Eşim artık beni sevmiyor...

Eşim artık beni sevmiyor...

Kadınlar sevilmek ister, ne kadar güçlü görünseler de korunmak, anne olsa bile sevgili olmak ister, bazen dost, bazen en iyi arkadaş... Her ne kadar kabul etmeseler de sahiplenilmeyi, gözlerine sevgiyle bakılmasını, ellerinin hiç bırakılmayacakmış gibi tutulmasını... Aslında onlar en çok da değer görmek ister. Peki hamilelik döneminde anne adayları bu konuda nasıl hissediyor? Bu soruyu hem uzmanımıza hem de annelere sorduk.

  • Hamilelik
  • Pazartesi 07.08.2017 11:05

Hamilelik ve doğum süreci anne adayını erkeği, yani baba adaylarını Kolay değil elbette, üçüncü olurken ilişkinin dinamikleri değişiyor. bu süreci doğal yaşarken, kimi de sancılı geçirebiliyor. Sancılı geçmesindeki etkenlerden biri de hamilelikte bedende yaşanan değişikliklere anne adayının alışmakta güçlük yaşaması ve bu yüzden beğenilmeme psikolojisine girmesi. Bu dönemde eşinin kendisini artık sevmeyebileceği gibi bir korkuya bile kapılabiliyor anne adayları.

Aslında her şeyden önce eşlerin bu özel dönemde, aralarında yaşadıkları bu tür gerginliklerin geçici olduğunu unutmamaları gerekiyor. Bu konuda dikkat edilmesi gerekenleri Psikolog Emre Altınel'den öğrendik.

Hamilelik kendi içinde bir değişim dönemidir

Anne adayı hamileliğini öğrendiği andan itibaren hem kendisi hem de baba adayı için değişiklikler başlayacaktır. Bu dönem, aileye yeni katılacak olan bireye ve çiftin yeni rolüne hazırlanılan bir süreçtir. Çiftler hem kendi ilişkilerindeki değişimleri, hem de sosyal hayatlarındaki rollerine dair değişiklikleri fark ettikçe; anne ve baba olma hayalini gerçeğe uygun hale getirmeye başlayacaklardır. Baba adaylarından farklı olarak, anne adayları hamilelik sürecinde önemli fizyolojik değişimler yaşayacakladır.

Bu ve diğer değişimler öncelikle anne üzerinde, sonrasında ise baba üzerinde önemli etkiler do olduğu kadar e da etkiliyor. yaratacaktır. Hamilelik, eşler arasındaki ilişkinin dinamiğini etkileyecek; ancak bu sürecin nasıl gerçekleştiği, anne-baba adayının bu süreci nasıl yaşadığına göre değişecektir. Özellikle annenin duyguları; hem kendi hamilelik sürecini hem de eşiyle ilişkisini etkileyecektir. Annenin öncekinden çok farklı duygular hissetmesine neden olabilecek durumlar arasında; bedenindeki değişimler önemli yer tutar. Anne hızla değişen bedeni karşısında kendine yönelik olumsuz duygular hissedebilir.

Öncekinden çok daha az çekici olduğunu, eşi tarafından beğenilmeme kaygısı ile destekleyebilir. Artık sevdiği kıyafetleri aynada kendine yakıştıramayacak; zamanla onlardan tamamen uzakta durmak zorunda kalacaktır. Bu durum annenin özgüvenini zedeleyebilir. Böylece kendini beğenmeyen anne adayı; ilişkisi içerisinde eskiye göre daha pasif bir role bürünebilir ve eşiyle kendi arasına ilişki içerisinde mesafe koyabilir.

Kadının değişen vücut imajını kabullenmemesi; cinsellikten kaçmasına yol açabilir. Kendini şişman ya da daha az dişi bulan kadın, partnerinin, onu çekici bulmayacağı endişesi taşıyacağından cinsel hayattan uzak durmaya çalışabilir. Cinsel hayatı sekteye uğratabilecek bir diğer konu, cinsellik yaşamının bebeğe bir zarar verip vermeyeceğidir. Birçok çift bu sebeple cinsel aktivitelerini durdurma ya da azaltma yoluna giderler. Bu konuda endişelenmek yerine, kendi jinekologlarının önerilerini dinlemek yerinde olacaktır.

