Anne olmayı geciktirmeyin…

Anne olmayı geciktirmeyin…

Hamile kalmak, mutlu bir evlilik yaşayan her kadının hayali olsa da kimi zaman sağlık faktörleri kimi zaman da yaş ve açıklanamayan bazı sebepler yüzünden hamile kalma süreci uzayabilir. Peki, uzmanlar bu konuda ne söylüyor?

  • Sağlık
  • Pazartesi 07.08.2017 16:18

Günümüzde eğitim düzeyinin yükselmesi ve kadınların iş hayatında daha aktif hale gelmesiyle birlikte artık evlilik ve çocuk sahibi olma yaşı da ilerledi. Eskiden 20'li yaşların başında çocuk sahibi olunurken artık pek çok kadın hamileliği 30 yaş sonrasına erteliyor. Bu durum da maalesef hamile kalma olasılığını düşürdüğü gibi bazı sorunları da beraberinde getiriyor. Uzmanlar; yaşa bağlı olarak yumurtalık rezervinin azaldığının altını çizerek kadınları bu konuda uyarırken Op. Dr. Hakan Seven, bu konuda bakın neler anlatıyor…

İki kritik noktaya dikkat!

Eğer bir kadın çocuk sahibi olmayı düşünüyorsa, dikkat etmesi gereken çok önemli iki nokta vardır. Öncelikle bir yıl boyunca düzenli cinsel ilişkiye giren sağlıklı çiftlerin yüzde 90'ından fazlasının bebek sahibi olması beklenir. Eğer bu süre zarfında kadın hamile kalamıyorsa, bu araştırılması gereken bir durumdur. Tabi bir yıl derken, bunu herkes için söylemek zordur; çünkü burada kadının yaşı önemli bir kriterdir. Örneğin; kadın 30 yaşından sonra çocuk sahibi olmaya karar vermişse bu süreyi 6 aya da düşürebiliriz. Ya da bu kararı 35 yaşından sonra uygulamayı düşünüyorsa, öncelikle doktora başvurması daha sağlıklı olacaktır. Yaş faktörü şu açıdan önemlidir; kadının yumurtalık rezervi yaşa bağlı olarak ve bir daha eski haline gelemeyecek şekilde azalır. Bu azalma sürecinin kabaca 38-40 yaşlarında başladığını düşünebiliriz. Fakat menopoz dönemi herkes için farklı yaşlarda da olabileceğinden, yumurtalık rezervindeki azalma daha erken yaşlarda da başlayabilir. İşte bu yüzden, çocuk sahibi olmayı ilerleyen yaşlara erteleyen her sağlıklı kadının, mutlaka yumurtalık rezervinin ne durumda olduğunu öğrenmesi ve bekleyeceği süreyi doktor desteğiyle doğru belirlemesi gerekiyor. Yoksa çocuk sahibi olma vakti geldiğinde kötü sürprizlerle karşılaşma olasılığı yükselecektir. Buradan özetle; yaş faktörü ve yumurtalık rezervinin durumunun, iki kritik nokta olduğunu unutmamak gerekiyor.

Yumurtalık rezerviniz ne durumda?

Aslında bunu öğrenmek çok zor değildir. Bunun için regl döneminin ikinci veya üçüncü gününde hormon testi yapılabilir, ultrasonografide yumurtalıkların içerdiği yumurta rezervine bakılabilir. Eğer bir yılın sonunda hamile kalınmadıysa, bu noktadan sonra doktora başvurulduğunda elbette sorunun nedenleri araştırılacaktır. Çiftlerin yaklaşık yüzde 30'unda sorun kadında, yüzde 30'unda erkekte, yüzde 20'sinde her ikisinde sorun olurken yüzde 20'lik bir orandaki vakada da sebep belli değildir. Biz örneğimizi erkekte bir sorun olmadığını üzerine kurarsak kadındaki sorunun kaynakları şunlar olabilir:

Yumurtlama sorunu ( Hiç yumurtlama olmaması ya da düzensiz olması )

Adet düzensizliği

Tıkalı yumurtalık yolu ( tıkalı tüpler)

Rahim içindeki şekil bozuklukları, polipler vs.

Çikolata kistleri

Bilinmeyen bir neden (açıklanamayan kısırlık )

Farklı tedavi yöntemleri denenebilir

Tespit edilen sorunların her biri için farklı tedavi yöntemleri uygulanabilir. Örneğin; yumurtlama sorunu için ilaç tedavisine başlanır. Ya da tüplerde tıkanıklık varsa laparoskopiyle (karın boşluğunun kamera ile gözlemlenmesi) teşhis yoluna gidilir. Eğer tüpleri açmanın hasar derecesi yüksek olacaksa müdahale edilmemelidir. Tıkanıklığın giderilememesi durumunda tüp bebek tedavisine geçilebilir. Kadında kısırlığa neden olan bir başka faktör de çikolata kistidir. Bunların ötesinde, açıklanamayan bir nedenden ötürü de hamile kalınamayabilir.

Doğal yolla hamilelik…

Hamile kalmak için bekleme döneminde çiftler doğal yolla hamile kalmaya yardımcı yöntemlere de başvurabilirler. Amerika'da özellikle kısırlık yaşayan hastalar düşünülerek, doğal yolla hamile kalmaya yardımcı olması amacıyla üretilmiş olan bir jel, artık Sağlık Bakanlığı izni ile ülkemizde de bulunuyor. İçerdiği doğal arabinogalaktan bitki şekeri sayesinde spermlere zarar vermeyip, sperm hücrelerine antioksidan desteği sağlayarak güçlendirip, spermlerin yumurtaya doğru olan yolculuğunda önemli ölçüde fayda sağlayarak, doğal yolla hamile kalınmasına yardımcı olur. Sperm dostu bu jel kadının üreme sisteminde, spermler için en uygun ortamı sağlar. Üretkenlikle ilgili ciddi problemi olmayan çiftlere, cinsel ilişki sırasında 6 ay kadar bu ürünü kullanmaları tavsiye edilir. Çünkü bu ürün dünyada ve Türkiye'de doğal yolla hamile kalmayı desteklemede güvenle kullanılan tek üründür. Ayrıca bu dönemde sıklıkla ortaya çıkan vajen kuruluğunda çözüm oluşturur. Bu jel, çiftlerin bu dönemde doktorların tedavisine destek olmak ve tedavinin başarısını arttırmak amacıyla uygulayabilecekleri yan etkileri olmayan tek tedavidir. Ayrıca uygulaması da oldukça pratiktir.

Hazırlayan: Işıl Evrim Akgün