Yaramaz küçüğünüz

Yaramaz küçüğünüz

Çocuğunuzun bir anda ortaya çıkan inatçılıkları ya da sizin deyiminizle yaramazlıkları karşısında ne yapacağınızı biliyor musunuz? Önerilerimize kulak verin.

  • Çocuk
  • Cuma 11.08.2017 15:42
2 yaşına kadar kuzu gibi olan miniğinizin içine bir canavar girdiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü çocuğunuz 2 yaş sendromu olarak adlandırılan bir dönemden geçiyor. Artık; isteğini tutturan, olmayınca da kendini yerden yere atan, dediğim dedik, aksi mi aksi bir minik var karşınızda. Pedagog Duygu Çalışır'ın önerileri, çocuğunuzu hem daha yakından tanımanızı sağlayacak hem de onun bu aksilikleriyle baş etmenize yardımcı olacak. Unutmayın! Çocuğunuz bilinçli olarak olumsuz davranmıyor, kişiliğini oluşturmaya çalışıyor. Gereksinimlerini kolayca ifade edemediği için mızmızlık yapıyor. Bu nedenle de vuruyor, ısırıyor, tutturuyor ve öfke nöbetleri yaşıyor…

2 yaş çocuğunun özellikleri

2 yaş, 25. aydan 36. ayın sonuna kadar olan dönemi kapsar. Çocukların yavaş yavaş bağımsız olmaya başladıkları bir yaş dönemidir. Anneye olan bağımlılıkları devam ederken, yürüme ve konuşma becerilerinin kazanılmış olması nedeniyle kendi başlarına hareket etmekten hoşlanırlar. Paylaşmayı sevmezler. Mülkiyet kavramının henüz gelişmemiş olması nedeniyle gördükleri her şeyin kendilerine ait olduğunu düşünürler. Çocuklar etraflarında kendilerinden başka bireylerin olduğunun ve onların da istek ve ihtiyaçları olabileceğinin farkında değildirler. Kendi istek ve ihtiyaçlarını kısa süre de olsa geciktirebilmeyi 3 yaşından itibaren tam olarak anlamaya başlarlar. 2 yaş çocuğu dünyanın merkezinde sadece kendisinin yer aldığını düşünür ve bu, gelişiminin doğal bir parçasıdır. Merak ve keşif duygularının ön plana çıkması nedeniyle kendini tamamen oyuna verir. Uyku ve beslenme gibi gereksinimler, bu yaştan itibaren çocuk için önemini yitirmeye başlar. Bunun sonucunda da iştahta ve uyku düzeninde bozulmalar görülebilir. İnatçıdır, sürekli tutturur, hareketli ve meraklıdır, ayrıca etrafı karıştırmayı da çok sever. 2 yaş çocuklarında sık görülen davranışlardan biri de sürekli olumsuzluk halinde olması, her şeye "hayır" demesidir.

Davranışlarındaki değişiklikler

1.5-2 yaşına kadar sakin, olumlu, kolay ikna edilebilen, yemeği ve uykusu düzenli olan çocuk, sanki bir gecede değişmiş gibi 2 yaşla birlikte aksileşmeye başlar. Her şeye itiraz eder ve sürekli tutturur. Duygu durumu sıklıkla değişir ve öfke nöbetleri yaşar. Tüm bu değişimler büyümenin ve özerkleşmenin işaretleridir. Özerkleşme kendi başına hareket edebilme becerisi kazandırır.

Bazı durumlar öfke nöbetlerini tetikliyor

Çocuğun alıştığı rutinlerin bozulması, açlık, uykusuzluk, yorgunluk gibi fiziksel ihtiyaçlar, gün içerisinde çocuğun sıklıkla engellenmesi, enerjisinin boşalmasını sağlayacak etkinliklerin yeterli olmaması ve dil gelişiminin duygularını ifade edebilecek yeterlilikte olmaması öfke nöbetlerini tetikler. 2 yaş sendromu olarak adlandırılan davranış değişiklikleri dönemseldir ve 4 yaşa doğru kaybolur. Ancak bu dönemde edinilen davranışların kalıcı ya da geçici olması anne-baba tutumlarına bağlıdır. Çocuğun her istediğinin yerine getirilmesi, özellikle öfke nöbetleri sırasında görülen zarar verici davranışlara müdahale edilmemesi davranışların kalıcı hale gelmesine neden olur.

Bu kurallar önemli!

Rutinlerini bozmayın.

Öfke nöbetlerinin hangi zamanlarda görüldüğünü ve nedenlerini belirleyin.

Yapmasını istemediğiniz davranışlarla ilgili çok fazla açıklama yapmayın. Yerine alternatif yapılabilecek davranışlar ya da etkinlikler sunun.

Mümkün olduğunca "hayır" kelimesini az kullanın. Negatif tutumla sık karşılaşan çocuklar aynı ölçüde bunu yansıtırlar.

Seçenekler sunun. Böylece "hayır" cevabına fırsat vermemiş olursunuz. Seçimi çocuğun yapmasını sağlamak krizleri azaltır.

"Hayır" cevabı karşısında sinirlenmek, inatlaşmak ve cezalandırmak gibi çocuğun daha da olumsuzlaşacağı tutumlar sergilemeyin.

Olumsuz cümle kurmaktan ve emir kipiyle konuşmaktan kaçının.

Aşırı şekilde kontrol etmeyin. Fazla kontrol isyana neden olur.

Sakin kalın ve inatlaşmayın.

Yumuşak bir tonda konuşun.

Fiziksel ceza kullanmayın.

Ağlama ve öfke nöbeti sırasında çocukla uzlaşmaya çalışmayın ve tartışmayın.

Kendisine, başkalarına ya da eşyalara zarar vermesini engelleyin.

Hazırlayan: Başak Doğru