İletişime açık olun

Annelik yüce bir duygu olsa da annenin kadınlık duygularını bertaraf etmek zorunda değildir. Tam tersine, annenin kadınlığıyla ilgili duygularını aktif tutmak; onun sosyal bir birey ve eş olarak özgüvenli yaşamasına katkı sağlayacaktır. Bu dönemde annenin kendi duygularını tanıyabilmesi ve iletişime açık olması; eşler arasında yaşanabilecek sıkıntıların ortaya çıkmasını ve çözülmesi için çare aranmasını kolaylaştırabilir. Annenin hamilelik döneminde bebeğine çok fazla odaklanarak yaşıyor olması; bebeğinin gelişimini etkileyecek dış faktörlerden aşırı derecede korkuyor olması, hatta kendisinin bile bebeğine zarar vermekten dolayı endişesinin fazla olmasına dönüşebilir. Böyle bir durum da baba adayının bebeğe zarar vermekle ilgili korku yaşamasına neden olabilir. Annenin bu mükemmeliyetçi tutumu; babanın kendini bu sürecin dışında tutmasına neden olabilir. Eşinin hamileliği ile ilgili süreçte (doktor kontrolü, ileriye dönük planlamalar..vs.) hiçbir fikir beyan etmeyebilir. Böylece baba adayının, eşi tarafından hissettirilmiş olan, yeterince iyi bir baba olamayacağı yönünde bir düşüncesi olabilir. Bu da ikilinin ilişkisinde sorun yaratabilir.

Duygu dalgalanması normaldir

Bunun yanı sıra baba adayının, annenin hamilelik dönemindeki dalgalı duygusal durumuna olan toleransı da eşler arası ilişkideki gerginliği ve sağlamlığı etkileyecektir. Anne adayının; bebeğine ve kendine yönelik duygularının bu hızlı değişim sürecinde sabit olması beklenmemelidir. Anne olma sürecinde yaşanan bu değişken ortam; eşi tarafından toleranslı bir tutum göremeyen anneler için daha zordur.

Eşler ilgiyi kendilerine döndürebilir

Hamilelikte; eşler de çok heyecanlanırlar ve bebeğin varlığı ile birlikte kimi zaman eşler anneyi göz ardı ederler ve bebeğin gelişimini, onun için yararlı olacak önlemleri çok fazla ön planda tutarlar; böylece tüm ilgi bebeğe verilir. Oysa annenin kendi bebeğine olan aşırı ilgisinin bir kısmı; eşler tarafından değerli hissettirildiklerinde, kendilerine yönelik ilgiye dönüşebilir. Böylece; hamilelik sürecindeki kendine yönelik kayıtsızlık; anne adayları için değişecek; anne adayı eşi sayesinde kendine yönelik daha olumlu duygular hissedebilecektir.

Anne-baba olmanın tadını keşfedin

Sıkıntılarının yanı sıra hamilelik aynı zamanda keyifli, haz veren bir dönemdir. Bunun en önemli nedeni, hamileliğin başlangıcıyla birlikte, anne-baba adaylarının, soyun devamını ve genlerin gelecek nesillere aktarımını gerçekleştirmiş olmasıdır. Bu anne-baba adayı için, bu dünyaya bırakacakları kendilerinin devamı niteliğinde olan bir miras gibidir.

Eşler birbirine destek olmalı

Eşler de bu süreci baba adaylığı olarak yaşayacaklar; bu sürece duygusal yatırım yaparak hazırlanmaya çalışacaklardır. Annenin bu süreçte babaya destek olması; kendi duygularıyla yoğun olarak yaşadığı için çok kolay olmayabilir. Babalığın zor ya da kolay yanlarını değerlendirirken; babalar kendilerini yalnız hissedebileceklerdir Babaların da duygusal açıdan rahatlamaları için kendi düşüncelerini anne adaylarıyla ya da yakın hissettikleri kişilerle paylaşabilmeleri yararlı olacaktır. Babaların kendi babalarıyla ya da yakınlarındaki diğer babalarla fikirlerini ve duygularını paylaşmaları; kendilerini bekleyen belirsiz duruma karşı aydınlatıcı olabilecektir.

Ancak anne adayı tarafından iyi bir baba olacakları yönünde geribildirim alabilmeleri; anne adaylarının eşleri tarafından iyi bir anne olma yönünde destek geribildirim alabilmeleri kadar değerli olacaktır. Hamilelik döneminde eşin desteği çok önemlidir.

