Okula gitmek istemezse…

Okula gitmek istemezse…

Bazı çocuklar, okula başladıkları ilk günden itibaren veya başladıktan bir süre sonra okula gitmek istemeyebilir. Eğer bu durumdan şikayetçiyseniz, uzmanımızın önerileri sizin ve çocuğunuzun hayatını kolaylaştıracak.

  • Sağlık
  • Cuma 04.08.2017 15:47

Okula yeni başlayan çocuğunuz, ilk gün heyecanı ve korkuyu üzerinden düşündüğünüz bir anda, sabahları okula bahaneler mi uydurmaya heyecanı, farklı bir ortamda bulunmanın etkisi, yeni arkadaşlar ve annebabadan ayrılma kaygısı taşıyan her çocuk okul fobisi yaşayabilir. Davranış Bilimleri Enstitüsü Çocuk ve Genç Bölümü'nden Psikolog Nur Dinçer Genç, okul korkusunun altında yatan faktörlere, anne ve çocuktan kaynaklanan nedenlere değindi.

Çocukların okul korkusu

Okul hayatı boyunca ilköğretime yeni başlayan her çocuk, birtakım korkular yaşayabilir. Bunlardan biri de çocuklarda en sık rastlanan okul korkusudur. Korkulan durum ya da nesneden genellikle kaçınılır. Çocuk okula gitmek istemez ve okula gitmemek için de fiziksel ya da duygusal bazı bahaneler uydurur. Mide bulantısı, karın ağrısı veya baş ağrısı gibi fiziksel şikayetleri olduğundan söz eder. Bazen de hayali hikayeler anlatır.

Örneğin; sınıfta çok yaramaz bir çocuk olduğunu ve kendisini sürekli rahatsız ettiğini ya da öğretmenin ona kızdığını ve cezalar verdiğini söyler. Anne-baba telaş içinde okula gidip öğretmen ile konuştuklarında aslında anlatılan hikayelerin doğru olmadığını öğrenirler. Okul korkusu, eğitim hayatına yeni başlayan çocuklarda görülür. 1. sınıfa başlayan çocuklarda (özellikle de anaokuluna gitmemiş ve okul öncesi hazırlık yapmamış çocuklarda daha sık) okula başladıkları ilk birkaç gün ağlama, sınıfa girmekte zorluk, evden servise binmek için çıkmak istememe gibi davranışlar zaman zaman gözlenir.

Bu durum en fazla bir hafta sürer ve sonunda okula adapte olur. Ancak okul korkusu yaşayan çocuklarda durum genellikle süreklilik gösterir. Günler geçtikçe çocuğun okul reddi giderek artar. Fiziksel şikayetler çoğalır. Bazen anne ya da baba ile okula gelir, ama sınıfın kapısında uzun süren ve giderek artan ağlama durumları ile birlikte içeri girmeyi reddeder.

Çocuktan kaynaklanan nedenler

Çocuğun okul yaşantısını, eskiden yaşakula baş yaşadığı heye attığını düşündüğünü la gitmemek için türlü başladı? İlk günün nan bir travmatik olay tetiklemiş olabilir. Örneğin; anaokulu öğretmeni tarafından cezalandırıldığını ya da azarlandığını ve öğretmeninin sınıfta yüksek sesle konuştuğunu hatırlayıp ondan korkabilir. Diğer nedenler;

Kardeş problemi: Çocuk yeni doğan ya da küçük kardeşini evde anne ile bırakıp okula gitmek istemeyebilir, "Kardeşim bütün gün annemle evde beraber, bense okula gitmek ve ders çalışmak zorundayım." diye düşünebilir.

Yeme problemi: Eskiden beri süregelen yeme sorunu varsa veya yemek seçiyorsa, okulda yemek yemek zorunda olduğunu düşünüp yemek saatlerinden kaçıyor olabilir.

Yanlış beklenti oluşması: Ailedeki bireylerin (anne-baba-büyükanne-dede v.s) okula yeni başlayacak olan çocuğu okul hakkında yanlış bilgilendirmeleri, okulu bir eğlence veya oyun yeri gibi anlatmaları, onun okul kuralları ile karşılaştığında hayal kırıklığı yaşamasına neden olabilir.

