Doğurganlığı azaltan faktörler

Doğurganlığı azaltan faktörler

Anne olmak için sabırsızlanıyorsunuz… Üstelik psikolojiniz ve tüm koşullarınız bebek sahibi olmak için oldukça uygun! Peki, en önemli etken olan doğurganlığınız ne durumda?

  • Hamilelik
  • Cuma 11.08.2017 10:29

Günümüzde, kadınların iş hayatında daha gelmesiyle birlikte evlilik ve çocuk olma yaşlarında da farklılaşma kadınlar 20'li yaşların başında artık 30'lu yaşlara geldiklerinde kendilerini yeni yeni bu sorumluluğa hazır hisseder oldular. Tabii 30 yaş sonrasında anne olabilmekle ilgili biyolojik yaş geri sayıma başlayınca doğurganlık da bu durumdan nasibini aldı ve kimilerinde bazı olumsuz sonuçları da beraberinde getirdi. Peki doğurganlık en çok nelerden etkileniyor? Kadınlar planladıkları zamanda sorunsuz şekilde hamile kalabilirler mi? Kadın Hastalıkları-Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Op. Dr. Numan Bayazıt, kadınların doğurganlığıyla ilgili bu en çok merak edilen noktalara değindi… Doktor kontrolleri Doğurganlık çağındaki her kadın 6 ayda bir mutlaka jinekolojik kontrollerini yaptırmalıdır. Doğurganlığı azaltan (polikistik over sendromu, diyabet, çikolata kisti gibi) tüm sağlık sorunları kontrol ettirilmelidir. Çocuk sahibi olmakta güçlük çeken kadınlarda en sık karşılaşılan ve doktorları zorlayan problemler yumurtalık ve rahimden geçirilmiş operasyonlardır. Ancak erken tanı, bu olasılıkları azaltır.

Kullanılan ilaçlar

Değişik hastalıklar için kullanılan ilaçlar doğurganlığı etkileyebilir. Öte yandan özellikle eczanelerde reçetesiz satılan bazı ilaçlar da erken dönemdeki bir hamileliği olumsuz şekilde etkileyebilir. Eğer hamile kalmayı planlıyorsanız ve bu nedenle korunmayı bıraktıysanız herhangi bir ilacı kullanırken çok dikkatli olmalısınız. Böyle bir durumda ilaç kullanmanız gerektiğinde jinekoloğunuzun fikrini almaktan asla çekinmeyin.

Beslenme alışkanlığı

Uzmanlarca yapılan incelemeler sonucunda beslenme ile doğurganlık arasında çarpıcı bağlantıların olduğu anlaşılmıştır. Bebek dostu bir diyette 4 temel kural vardır. Bunlar: 1 İşlenmiş yiyecekler (beyaz ekmek ve pirinç gibi) yerine daha yavaş sindirilen karbonhidratlar (sebze ve tam tahıllar gibi) seçmelisiniz. 2 Trans (hidrojene) yağlardan uzak durmalısınız. 3 Doymuş yağlar yerine doymamış yağları tercih etmelisiniz. 4 Proteini hayvansal ürünler yerine çoğunlukla bitkisel besinlerden almalısınız. Bu tarz glisemik indeksi düşük besinlerden oluşan bir diyetin kan şekerini dengede tutarak hem diyabeti önlediği hem de kalp damar sağlığını güçlendirdiği uzun zamandır biliniyor. Bununla beraber doğurganlık üzerinde de etkisi büyüktür. Basit karbonhidratlar gibi kan şekerini aniden yükselten yiyecekler yediğinizde, bedeniniz daha fazla insülin üretir ve bu, vücudunuzda daha fazla testosteronun dolaşıma girmesi demektir. Zamanla yumurtlama fonksiyonları da bundan etkilenmeye başlar. Farklı tipte yağ ve proteinler, kandaki glikoz ve insülin değerini etkiler. Bu yüzden bir an önce bol bol meyve ve sebze yeme alışkanlığı kazanmakta fayda var. Ayrıca alışveriş sepeti kırmızı et yerine mümkün olduğunca balık, fındık, yumurta ve fasulye ile doldurulmalıdır. Sağlıklı kilo Konu hamile kalmak olduğunda Beden Kitle Endeksi 20 ile 24 arasında olmalıdır. Araştırma sonuçlarına göre, kısırlık vakalarının yüzde 12'sinin kilo probleminden kaynaklandığı tahmin ediliyor. Fazla kilolu olan ve normalden zayıf olan kadınlar bu açıdan eşit durumdadır. Fazla kilolu olunduğunda regl düzensizliği ve yumurtlama bozukluğu yaşanabilir. Normalden düşük kiloda olunduğu takdirde ise hiç yumurtlanamayabilinir, çünkü yumurtalıkların çalışmasını sağlayan vücuttaki yağdır.

Stres

Çocuk sahibi olmak isteyen bir çiftin duymak istemediği bir şey varsa o da "Zorlamayın, biraz rahatlayın." cümlesidir. Olumlu gibi görünse bile bu cümle çiftler üzerinde stres yaratabilir. Stres, bedene yumurtlama işaretini veren beyin sinyallerini karıştırarak yumurtlamayı engelleyebilir. Eğer stres azaltılırsa, çiftler kendilerini rahat hissettiği aylarda daha rahat bebek sahibi olabilirler.

Doğum kontrolü

Aslında doğurganlığı korumanın yolu iyi bir doğum kontrolünden de geçiyor. Hazırlıksız yakalanılan hamileliklerin kürtajı ileride telafisi olmayan güçlüklere neden olabiliyor. Prezervatif veya diyafram gibi bariyer metotları basittir; hamile kalmaya hazır olduğunuzda sadece bunları kullanmayı bırakmanız yeter. Eğer spiral kullanılıyorsa çıkarıldığı anda doğurganlık normale döner. Doğum kontrol hapı için de aynı şey geçerli. Hapı bıraktıktan sonra düzensiz regl döngüsü yaşanabilir ama son paketi bitirdikten sonra iki hafta içinde yumurtlama başlar. Bir de doğum kontrol hapları kullanan bazı kadınlar bunların ileride kısırlık yapacağını düşünüyorlar. Aslında tam tersine bu haplar yumurtalık kistlerini azaltarak faydalı bile olurlar. Kist oluşumunun azalması demek, yumurtalık operasyonlarının da azalması demektir.