Bu destek; öncelikle anne adayının 'annelik' rolünü daha rahat kabullenmesini; bunun yanı sıra hem çiftin ilişkisine hem de aile olma konusunda daha sağlam temeller atılmasına katkı sağlayacaktır. Eşler öncelikli olarak anne adaylarına bir bebeğe sahip olma fikrine dair güzel duyguları hissettirebilmeli ve bu ayrıcalıklı dokuz ayı birlikte olarak keyifli geçirmenin yollarını bulmak için çalışmalıdırlar.

Baba adayları neler yapabilir?

Anne adayı eski güç ve hareketliliğinde olmayacağından, eşinin ondan beklentileri konusunda daha gerçekçi olmalı, buna uygun olarak toleranslı davranmalıdır (Ev işleri, sosyalleşme vb).

Anne adayı bedeni değiştikçe; kendi vücuduna yönelik algısı değişecek; eşi tarafından çekici bulunmama kaygısı yaşayabilecektir. Dolayısıyla eşinin anne adayını bu konuda rahatlatması ve kendini çekici bir kadın olarak hissetmesine yardımcı olması gerekir.

Hamilelikte; anne adayının başka insanlar tarafından 'şirin', 'sevimli' bulunması; anne adaylarını üzebilmektedir. Eşi tarafından beğenilip, beğenilmediğini sorguladıkları bir durumda iken çevre tarafından böyle bir yaklaşımın olması durumunda annelere gerçekten ne hissettikleri sorulmalıdır.

Doktor kontrollerine eşin de mutlaka gitmesi, bebeğin gelişimini ve yapılması gerekenleri birlikte takip ediyor ve uyguluyor olması iyi olur.

Hamilelikle ilgili sıkıntılar yaşadığınızda, bu dönemin sonsuza kadar sürmeyeceğini, birkaç aydan ibaret olduğunu eşinize hatırlatın.

Anne adayının bebekle ilgili planlamalarında (çocuk odası gibi) eşin de dahil olması gerekir.

Eşlerin, anne adayının duygusal açıdan hassas bir dönem geçirdiğini kabul etmesi ve normalde olmayan kızgınlık ya da hüzün duygularındaki dalgalanmaların, bu dönemle ilişkisi olduğunu bilmesi; bu durumu daha objektif değerlendirmesine katkı sağlayacaktır. Anne adaylarının aniden parlaması, normalde ağlamadığı şeylere ağlaması, alınganlık göstermesi, bir iyi, bir kötü hissetmesi gibi durumlar, çevresindeki insanlar tarafından kolay anlaşılamayabilir.

Çalışan anne adaylarına ev ve dışarıdaki hayat konusunda stres azaltacak şekilde destek olabilmek için önceden bu dokuz aylık süreç için esnek planlar yapıp, iş bölümü içerisinde davranmak; anne adayının ve dolayısıyla baba adayının daha rahat yaşamasına katkı sağlayacaktır.

Anne adayının, doğum, bebek bakımı gibi konularda endişeleri varsa, bu endişeleri ortadan kaldırmaya çalışması konusunda baba adayı ile paylaşması yararlı olacaktır.

Eşinizle, geleceğe ait yeni planlar yapmanın keyfini yaşayın. Aynı zamanda eşinizle en büyük ortaklığınızın; sizde nasıl duygular uyandırdığını dürüstçe birbirinize itiraf edin.

Doğacak bebeğiniz hakkında hayaller kurun. Hoşunuza giden bebek mağazalarını gezin, ona neler almak isteyebileceğinizi düşünün. Nasıl bir bebek beklediğinizi, onunla ilgili var olan hayallerinizi birbirinize anlatın.

Anne adayının hamilelik sürecinde yoğun olarak hissedebileceği "iyi anne olabilmek" ile ilgili kaygısı; eşi tarafından daha objektif değerlendirilip anne adayına gerçekçi bir şekilde duygusal destek verebilmesi karşısında azalabilir. Annenin kendi yeterliliği eşi tarafından beğenilip, desteklenirse; anne kendisine yönelik daha özgüvenli duygular besleyecektir.

Hazırlayan: Aytülike KESKİN