Çocukların sağlığını tehdit eden yaz hastalıkları ve korunma yolları

Çocukların sağlığını tehdit eden yaz hastalıkları ve korunma yolları

Yaz aylarının tatil planları, çocuklarla daha çok zaman geçirme olanakları, seyahatler, akşam üstü turları derken keyfi bir başka oluyor… Ancak bu güzellikleri yaşarken çocuklar için de bazı önlemler almak gerekiyor. Çünkü ısınan havayla birlikte pek çok hastalık çocukların sağlığını tehdit edebiliyor.

  • Çocuk
  • Pazartesi 25.09.2017 14:50

Yazın sıcaklık derecesinin yükselmesiyle beslenme, yetersiz sıvı tüketimi, ve deniz kullanımı sebebiyle birçok hastalık ortaya çıkabiliyor. İsilik, ishal ve üst solunum yolu enfeksiyonu gibi hastalıklar sıklıkla görülebiliyor. Ciddi sağlık problemlerine yol açabilen bu hastalıklardan mutlaka korunmak gerekiyor. Yaz sıcaklarının iyiden iyiye kendini göstermeye başladığı şu günlerde anne-babaların alması gereken önlemlerle ilgili olarak Medical Park Bursa Hastanesi'nden Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Hüseyin Tatar'ın önerilerini dikkate almanızda fayda var. İşte çocukların sağlığını tehdit eden bu hastalıklar ve korunma yolları... Güneş yanığı Güneş yanıklarına en fazla UVA ve UVB ışınları neden olur. Kum ve deniz, güneşin etkisini arttırdığı için şemsiye altında veya gölgede bulunmak bile güneş ışınlarından korunmaya yetmez. Yaz aylarında sıcakların artmasıyla birlikte çocuklarda en sık güneş yanıkları görülür. Güneş yanığında en iyi tedavi; güneşten korunmadır. Ciltte kızarıklık ve hassasiyet gibi hafif güneş yanıkları evde tedavi edilebilir. Ciddi güneş yanıkları ise tıbbi tedavi gerektirir. Ultraviyole ışınları, özellikle 1 yaşın altındaki bebeklerin cildini olumsuz etkiler. Güneş ışınlarının ultraviyole etkisi insan derisinde yıllar içinde birikerek cilt kanserine ve cilt hastalıklarına yol açabilir. Güneşten koruyucu kremlerin sadece güneşin en dik geldiği 10:00-15:00 saatleri arası deniz kenarında değil, bebekler açık havada gezdirilirken bile sürülmesi gerekir. Çünkü güneş ışınları saat 15:00'ten sonra da, gölgede bile çocuklara ve hassas ciltli bebeklere yansıyarak onları olumsuz etkileyebilir. Tekrarlayan güneş yanıkları, cilt kanserine neden olur. Özellikle içi su toplayan kabarcıklar halindeki güneş yanıkları, melanoma (en kötü cilt kanseri) gelişimi için risk faktörüdür. Bol sıvı tüketilmeli ve güneş koruyucu kremler kullanılmalıdır. Sarışın, renkli gözlü ve beyaz tenli çocuklar güneş ışınlarından daha fazla etkilendikleri için anne-babaların daha dikkatli olması gerekir. Güneş yanığı eğer sadece deride kızarıklık ve ağrı hissi ile kendisini gösteriyorsa, bu birinci derece bir yanıktır ve 24-48 saat kadar süren ağrı, deride gerilme, yanma hissi devam edecektir. Deriyi nemli tutacak kremler ve ağrıyı kesecek şuruplar tedavide kullanılabilir. Deride kabarma ve içi su dolu kesecikler varsa artık 2. derece yanık söz konusudur. Bu durumda bir doktora başvurulması ve özel yanık pansumanlarının yapılması gerekecektir.

