Yeterlilik duygusunun gelişimi için; bırakın keşfetsin!

Yeterlilik duygusunun gelişimi için; bırakın keşfetsin!

Çocuğunuz ilk adımlarıyla birlikte oradan oraya koşuşturmaya başladığında ona eşlik etmek yorucu olabilir. Buna rağmen sabırlı olmanız gerekli! Çünkü minikler 1 yaşından itibaren dağıtıp, dokunup, her gördüğü nesneyi tek tek keşfederek, kendilerini tanıyor ve öğreniyorlar...

  • Çocuk
  • Çarşamba 09.08.2017 12:34
Bebeklikten çıkan ve anneden bağımsızlığını ilan eden 1 yaş çocuğunun ilk işi etrafı dağıtmak olacaktır. O, bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle etrafı dağıtırken, size düşen tek görevse ev içi güvenliğini sağlamak ve keşfine destek vermek! Küçüğünüz bütün duyularıyla yeni dünyasını tanımaya çalışırken dikkat etmeniz gereken diğer noktaları Medical Park Gebze Hastanesi'nden Psikolog Selin Anahar anlattı.

1 yaş döneminde neler oluyor?

Her ne kadar tahmin edilebilir genel gelişim basamaklarından bahsedebilecek olsak da; çocuk gelişimi söz konusu olduğunda unutulmaması gereken en önemli nokta, her çocuğun gelişiminin kendine özgü ve karmaşık olduğudur. Dolayısıyla, her çocuk aynı zamanda aynı aşamaları kaydedemeyebilir. Çocuk gelişimi; biyolojik alt yapı ve genetik faktörlerin yanı sıra çevresel koşullardan ve çocuğun bu çevresel koşullar içerisinde yaşadığı deneyimlerden de büyük ölçüde etkilenir. Gelişimsel değerlendirmeleri yaparken yaş önemli bir kıstas olur. Çocuklar çok hızlı büyür ve değişirler. Her yaştan beklenen fiziksel beceriler, bilişsel kazanımlar, dil gelişimi, duygusal ve sosyal davranışlar farklılık gösterir. Yeni doğan bebek, tamamen ona bakım veren kişiye (genellikle anne) bağımlıdır. Karnının doyurulması, altının değiştirilmesi, gazının çıkarılması veya ağladığında sakinleştirilmesi gibi bütün gereksinimlerinin ona bakım veren temel kişi tarafından karşılanması beklenir. Her ağladığında annesinin yanında olduğunu ve ihtiyaçlarının karşılandığını gören bebekte güven duygusu oluşur. Tutarlı bir şekilde sağlanan bakım, bebeğin psikososyal gelişimi açısından çok önemlidir. Aksi halde, ihtiyaçlarına karşı duyarsız kalınan, her seferinde farklı kişiler tarafından bakım alan ya da düzenli değil de sadece belli zamanlar ihtiyaçlarına karşı hassas olunan çocuklarda temel güvensizlik duygusu oluşur. 1 yaşına girmesiyle birlikte çocuklar farklı süreçlerden geçmeye başlar. En dikkat çekici gelişme fiziksel büyümedir. Denge duyuları gelişmeye başlar. Sürünme, destekle birlikte yürüme ve ilk bağımsız adımlar görülmeye başlanır. El ve parmak koordinasyonlarında da gelişme görülür. Artık oyuncakları çekmeye ve itmeye, etraflarındaki eşyalara uzanmaya başlarlar. Ancak ince motor gelişimleri daha olgunlaşmamış olduğu için genellikle nesneleri kavrayamayıp düşürdükleri çok sık görülür. Fiziksel gelişimin yanı sıra, 1 yaş döneminde çocuklar yavaş yavaş kendi duygularını anlar ve onları idare etmeyi öğrenirler. Birden çok duyguyu yaşamaya, kendilerini engellenmiş hissettikleri zaman ağlama, vurma ya da bağırma gibi davranışlar göstermeye başlarlar. 1 yaşının son dönemlerinde ise inatçılık ve otoriteye karşı gelerek çoğu şeyi kendilerinin yapmak istemesi daha sık gözlemlenir.

