur. Yapılan dikkatli genel muayene ve vital bulgular (kan basıncı, nabız, solunum, vücut ısısı) iyi gözlenmelidir. Çocukluk çağı zehirlenmelerinin yüzde 90'ı hafif geçer, antidot (panzehir) sınırlı sayıdadır. Temel tedavi, destekleyici tedavidir. Zehirli madde alımından sonra belirtisiz 4 saat geçmişse genelde sorun çıkmaz. Bilinç kaybı olan, konvülsiyon (havale geçiren), korozif madde (yakıcı madde, kimyasallar, çamaşır suyu vb.) petrol ürünü zehirlenmelerinde kusturma sakıncalıdır. Kusturma bilinç kaybı olmayan ve ilk bir saatlik süre içinde yapılabilir. Anne-baba yine de dikkatli olmalı, solunum yollarına aspirasyon (kaçması) olmasını engellemelidir. Çamaşır suyu ve benzeri alkali ve asit kostik maddeler temas ettikleri yüzeyleri yakarlar. Ağız yolu ile alınmış ise ağız içi ve göğüs bölgesinde şiddetli ağrı hissedilir, ağız içi ve yemek borusunda yanık oluşur, salya akması, kusma, soluk alma ve konuşma güçlüğü olur, mide perforasyonu (delinmesi) olabilir. Kimyasal maddelerin içilmesinden sonra yanlış uygulama olarak kusturmaya çalışmak, bu maddenin akciğer ve solunum yollarına kaçması ile zatürrelere, solunum yollarında yanıklara ve ödeme sebep olabilir. İleri safhalarda yemek borusu darlıkları oluşur. Kostik madde cilde temas etmiş ise 15 dakika akan su ile yıkanır; salça, diş macunu, yoğurt veya krem kesinlikle sürülmemelidir.

Tedavi: Kimyasal madde zehirlenmelerinde ilk olarak süt ve bol su içirilmesi uygun olur. En kısa zamanda bir hastane ve uzmana başvurulmalı, tedavi yaptırılmalıdır. İleri safhalarda özofagoskopi (yemek borusunun ışıkla tetkiki) yapılarak müdahale edilmelidir.

Boğulmalar

Boğulma olayları trafik kazalarından sonra ikinci sırada yer alır. Özellikle 5 yaş altı ve 15-19 yaş arasındaki erkek çocuklarında bu tür vakalar daha sık görülür. Geniş kova ve leğenlerde bekletilen sular, banyo, yüzme havuzu, gölet, su birikintileri, kanallar ve denizler kazaya davetiye çıkaran ve özellikle de çocuklar için tehlikeli alanlardır. Hipoglisemi, aritmi, senkop, konvülsiyon, ilaç, intihar ve travma, boğulma nedenlerinin altında yatan ana sebeplerdendir ve mutlaka sorgulanmalıdır. Yüzde 90 suyun aspire (yutulması) edilmesiyle solunum yolları ve akciğerlerin surfaktan yapısı değişmekte ve atelektazi (akciğerin kısmının ya da akciğerlerden birinin tümüyle büzüşerek yeterli genişleme yapamama yoluyla işlerliğini yitirmesidir.) oluşmakta, yüzde10 laringospazm (gırtlakta kontrolsüz/ istemsiz kas kasılması.) sonuncunda ise solunum engellendiğinden boğulma gerçekleşmektedir. Bu nedenle suda kalma süresi ve suyun özellikleri önemlidir. 25 dakikadan fazla suda kalma, resüsitasyonun (ilk yardım) uzaması, bilincin kapalı olması, göz bebeklerinin genişlemesi durumunda sonuç iyi değildir. Tatlı ve tuzlu suda yaşanan boğulmalar birbirinden farklıdır.

