Onu yüz ifadesi ve beden dilinden tanıyın!

Onu yüz ifadesi ve beden dilinden tanıyın!

Çocuğunuz duygularını, isteklerini ve sıkıntısını konuşarak ifade edemese de bakışları, beden dili ve hareketleriyle bakın size neler anlatıyor…

  • Sağlık
  • Cuma 11.08.2017 10:36

Bebekler ve küçük yaştaki çocuklar sınırlı kelime dağarcıkları ve sabırsızlıkları nedeniyle istek ve ihtiyaçlarını çoğunlukla davranışlarıyla belli etmeye çalışırlar. davranışları doğru yorumlamak ve çocuğun ne hissettiğini anlamaksa, annebabalar için bazen çok kolay olabildiği gibi bazen de karmaşık bir hal alabilir. Psikolog Serap Duygulu, çocukların yüz ifadelerini ve beden dillerini nasıl kolayca çözümleyebileceğinizle ilgili bilgiler verdi ve önerilerde bulundu.

Sözsüz iletişim

Bilindiği gibi iletişim pek çok farklı biçimde gerçekleşebilir. En çok bilinen iletişim türü konuşmak olsa da; bazen sözsüz iletişim konuşmaktan daha etkilidir. Hareketlerle ve yüz ifadeleriyle iletişim bazen kelimelerden daha fazlasını ifade eder. Özellikle çocuklar söz konusu olduğunda birçok anne-baba, çocuğu konuşarak anlatmasa da ne demek istediğini anlayabilir. Ancak yaşı çok küçük olan çocuklarda ve bebeklerde yüz ifadeleri her zaman doğru yorumlanamayabilir. Bu yüzden sözsüz iletişimde en önemli detay çocuğun hangi mimiğinin hangi anlama geldiğini bilmek ve onu bu şekilde değerlendirmektir. İşte çocuklarda sık görülen yüz ifadeleri ve bu ifadelerin ne anlama geldiğini doğru yorumlamanıza yardımcı olacak bilgiler...

Merak-İlgi

Bütün bebeklerin ve çocukların belki de en çok kullandıkları ifade; merak ve ilgiye ait olandır. Çocuğun gözleri kocaman açılır. Gözlerini kırpmadan uzun süre ilgisini çeken eşyaya ya da kişiye bakabilir. Gözlere, hayret ifadesi ya da gülümseyen bir ağızla mutluluk ifadesi eşlik edebilir. İlgi duyduğu eşyaya karşı bütün bedenini kullanarak ulaşmak ister. Durdurulduğunda ya da ulaşamadığında ciddi tepki gösterir, hırçınlaşır ve ağlar. İlgi ve merakla ortalığı karıştıran çocuğu yasaklamak yerine, zarar vermeyen davranışlara izin vermek yararlı olur. Bununla beraber zarar vermesi muhtemel malzemelerin ortadan kaldırılması gerekir.

Küsme

Küskünlük yaşayan çocuk; gözlerini kaçırır, dudaklarını büzer, yanakları aşağıya sarkar, tam olarak ağlamasa da mızıklamaya başlar. Bir yandan da onu anlayıp anlamadığınızdan emin olmak amacıyla kaçamak bakışlarla sizi süzer. Göz göze geldiğinizde ise omuz silkerek mızıklamaya devam eder. Çocuk bu yolla size istediğini yaptırabildiğini keşfederse, istediği şeyleri yaptırma konusunda bu davranışı silah olarak kullanmaya başlar.

Sevinç-Mutluluk
Mutluluk anlarında çocuğunuzun bütün yüzüne yansıyan, bir gülümseme hatta kahkahalar görürsünüz. Yüzündeki mutluluk ifadesine bütün bedeni eşlik eder. Küçük ve kısa hareketler yapar, neşeli sesler çıkarır. Gözlerinin içinin güldüğünü görebilirsiniz. Ellerini çırpar, kıkırdar, heyecanlanır. Onu mutlu eden, bir eşya ya da anne-baba gibi bir yakınıysa, ona doğru hareketlenir. Eğer oyundan mutlu olmuşsa aynı oyunu devam ettirmek ister. Hatta zaman zaman arkasını dönüp tekrar yüzünü dönerek oyunlar yapar. Bir müzik sesinden mutlu olduysa ritmik hareketlerle başını ya da ellerini sallayarak eşlik eder.