Genellikle ebeveynler "Artık okula başlayacaksın, ne güzel bir sürü arkadaşın olacak, onlarla oynayacaksın, kocaman okul bahçesi ve oyun alanları var!" gibi sözlerle çocuğa okulu sevdirmeye çalışırlar. İyi niyetle yapılan bu tür konuşmalar çocuğun zihninde farklı bir okul algısı oluşmasına neden olur. Okula başladığında teneffüsü beklemek, ders dinlemek ve ödev gibi sorumluluklarla karşılaşan çocuk yine büyük bir hayal kırıklığı yaşayabilir

Öğretmen ile iletişimde sorunlar: Çocuk, zihninde canlandırdığı gibi bir öğretmenle karşılaşmaz ise korku duyabilir. Öğretmenin yeterince iletişim kuramaması ya da sert yaklaşımları, çocuğun korkmasına neden olabilir.

Servis: Servis sorumlusunun çocuğa kızgın davranması, serviste başka çocukların kendisini rahatsız etmesi ya da korkutması da sorun yaratabilir.

Anne-baba kavgaları: Ev ortamı içinde yaşanan sorunlar varsa, çocuk evi bırakıp gittiğinde okul dönüşü evde anne ya da babasını bulamamak gibi kaygılar duyabilir.

Öğrenme bozukluğu-dikkat eksikliği sorunları: Öğrenme alanında, dikkatini toplamada sorun yaşayan çocuklar, özellikle yazı yazmak ve okumakta güçlük çekerler. Tahtada yazılanları yetiştirmede geç kalma, sınıfın hızına yetişememe ya da yanlış yapma kaygıları bu çocuklarda güvensizliğe yol açacağı için çocuk okula gitmekten kaçınabilir.

Arkadaşlık ve iletişim problemleri: Çekingen, iletişim kuramayan çocuklar kolay arkadaş edinemezler. İlk hareketin karşıdan gelmesini beklerler, arkadaş edinemedikleri ya da bir gruba dahil olamadıkları zaman okula karşı isteksizlik gösterebilirler.

Sosyal fobi: Sosyal fobi, çocuğun genellikle başkalarının yanında yapması gereken eylemlerden kaçınması durumudur. Sosyal fobi çocuğun günlük faaliyetlerini kesintiye uğratır. Örneğin; tahtaya kalkıp konuşmak, sınıf içinde okuma yapmak, sınıfça yapılan toplu faaliyetlere katılmak gibi durumlardan kaçınır. Bu eylemi yaptığı zaman sıkıntı ya da utanç verici olduğunu düşünür. Sınav kaygısı durumu da buna bir örnektir. Çocuğun sınav olacağını bilmesi ve başkalarının gözünde sınavdan düşük not aldığında kötü duruma düşeceğini düşünmesi sınav kaygısına yol açabilir.

Anneden kaynaklanan nedenler

Annenin aşırı koruyucu ve kollayıcı tutum sergilemesi çocukta yabancı ortamlara karşı korku oluşmasına neden olabilir. Anne, çocuğun bağımsızlaşmasına (kendi ayakları üzerinde durmasına) yeteri kadar izin vermediği sürece, çocuğun kendine olan güveni gelişmeyebilir. Çocuk yeni ortam ve durumlar karşısında başına bir şey geleceğini ve kendi başına baş edemeyeceğini düşününce, anneden ayrılmakta güçlük çekebilir. Annenin aşırı kaygılı olması, oyunlarda fazla sınır çizmesi çocukta kaygı gelişimine yol açar. Misafirliğe gidildiğinde annenin eteğinden ayrılmama, yabancı biri ile konuşmak istememe ve annenin arkasına saklanma, parka gittiğinde başka çocuklara sokulmama gibi davranışlar gözlenebilir. Bazen anne, çocuğun kendisi dışında birisine bağlanmasını endişe ile karşılayabilir. Örneğin; çocuğun öğretmenini sevmesi ve ona bağlanması, annede çocuğun sevgisini kaybedeceği duygusuna yol açabilir. Bu durumda anne kaygıları açık açık sözcüklere dökmese de çocuğa üstü kapalı olarak hissettireceği gibi çocuğun okuldan uzaklaşmasına da neden olabilir. Bazen daha büyük sınıflarda yaşanan not ve başarı kaygısının nedeni genellikle anne-babaların çocuktan beklentilerinin yüksek olmasıdır. Evde çocuğu sadece iyi bir not aldığında takdir etmek ya da ödüllendirmek, düşük başarı durumunda verilen cezalar ya da öfkeli konuşmalar, çocukta beklentileri karşılayamama kaygısına yol açar.

Hazırlayan: Şenay ÇELİK