Güneş çarpması

Güneş çarpmaları da yaz aylarında çocuklarda sık karşılaşılan bir durumdur. Güneşte 2-3 saat boyunca oyun oynayan çocuklarda bulantı, kusma ve yüksek ateş görülebilir. Çocukların ilk olarak ateşi düşürülmeli, eğer ağır bir güneş çarpması varsa yani çocuğun genel durumu ve bilinci yerinde değilse hastaneye yatırıp, kanındaki elektrolitlerine (sodyum ve potasyum gibi) bakılıp, serum takılması gerekebilir. Terlemeyle kaybettiği kanındaki eksikleri yerine koymaya çalışılmalıdır. Hafif güneş çarpmalarında annebaba çocuğa evinde de müdahale edebilir. Çocuk hemen ılık suya sokulabilir. Burun kanaması Burun kanaması, sıcağın ve güneşin etkisiyle ortaya çıkabilen bir sorun olarak karşımıza çıkabilir. Ayrıca çocuğun burnuyla oynamasına bağlı olarak ya da gribal üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla beraber de burun kanaması görülebilir. Önce nedeni tespit edilmeli sonra ona göre bir tedavi uygulanmalıdır. Eğer güneşe ve sıcağa bağlı bir burun kanaması varsa, acil müdahale olarak soğuk su kompresiyle burnu yıkanmalıdır. Genellikle burnu kanayan çocuklara kafasını geri yatırması söylenir. Bu yanlış bir uygulama olup aksine, burnu kanayan çocuk kafasını öne doğru eğmelidir. Burun kanatlarına mekanik baskı uygulamak gerekir. Eğer durmayan bir kanamaysa, hastanede burun tamponu konarak kanama durdurulmalıdır. İsilik Çevre ısısı arttıkça, deriden ter salgılanması artar ve su kaybı sonucu susama hissi doğar. Su alımı ile vücudun normal sıcaklığı koruma altında tutulmaya çalışılır. Bu dengeyi bozan aşırı sıcaklık hallerinde ter bezleri kanalları tıkanır ve halk arasında isilik denen boyun ve omuzlarda daha sık olmak üzere, vücudun daha fazla terleyen bölgelerinde küçük kırmızı ve kaşıntılı cilt lezyonları belirir. Tedavisinde her gün ılık suyla banyo yapılması önerilir. Ayrıca cildin nefes almasını önleyecek yağlı kremleri vücuda sürmekten kaçınmak gerekir. Düşme ve çarpma sonucu oluşan travmalar Bisiklet, kaykay ve paten gibi aktiviteler için başlık, dizlik, bileklik, dirseklik gibi koruyucuların kullanılması, olası kaza sırasında travma şiddetini belirgin ölçüde azaltacaktır. Travma sonucu vücudun bir yerinde kanama varsa öncelikle kanamanın yerini görebilmek için giysiler dikkatlice çıkarılır, gerekirse kesilir. Kanayan yer görülür ve üzerine temiz bir bez veya varsa steril bir tampon yerleştirilir, kanama olan uzuv, kalp hizasının üzerine kaldırılır ve üzeri sıkıca sarılarak ve elle baskı yapılarak kanama durdurulmaya çalışılır. Buna rağmen kol veya bacakta kanama devam ediyorsa, kanama olan yerin üzeri bir bezle sarılarak atar damar dolaşımını tamamen engellemeyecek şekilde sıkılır. En yakın sağlık merkezine götürürken ellerde uyuşma, parmaklarda morarma varsa yeterli kan dolaşımını sağlamak için bağlanan turnike gevşetilir. Kırık kendisini kol veya bacakta eklem dışında anormal hareket, ağrı, şişlik ve hareket kısıtlılığı ile gösterir. Bu durumda kırık olması muhtemel bölge bir üstündeki eklemi de içine alacak şekilde kalın giysi, karton, varsa atel ile hareketsiz, sabit bir konuma getirilir ve en yakın sağlık merkezine götürülür. Kırıktan şüphe ediliyorsa şişen bölgeyi çekip yerine yerleştirme gibi bir işlemi doktor dışında biri asla yapmamalıdır.