Korku-Kaygı
Korkan çocuk; öncelikle yüzünü ve bedenini saklayarak, onu korkutan şeyden uzaklaşmaya çalışır. Rengi solar, dudakları titrer. Aynı şekilde korkudan eli, kolu titrer ya da donup kalabilir. Çığlık atabilir ve çığlıklar şiddetli ağlamaya dönüşebilir. Yakınındaki kişinin kucağında kendisini saklamaya uğraşır. Kaşları havadadır ve gözleri korkudan büyür. Korkan çocuğu, onu korkutan şeyden uzaklaştırmaktan başka çare yoktur. Eğer korktuğunu fark ettiğiniz halde, çocuğu korkutan şeyle bir arada olmaya zorlarsanız kalıcı hasarlara yol açabilirsiniz.

Öfke-Kızgınlık

Öfke ve kızgınlık durumunda "Kanı beynine çıkmak" deyiminin aynısını çocukta görmek mümkündür. Gerçekten de çocuğun renkten renge girdiğini, kızarıp yüzünün şiştiğini, gözlerinden bile ateş fışkırdığını görebilirsiniz. Elleri ya gergin ve tam olarak açıktır ya da yumruk yapılmış halde sıkılmıştır. Bedensel olarak da aşırı hareketlidir, tepinir, ağlama nöbetleri yaşar. Burnundan sık soluk alır. Ağzından tükürükler gelir, burnu akar. Kendini kaybedercesine ağlar, çığlıklar atar. Öfke durumundaki bir çocuk dışarıdan gelen uyarılara tepki vermez ve ısrarla tepinmeye devam edebilir. Böyle anlarda onunla konuşmak ya da sakinleştirmeye çalışmak hiçbir işe yaramaz. O nedenle biraz sakinleşmesini beklemek ve gözetim altında kendi haline bırakmak yararlı olur. Öfkeden deliye dönmüş bir çocuğa yapılacak en yanlış hareket, istediğini elde etmesine izin vermektir. Bu şekilde aynı küsmede olduğu gibi istediğini elde edebileceğini fark ederse, bundan sonra da aynı davranışı tekrar ederek her istediğini bu şekilde yaptırmaya çalışacaktır.

Utanma
Utanma; çocukların çok sık yaşadıkları bir duygudur ve ifadelerinden hemen anlaşılır. Özellikle yabancıların olduğu ortamda çocuklar utanarak tepki gösterirler. Utanan çocuğun omuzları düşer, bakışları yere iner, kendisini birilerinin arkasına gizlemeye çalışır, yüzü kızarabilir. Bazen de yapılan bir davranıştan dolayı çocuğun utandığını gözlemleriz. Çocuğu bilinçli olarak utandırmak olumlu bir davranış değildir, çünkü çocuk kendisini aşağılanmış hisseder ve kendine olan güveni ve saygısı zarar görür. Ancak yaşadığı herhangi bir olay nedeniyle utanma duygusu yaşaması normaldir.

Reddetme
Çocuklarda sıklıkla görülen bir ifadedir ve çoğunlukla yemek yemeye ya da kişiye yönelik bir tavırdır. Yaşı kaç olursa olsun bütün çocuklarda gözlemlenebilir. Kendisine verilen yemeği reddeden çocuk, ağzını sıkı sıkıya kapatır. Başını sağa-sola çevirerek reddettiği maddeden uzaklaşmaya çabalar. Eliyle-koluyla iterek davranışı net biçimde ortaya koyar. Eğer reddettiği şey yemekse zorla verilmesi halinde kusar. Bir kişiyi reddediyorsa, ondan uzaklaşmaya çalışır. Ağlayarak ve kaçarak tepki gösterir. Reddetme davranışına zaman zaman korkudan açılmış gözler ve panik eşlik eder. Böyle durumlarda anna-babanın çocuğu zorlamaması ve ısrar etmemesi gerekir.

Sevgi
Sevgi; en net anlaşılacak davranış ve mimik biçimidir ve çocuklarda en yakın aile bireylerine karşı geliştirilir. Çocukların bir de hayvanlara karşı çok sıcak ve sevgi dolu yaklaştıkları görülür. Özellikle kedi, köpek, kuş ve tavşan gibi daha insana yakın hayvanlarla karşılaşan çocuklar sevimli bir yüz ifadesiyle sempati gösterdikleri hayvana ulaşmaya çalışırlar. Kucaklama, sarılma, dokunma çabasına girerler ve engellendikleri anda öfkeyle tepki verirler. Şefkat ifadesi olan küçük çığlıklar ve farklı ses tonuyla hayvanlara olan sevgi dolu yaklaşımı ortaya koyarlar. Kaşlar aşağıya iner, gözler kısık ya da tamamen açıktır. Anne, baba, kardeş gibi aile bireylerine olan sevgi ifadelerinde, kucağa sokulmak, yanak yanağa sürtünmek, öpmeye çalışmak ve mırıldanmak gibi davranışlar sergilerler. Başkasının yaklaşması halinde annebabaya daha sıkı sarılmaya çalışırlar.