Keşfetmenin hazzı

1 yaşından itibaren çocuklar için her şey yeni ve ilgi çekicidir. Keşfedilmeyi bekleyen kocaman bir dünya vardır. Dolayısıyla, etraflarını bütün duyularıyla keyifle keşfetmeye çalışırlar. Bir şeyleri yapmış olmaktan oldukça haz duyarlar ve basit görevleri tamamlamaya çalışırlar. Yeni bir keşif buldukları zaman bunu tekrar denemek isterler. Özellikle fiziksel olarak daha bağımsızlaşan çocuklar bu keşfetme duygusunu davranışlarıyla da sonuna kadar tatmin etmeye çalışırlar. Hareketleriyle birlikte bazı isteklerini göstermeye başlarlar istediklerini işaret ederek, iterek göstermek vb.), ilgi çekici seslere ve görüntülere dikkatlerini odaklarlar, basit görevleri tamamlamaya çalışırlar (oyuncakları kutuya atmak, çıngırağı alıp sallayarak ses çıkarmak vb.), motor gelişimiyle beraber yemeklerini kendileri yemek, üstlerini değiştirmek veya banyoda ellerini kendileri yıkamak isterler. Keşfetme duygusunun temelinde bebeklerin dünyayı ve kendilerini anlamlandırmaya çalışması vardır. Duyularını kullanarak dünya hakkında fikir toplamaya çalışırlar. Etraflarındaki nesneleri tadarak, dokunarak, vurarak veya sallayarak keşfetmeye ve anlamaya başlarlar. Görüldüğü gibi; bu dönemde duyuların hepsi aktif bir biçimde çocuğun hareketlerinde yer alır.

Güvenli bir ortam şart!

Ebeveynlerin çocuklarına güvenli bir alan oluşturarak keşfetme duygularını cesaretlendirmeleri gerekir. Bu, onların geliştireceği özerklik duygusu için çok önemlidir. Burada önemli olan nokta; ailenin çocuk için tehlikeli veya zarar verici durumları ortadan kaldırarak dünyayı tanımaya çalışmalarını desteklemektir. Bu da onların kendi kendilerine yetebileceklerini öğrenmeleri açısından çok önemlidir. Sürekli engellenen ve keşfetmesine izin verilmeyen çocuk bir süre sonra utanç duymaya başlayacak ve kendini geri planda tutacaktır. Eğer bakım veren kişi, çocuktaki kendi kendine yetebilen davranışları desteklerse, çocuk karşılaştığı problemleri kendi başına çözmeyi öğrenecektir. Öte yandan çocuklarının her şeyini kendi yapan kısıtlayıcı ebeveynler, maalesef onların yeterlilik duygularından şüphe duymalarına neden olurlar.

Anne-babalara öneriler

-Çocukların seçim yapmalarına izin verilmelidir. Kendi yapabilecekleri basit işleri yapmaları, sağlıklı kişilik gelişimleri açısından gereklidir.
-Başladıkları işleri bitirmelerine fırsat tanınmalıdır. Çocuklar başladıkları işi tamamladıklarında büyük bir tatmin duygusu yaşarlar. Gerekiyorsa bu işi tamamlamalarında onlara yardım edilebilir; ancak bütün kontrolü aile almamalıdır.
-Tekrar tekrar sordukları soruları sabırla cevaplamak, nesneleri tanımalarına ve bunları farklı şekilde kullanmalarına fırsat vermek önemlidir.
-İçinde bulundukları faaliyet veya aktiviteler hızlandırmaya çalışılmamalıdır. Çocuğun hızına göre gidebilmek, öğrenme ve kendine güveni geliştirmesi açısından gereklidir.
-Israrcı ve inatçı çocuklara hemen "Hayır" diye yanıt vermek, onlarda engellenmişlik duygusunu artıracaktır. Bu nedenle; hemen "Hayır" demek yerine ona seçenekler sunmak daha sağlıklı olacaktır.

Hazırlayan: Işıl Evrim AKGÜN