Tedavi: 5 dakika fazla asfiksi (oksijen yetersizliğinden ileri gelen boğulma) ağır beyin hasarına sebep olabilir, fakat hastaya göre de değişiklik gösterebilir. Boğulma sonrası her hastaya temel yaşam desteği uygulanmalıdır. Sudan çıkarılan hastanın ağız içi temizlenerek, suni teneffüs yapılmalıdır. Akciğer ve midedeki su çıkarılmaya çalışılmamalıdır. Diyafram altı bası akciğerdeki suyu boşaltmaktan ziyade yutulmuş olan suyun aspire edilmesine sebep olabileceğinden bu uygulama önerilmemektedir. Bu uygulama yabancı cisim solunum borusunu tıkıyor ise yapılmalıdır. En kısa sürede oksijen desteği sağlanmalı ve ABCD kuralı uygulanmalıdır. A: Hava yolunun açılması, B: Solunumun Sağlanması, C: Dolaşım etkinliğini sağlama, D: Bilinç kontrolü. Erken müdahale ağır nörolojik ve beyin hasarlarını önler. Hastanın ıslak elbise, soğuk ve rüzgarlı ortamdan uzaklaştırılması sağlanmalı ve sıcak battaniyeye sarılmalıdır. Sıcak suya daldırmak tehlikelidir. İlk yardım sonrası ambulansla hastaneye sevk edilmelidir.

Yabancı cisim yutma

Çocuklar çevreyi keşfederken buldukları her şeyi ağızlarına alırlar, buldukları nesneleri bazen kulak veya burunlarına sokabilirler. Yabancı cismin soluk borusuna kaçması; ses kaybı, nefes alamama, boğulur gibi olma, hışıltı ve hırıltı, göğüste çekilme gibi belirtilerle ortaya çıkabilir. Metal para, nazarlık, çengelli iğne, oyuncak parçası, tavuk kemiği, balık kılçığı, çiğnemeden yutulan iri yemek parçaları elma vb. cisimler de çocuğun yutmasından kaynaklı nefes borusuna kaçabilir. Yalnız yabancı cisimler yumuşak ise sırtına vurarak, baş aşağı çevirmek, heimlich manevrası ile yerinden oynatılabilir. Ama sert ve sivri cisimler laringoskop (Genel anestezi) yardımı ile ameliyathane de çıkarılmalıdır. Yiyecek alışkanlığı ve toplumsal kültür, yabancı cisim aspirasyonu (kaçması) üzerinde rol oynasa da (özellikle kuruyemiş ve ayçiçeği, toplu iğne) en sık 3 yaş civarına kadar olan dönemde cisim yutması görülür. Akut fazda spazm şeklinde öksürük nöbetleri, morarma, boğulma atağı, hışıltı (wheezing) olur. Bu nedenle aileden alınan bilgi önemlidir. Kronik fazda semptomlar gerileyebilir, akciğer filmi önemlidir (radyoopak ile yeri ve büyüklüğü belli olur.). Yabancı cisim yemek borusu veya solunum yollarında ise; Bronkoskopi ile ayırmak önemlidir. Geç tanı; tekrarlayan zatürre, akciğer absesi, bronşektazi, pnömotoraks (akciğerde olmaması gereken bir havanın var olması) gibi durumlara neden olabilir. Emekleyen bebekler buldukları her şeyi yutma eğilimindedir; metal para, nazarlık, ilaç, çengelli iğne, iri ve sert yiyecekler gibi… Bunları yutması halinde yabancı cismin yerini belirlemek açısından boyun, akciğer ve batın çekilmelidir. Mideye inen yabancı cisimlerin yüzde doksanbeş'i 24 ila 48 saat içinde dışkı yolu ile çıkar. Eğer karın ağrısı, kusma, dışkıda kan varsa cerrahi tedavi düşünülür. Keskin, sivri kenarlı cisimler, toplu iğne, dikiş iğnesi, çivi, kırık cam yutulmasında hasta hastaneye yatırılmalı, günlük grafiler ve dışkı kontrol edilmeli, yabancı cismin yer değiştirmesi gözlemlenmelidir. Akut batın bulgusu (ani karın ağrısı) ve rektal (makat) kanama olursa cerrahi tedavi gerekir.