Mide-bağırsak enfeksiyonları ve yaz ishali

Yaz aylarında ısı şartları mikropların üremesini, gıdaların bozulmasını kolaylaştırır. En çok E. Coli basilinin neden olduğu ishaller görülür. Bunlara turist ishali de denir. Bu tür ishaller, kanalizasyon sularının karıştığı, kirli suda yüzmek veya bu kirli suların bulaştığı gıdaların tüketilmesi sonucunda oluşur. Bu durum yeşil, sulu ve kabuklu dışkılamaya neden olur. Yeşil dışkılama, bağırsak pasajının hızlandığı, orta derecede bir ishalin göstergesidir. İshalin şiddetini belirleyen en önemli gösterge dışkılama sıklığıdır. İshalin en önemli komplikasyonu aşırı sıvı kaybına bağlı dehidratasyondur ki bulguları 8 saat boyunca gözyaşı olmaması ve idrar yapamama şeklinde gözlenebilir. İshaller birkaç gün ya da 1 hafta sürebilir. Esas tedavi, dehidratasyonu önlemek ve ishalle kaybedilen sıvıyı oral yoldan geri kazanmak olmalıdır. İshal tedavisinde evde diyet değişikliği yapmak en doğru yöntemdir. Çocuğun yaşına ve ishalin şiddetine göre diyet uygulanmalıdır. Eğer hafif ishal ve kusma varsa, çocuk günde 2-3 kere tuvalete gidiyorsa önce takip edilmesi gerekir. Virüslerin yol açtığı basit yaz ishalleri 1-2 günde kendiliğinden geçebilir. Yazın en çok virütik ishallere rastlanır. Bunlar, hiçbir ilaç tedavisi yapılmadan sadece çocuğun beslenmesine dikkat ederek, bol sıvı vererek, tuzlu, şekerli su takviyesi yaparak geçebilir. Geçmeyen, şiddeti yüksek olan, günde üçten fazla tuvalete gitmeyi gerektiren ishallerde hastaneye başvurmalıdır. Bu tür hastalara serum vermek ve kaybolan kan değerlerini yerine koymak gerekebilir. Eğer kanlı ishal gibi mikrobik ishal söz konusuysa, ilaç tedavisine başvurulmalıdır. İçme suları ve yiyeceklerin mide ve bağırsak enfeksiyonlarına neden olmamaları için; içme sularının ve yiyeceklerin yıkandığı suların temiz su kaynaklarından elde edilmiş olmasına özen gösterilmelidir. Mümkün olduğunca dışarıda bekleyen yiyeceklerden satın alınmamalı ambalajlı ürünler tercih edilmelidir. Açıkta satılan dondurma özellikle çocuklar için büyük tehlikedir.

Solunum yolu enfeksiyonu

Damlacık enfeksiyonu olarak nefes yoluyla vücuda giren mikroplar, boğaz enfeksiyonu yapabilir. Ateş, kırgınlık, halsizlik, boğaz ağrısı ile başlar. Çok daha ağır tablolara dönüşebilir. Ayrıca suya dalma; boğazdaki potansiyel hastalık mikroplarının daha derinlere taşınmasına ve sinüzit oluşmasına yol açabilir.

Sarılık

Hepatit A denilen sarılık; özel bir virüsün bulaşmasıyla olur. Kirli su, kirli el ve gıdalar en önemli bulaşma araçlarıdır. Basit bir enfeksiyon gibi halsizlik ve ateş şikayetleriyle başlar. Buna kusma ve karın ağrısı eklenebilir. İdrar renginde ve göz akında sararma olur. Bulaşıcıdır, iyileşmesi uzun zaman alır. Aşı ile korunabilen bir hastalık olduğu unutulmamalıdır.

Kulak enfeksiyonları

Kulağa dışarıdan giren mantar, bakteri, virüs gibi mikroplar; önce kaşıntı, ardından da iltihaplı ve pis kokulu akıntılara neden olabilir. Pis kokulu, beyaz, sarı, yeşil akıntı olursa; çocuğunuzu bir doktora götürün ve ilaç tedavisine başlayın.

Yüzücü kulağı

Yüzücü kulağı (dış kulak enfeksiyonları) ağrılı ve kaşıntılı kulak problemi olarak ortaya çıkabilen ve havuzdan kaynaklanan bir diğer yaz hastalığıdır. Korunmak için kulak tıpası kullanmak işe yaramazsa çocuğunuzun kulağını kuru tutmak için havuzdan sonra alkolle dış kulak yolunu temizlemek gerekir. 3 günde kulak ağrısı artarsa, ateş varsa, kulak arkası lenf bezleri şişerse bir doktora başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Işıl Evrim AKGÜN