Çölyak

Çölyak

Ömür boyu diyet gerektiren çölyak hastalığının tek bir kuralı var: Glutenli yiyecekler asla tüketilemez!

  • Sağlık
  • Cuma 11.08.2017 16:17
Kimilerimizin çok yakından bildiği, kimilerimizin ise adını bile hiç duymadığı bir hastalık çölyak. Ben de bazılarınız gibi çölyak hastalığını ve bu hastaların glutensiz gıdalar tükettiğini duymuştum. Ama gluten nedir, hangi yiyeceklerde bulunur ya da bu hastalığın tedavisi var mıdır, çok fazla bilgim yoktu. Görüş aldığım Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yunus Emre Mercan'ın cevaplarıyla gördüm ki çölyak hastaları, çocukluktan itibaren tüm yaşamlarını diyet yaparak geçiriyor. Bu arada birçok belirti vermesine rağmen, yaygın bir hastalık olmadığı için de tanısının konması hayli zor.

Neden olur?

Çölyak hastalığı, hayatın herhangi bir evresinde (bebeklik, çocukluk, ergenlik, yetişkinlik) genetik olarak meyilli kişilerde ortaya çıkar. Bulguları kişiden kişiye değişkenlik gösterir. Bağışıklık sistemindeki bir bozukluktan dolayı glutenli gıdalara karşı verdiği ters tepkiden dolayı ince bağırsakların emilim yüzeylerinin bozulup, besinlerin yeterli olarak emilemediği ve bu yüzden de vücutta rahatsızlıkların olduğu bir hastalıktır. Ailesinde çölyak hastalığı olanlarda, tip I diyabet ve bazı tiroid hastalığı olan çocuklarda daha sık rastlanılır. Bu hastalık hayat boyu sürer. Diyet tedavisiyle hastalığın vücutta yarattığı tesirler düzelir ve kişi normal yaşamını sürdürür.

Ne zaman fark edilir?

Hastalık genelde çocukluk çağında 8-15 ay arasında başlar. Fark edilmezse 30-40'lı yaşlarda bile tanı konulduğu olur. Türkiye'de ortalama her 100-150 kişiden birinde bu hastalık vardır. Bu sayı tanı konmayanlarla birlikte yaklaşık 500 bin ile 700 bin arasında değişir.

Nasıl anlaşılır?

Çölyak hastalığı olan çocukların başlangıçtaki ve hastalığın ilerleyen seyrindeki şikayetleri oldukça farklılıklar gösterir. Bu hastalıktaki şikayet ve bulguların sayısı 300'ü aşar. Hastalar bu bulguların herhangi biri ya da birkaçıyla başvurabilirler. Bazen çölyak hastası olduklarını bilmeden, başka tanılar konularak uzun süre hastanelerde bu şikayetlerle takip edilmiş olabilirler. O yüzden başlangıçta tanı koymak oldukça zordur. Bu hastalığın tanısında en önemli husus hastalıktan şüphe duyulmasıdır. Şüphe duyulan hastalara; bulguların ışığında yapılan özel kan ve dışkı emilim testleri ve endoskopik yöntemle alınan bağırsak biyopsisinde, ince bağırsakların emilim yüzeyindeki hasarın görülmesiyle tanı konulur.

Belirtileri nelerdir?

Bazı çocuklarda kötü kokulu, açık renkli, tekrarlayan, uzun süren ve geçmeyen ishaller, bazılarında ise uzun süreli kabızlık ya da ishal-kabızlık arasında gidip gelen bağırsak düzeninde sürekli değişmeler olur. Kakanın kötü kokusu yağların emilememesinden dolayıdır. Çocuklarda uzun süreden beri süren ve tekrarlayan kramp tarzı karın ağrıları, karında şişkinlik, gaz şikayetleri de çok sık görülür. Yeterli beslenmeye rağmen, besinlerin bağırsaklardan emilememesinden dolayı iyi kilo alamama ve kilo kaybı hastalığın en uyarıcı bulgularından biridir. Halk arasında "bu çocuğun bağırsakları çok hassas, her şeyi yiyemiyor ve hemen bağırsakları bozuluyor" denilen çocukların bazılarında çölyak hastalığı vardır. Demir emiliminde bozukluk olmasına bağlı, demir eksikliği kansızlığı çocukta güçsüzlüğe neden olabilir. Kalsiyum ve D vitamininin emiliminin azalmasına bağlı olarak da kemik yoğunluğunda azalma olur (osteopeni), bu da çocukların kemiklerinin kolayca kırılması demektir. Ayrıca çölyak hastalığı huzursuzluk, davranış değişiklikleri, ağızda aftlar, ciltte kaşıntılı döküntüler, diş minesinde hasar, eklem ağrıları, kas ağrıları ve krampları, sinir sistemi bulguları, mide reflüsü, ergenlik gecikmesi, adet periyotlarında aksama ve kısırlık şeklinde kendini gösterebilir.

Diyet tedavisi şart

Gluten içeren tüm gıda maddeleri (buğday ürünleri) beslenmeden"ömür boyu" çıkarılmalıdır. Diyet bu hastalığın tek tedavisidir. Teşhis konduktan sonra bunu bir hastalık olarak değil yaşam biçimi olarak ele almak gerekir. Eğer çocukta eksik beslenme bulguları varsa eksik olan besin öğeleri yerine konur (kalsiyum, folik asit, D vitamini, çinko, demir, B12 vitamini). Diyet tedavisi, günlük yaşamda tüketilen birçok gıda ürününü yasakladığı için çok zordur. Özellikle fast-food tüketiminin çok olduğu okul ve ergenlik çağlarında, anne-babalar diyet uygularken zorluklarla karşılaşırlar. Tanı konulan çocuklar diyetlerine uymayıp glutenli gıdalar almaya devam ederse, bağırsak hasarı giderek şiddetlenir ve buna bağlı şikayetleri giderek artar. Büyüme ve gelişme için gerekli besin maddelerinin emilememesi sonucunda kısa boylu ve zeka yönünden gelişmemiş çocuklar olarak yetişirler. Üstelik ileriki yaşamlarında bağırsak kanseri ve lenfoma olma riski taşırlar. Hastalığın tanısı konduğu zaman diyetine uyup, sonradan diyetini bozan çocukların şikayetleri yeniden başlar ve çocuk hastaneye ilk geldiği hastalıklı haline geri döner. Bu yüzden diyete uymak çok önemlidir. Yani tanı konulduktan sonra uygulanan diyet, ilk aşamalarda "tedavi" niteliğindedir. Hastalık bulguları geçtikten sonraki aşamada ise "hastalığı önleyici" niteliktedir.

Hazırlayan: Başak DOĞRU