Önlem: 3-4 yaş civarına kadar çocuklara sert, küçük taneli yiyecekler verilmemelidir. Mutlaka yutabilecekleri irilikte verilmelidir. Oyun oynarken, koşarken, TV seyrederken beslenmemelidir. Ağızda yiyecek varken çocuğun koşması, gülmesi ve ağlaması engellenmelidir. Oyuncak parçaları çocuğun yaşına uygun büyüklükte olmalıdır. Belli yaşın altındaki çocuklara nazarlık, küpe, kolye ve bileklik kesinlikle takılmamalıdır.

Yanıklar

Yanık; aşırı sıcak, aşırı soğuk, elektrik çarpması, kimyasal madde ve radyasyonla oluşabilir. Bu konuda alınan eğitim ve önlemler ile yanık engellenir. Bakıcı, ebeveyn ve öğretmenlere toplumsal bilgilendirme yapılmalıdır. Uygun ilk yardım ile erken uzman tedavisi gereklidir. Sağlık kurumlarında çocuk yanık üniteleri olmalıdır. Kalabalık aile koşulları, sosyo kültürel seviye düşüklüğü, yüksek sigara tüketimi, soba ve mangalda ısınma, sıcak su ve çay kazaları yanık oranlarını arttırır. Yanıkların çoğu evde, mutfak ve banyolarda oluşur. Deri vücudun en geniş ve büyük organıdır. 3 tabakası vardır. Yanıklar derinliklerine ve genişliklerine göre 1. 2. 3. 4. derece ile sınıflanır. Yanığın derecesine göre sıvı kaybı artar.

Önlem:

-
Isıya ve alev almaya dayanıklı elbiseler tercih edilmeli,
-Ev içerisinde yangın ve duman detektörleri kullanılmalı,
-Ev içerisinde sigara kullanımı azaltılmalı,
-Yangın merdivenleri zorunluluğu olmalı,
-Isınma araçları güvenli olmalı,
-Su ısıtıcıları 49-55 derece sıcaklığa ayarlanmalı,
-Aileler, bu konuda bilgilendirilmeli,
-Elektrikle teması önlemek için prizlere emniyet önlemleri uygulanmalı.

Tedavi

-Hava yolu açık olmalı, maske ile nemlendirilmiş oksijen verilmeli. ABCD kuralı uygulanmalı.
-Ağır yanıklar hemen yanık ünitelerine uygun araç ile (Ambulans, helikopter, deniz aracı) sevk edilmeli.
-Yanık üstüne salça, zeytinyağı, yoğurt, diş macunu gibi maddeler sürülmemeli.
-Yanan giysiler, tüm takı, saat ve kemer çıkartılmalı.
-Sıcak su veya sıvılar ile yanıklarda çıplak vücut ve kol-bacak soğuk çarşafla sarılmalı.
-Elektrik çarpması sonucu yanıklarda yaşam desteği uygulaması yapılmalı. Bu nedenle önce sigortalar ve şalterler indirilmeli.
-3. derece ve üstü ağır yanıklar için hastane ve uzman tedavisi yapılmalı.
-Yanıkların üstündeki su dolu kabarcıklar patlatılmamalı.
-Yanıkların üstü temiz ve kuru gazlı bez ile örtülmeli.
-Yanan bölge 15 dakika soğuk akan su altında tutulmalı.
-1. ve 2. derece yanıklar ayakta tedavi edilmeli. Anti mikrobiyel pomatlar, uygun biyolojik örtüler kullanılmalı, ılık su ile pansuman yapılmalı ve topikal merhemler sürülmeli. Bu yanıklar genelde 15-20 günde iyileşme gösterir.

Hazırlayan: Şenay Çelik