Saldırganlığın önüne geçmeniz için 15 öneri

Saldırganlığın önüne geçmeniz için 15 öneri

Çocuğunuzun size ve çevresine karşı şiddet içerikli davranışları karşısında ona “saldırgan” etiketi yapıştırmadan önce, önlem almanıza yardımcı olacak önerilerimiz var.

  • Sağlık
  • Cuma 04.08.2017 10:57

Hiç uykunuzdan başınıza vurulan bir oyuncak araba kumanda veya daha sert bir cisimle uyandırıldığınız oldu mu? Benim oldu. 2 yaşındaki oğlum sabahları benden uyandığında, oyuncaklarının sağlamlığını kontrol etmek için beni kullanıyor. Bu da sabahları başınızda kocaman bir şişlik ile güne başlamanız anlamına geliyor. İlk zamanlar bu durum komik gelmişti bana, hatta eşime ve aileme bu olanları anlattığımda epey eğlenmiştik. Fakat oğlum bunu rutin haline getirmeye başlayınca durum eğlenceden çok, işkenceye dönüşmeye başladı. Onu uyarmalarım sonrasında "vurma" davranışları daha da sert bir hal alıyordu. Ama ilerleyen zamanla bu davranışları yavaş yavaş kaybolmaya başladı. Siz de çocuğunuzun size karşı uygulayabileceği masum içerikli şiddet davranışlarına maruz kalmadan ve onu suçlamadan önce bu davranışların nedenlerini, Psikolojik Danışman Alev Köymen'in verdiği bilgilerle öğrenmeye ne dersiniz?

Doğuştan gelen dürtü

Saldırganlık, doğuştan getirilen bir dürtüdür. Başlangıçta, içinden gelen saldırganlığı bütün çıplaklığı ve yalınlığıyla dışa vuran çocuk, zamanla öfkesini ve saldırgan davranışlarını engellemeyi öğrenir. 2-3 yaş döneminde, çocuğun yaşantısındaki değişimlerde ve oyunlarda normal kabul edilebilir. Fakat eğer sürekliliği varsa ve yoğun yaşanıyorsa, o zaman yardım alınması gereken boyutta demektir. Çocuğun oyunlarında gösterdiği saldırgan davranışları, oyuncak bebekleri dövmesi, oyuncakları kırması, savaş oyunları oynaması nadiren oluyorsa ve süreklilik arz etmiyorsa duygusal boşalımı sağlaması açısından sağlıklı da olabilmektedir.

Saldırgan çocuğun davranışları

Bazı çocuklar davranışlarıyla saldırganlıklarını açıkça sergilerler. Kendisiyle yaşıt arkadaşlarına ya da çevresindeki diğer insanlara; vurur, tekme atar, bir şeyler fırlatır ve etrafındakilere zarar verir. Bazı saldırgan çocuklar ise insanlara zarar vermez ancak; düşmanca oyunlar oynayarak, oyuncakları kırarak saldırganlığını ortaya çıkarır. Küçük çocukların büyük bir kısmında bu tarz hareketler gözlenebilir; ancak bu davranışları sürekli ve yineleyerek sergiliyorsa, bulunduğu ortamdaki kişilere, özellikle de arkadaşlarına karşı saldırgan davranıyorsa, bu davranışların aile tarafından dikkate alınması gerekir. Saldırgan çocuklar genel olarak öfkeyi yenmekte güçlük çeker. Çevresindekilerle ilişkisi gergindir ve geçimsiz olurlar. Sürekli kavga çıkarıp etraflarına zarar verirler. Nedenleri Çocuklarda görülen saldırgan davranışların ortaya çıkmasına ve artmasına neden olduğu düşünülen bazı durumları şöyle sıralayabiliriz;

Çocukta var olan, mevcut enerjinin boşaltılmasına izin vermeme ve engelleme (oyun oynamasına, koşmasına ya da hareket etmesine izin vermeme gibi),

