Hamile kalmadan obeziteye önlem alın

Hamile kalmadan obeziteye önlem alın

Günümüzün sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biri olan obezite, hamilelik sürecinin hem bebek hem de anne açısından risk altında geçmesine neden oluyor.

  • Hamilelik
  • Perşembe 10.08.2017 17:02

Hamilelik öncesi obezite sorunu yaşayan kadınlar maalesef ki hamilelikleri boyunca birçok sağlık problemiyle karşılaşabiliyorlar. Bu sorunların başında da şeker hastalığı ve iri bebek doğumu geliyor. Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Seval Taşdemir, hamilelikte obezite ile ilgili merak edilenleri anlattı.

Obezite nedir?

Obezite yani şişmanlık, vücutta sağlığı tehdit edecek kadar yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Bir insana obez diyebilmek için vücudundaki yağ miktarını ve dağılımını tespit etmek gerekir. Bunun da en basit yöntemi "Beden Kitle Endeksi"nin hesaplanmasıdır.Beden Kitle Endeksi, vücut ağırlığının boy ölçüsünün karesine bölünmesiyle hesaplanır. Bunun dışında yağın vücutta hangi bölgelerde biriktiği de önemlidir.

Özellikle karında ve göbek çevresinde biriken yağlar, kalp ve damar hastalıklarını tetikler. Kalp damar hastalıkları, yüksek tansiyon, şeker hastalığı, eklem rahatsızlıkları, solunum rahatsızlıkları ve bazı kanser türlerine dahi neden olan obezite hastalığının tedavi edilmesi gerekir. Hamilelik öncesinde obezite sorunları olan kadınların, hamilelik sırasında komplikasyon yaşama olasılıkları yüksektir.

Obezitenin meydana gelmesinde çok fazla etken rol oynayabilir. Fakat bunlar dört büyük kategoriye ayrılır: Genetik özellikler, fizyolojik faktörler (yaşlanma, hamilelik sayısı), yaşam biçimi (çok fazla yağ tüketimi, hareketsiz yaşam), psikolojik durum (sıkıntı ve üzüntü gibi duygulara karşı sürekli yemek yenmesi).

Beden Kitle Endeksi

18.5 kg/m2 altında olanlar zayıf

18.5- 24.9 kg/m2 arasında olanlar normal kilolu

25-29.9 kg/m2 olanlar fazla kilolu 30-39.9 kg/m2 olanlar obez (şişman)

40 kg/m2 olanlar ileri derecede obez olarak tanımlanırlar.

Hamilelik üzerine etkileri…

Kilo fazlalığı hem hamilelik öncesinde hem de hamilelik sırasında önemli bir risk faktörüdür. Fazla kilosu olan bir kadının hamileliği sırasında hamileliğe bağlı şeker hastalığı görülme olasılığı normal kiloda olanlara göre çok yüksektir. Kilo fazlalığı insülin duyarlılığını bozarak yumurtlama problemlerine neden olur.

Bu yüzden obezite problemi yaşayan kadınlar hamile kalmakta güçlük yaşayabilirler. Kilo fazlalığı anne adayında yüksek tansiyon ve buna bağlı komplikasyonların görülme ihtimalini arttırır. Hamilelik sırasında yüksek tansiyon hem anne hem de bebek açısından ölüm de dahil olmak üzere pek çok riski beraberinde getirir. Obez kadınlarda doğumda problem yaşama ihtimali de çok yüksektir. Bebeğin iri olma olasılığı yüksek olduğundan doğum sırasında omuz takılması dahi pek çok ciddi durum söz konusu olabilir.

Bebek üzerindeki etkileri…

Obez anne adaylarının bebeklerinin hamilelik yaşına göre büyük olma ihtimali 1.4 ile 18 kat arası daha fazladır. Bu tür bebeklerin cilt altı kalınlığının fazla olması ise iriliğin altında yatan nedenin yağ dokusu fazlalığı olduğunu gösterir. Makrozomi olarak adlandırılan, bebeğin normalden büyük olması durumu doğum travması ve bebeğin kaybedilmesi riskini arttırır. Anne adayının obezite olması bebekte doğumsal kusurların görülme olasılığını da çoğaltır.

Bazı araştırmalara göre obez kadınların yüzde 35'inin bebeklerinde bu tür anomalilere rastlanır. Kilo fazlalığı olan anne adaylarında doğumdan hemen önce ya da hemen sonra olan bebek ölümlerindeki artış dikkat çeker. Bu risk artışı ilk bebeğine hamile olan kadınlarda çok daha belirgindir. Hamilelik esnasında fazla kilolu anne adaylarının sıkı bir zayıflama programı veya kontrolsüz diyet ve egzersiz yapmaları sakıncalıdır. Ancak doktorun tavsiyesi ve kontrolü altında kiloların kontrol altına alınması önerilmektedir. Doğru olanı, anne adaylarının hamile kalmadan ideal kilolarına ulaşmasıdır.

Zayıflama ilaçları tehlikeli

Hamilelikte zayıflama ilacı kullanmak kesinlikle sakıncalı ve yasaktır. Obeziteyi tedavi edebilmek çok yönlü bir tedavi gerektirir. Yağı azaltılmış düşük kalorili bir diyet ve düzenli egzersiz ile tedavide başarıya ulaşmak mümkündür.

Hazırlayan: Işıl Evrim AKGÜN