Çocuğun çabalarını görmezlikten gelme, yok sayma,

Sıklıkla eleştirme ve azarlama,

Anne babanın da sinirlenince saldırgan davranışlar sergilemesi, Saldırgan davranışların ebeveyn tarafından ödüllendirilmesi,
Geleneksel kültürün erkek çocuğun saldırganlığını onaylaması,

Çocuğun yetişkinlerden katı ceza, anlayışsızlık, yetersiz sevgi görmesi, Kitle iletişim araçlarının olumsuz etkisi,

Anne baba tutumlarının olumsuzluğu,

Çocuğun anne babadan şiddet görmesi ya da herhangi bir şekilde şiddete maruz kalması. Bunların dışında beyin zarı iltihabı, beyin zedelenmesi, zeka geriliği, epilepsi, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu gibi fizyolojik sorunlar da saldırgan davranışların görülmesine neden olur.

Saldırganlığın önüne geçmeniz için 15 yol

Çocuğunuzun çevresine veya size karşı yaptığı olumsuz davranış tutumlarının önüne geçmenizi sağlayacak bazı yöntemler şöyle;

1-Anne baba çocuğa olumlu davranışlarıyla olmalı.

2-Öfkeli olmadığı anlarda ya da zor bir durumla edebildiği anlarda çocuğun bu davranışını tanımlayarak ödüllendirmeli.

3-Çocuğun anne babasıyla karşılıklı sevgi ve dayanan olumlu bir özdeşim kurması desteklenmeli.

4-Çocuğa seçme olanağı vererek gereksinimlerini çekinmeden söyleyebileceği bir ortam yaratılmalı.

5-Saldırgan davranışlara tolerans gösterilmemeli. Çocuğun istekleri bu tip davranışlarıyla yerine getiriliyorsa, çocuk isteklerini yapmakta saldırganlığı araç olarak görmeye başlar. Bu yolla istekleri yerine getirilmemeli.

6-Çocuğa bu tür davranışlarının dezavantajları gösterilmeli. Saldırgan davranışları ile isteklerini elde edemeyeceğini, istediği şeyleri kaybettiğini görmesi sağlanmalı ve sonuçlarını yaşamalı.

7-Saldırgan davranışları cezalandırılmaktan kaçınılmalı. Ceza (özellikle fiziksel şiddet içeren çocukta düşmanca duygu geliştirir.

8-Saldırgan davranışlar ortaya çıktığında sakin yetişkinler davranmalı, anormal duygusal tepkiler yerine ben dilini kullanmalı. Örneğin; "Böyle davrandığın için çok üzüldüm."

9-Çocuk gergin ve sinirliyken onunla tartışmamalı, sakinleşmesini beklemeli, davranışı ile ilgili daha sonra konuşulmalı.

10- Çocuğa sosyal olgunluğuna uygun çeşitli sorumluluklar verilmeli, başarabileceği kadarıyla birçok şeyleri başlatıp bitirmesi sağlanmalı. Çocuk başarma duygusunu yaşamalı.

11-Aile içi disiplin uygulamalarında ve ev kurallarında tutarlı olunmalı.

12-Çocuğun televizyon ya da diğer kitle iletişim araçlarında şiddet ve saldırganlık içeren görüntüleri izlemesi engellenmeli ve bunları model almasına izin verilmemeli.

13-Çocukların içlerindeki enerjiyi boşaltabilecekleri ya da saldırganlıklarını yöneltebilecekleri uygun ortamlar hazırlanmalı. Parkta koşma, çeşitli sporlarla uğraşma, oyuncak tahtalara çivi takma gibi.

14-Çocuk bu tür davranışların öğrenildiği ya da yapılmasının normal karşılandığı ortamlardan uzak tutulmalı.

15-Anne babanın saldırgan ya da saldırgan diye nitelendirilebilecek davranışlarını gözden geçirmesi ve bunları kontrol altına alması gerekir. Saldırganlık deyince sadece fiziksel değil, sözlü saldırganlığın da önlenmesi gerekir. Çocuğa hakaret etmenin, bağırıp çağırmanın da bir tür saldırganlık olduğu unutulmamalıdır.