Minik ayaklar için tavsiyeler

Minik ayaklar için tavsiyeler

Ah o boncuk boncuk parmakları, o minicik ayakları yok mu… Öpe öpe bitiremediğimiz o tatlı ayakların sağlığı da ayrı bir özen istiyor.

  • Sağlık
  • Pazartesi 28.08.2017 12:15

Yeni nesil anne babalar çocuklarının sağlıklı gelişimi için tepeden tırnağa her detayı düşünüyorlar artık. Ayak sağlığı da bunlardan biri... Bu konuda da doğru bilinen yanlışlara dikkat lütfen! Çünkü örneğin en basitinden pek çok kişi bebek ve çocukların ayakkabısının illa ki ortopedik olması gerektiğini düşünür. Sanılanın aksine bunun çok da önemi olmadığını belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Salih Marangoz, "Ayakkabılarda 'ortopedik' ibaresi olması şart değil" diyor. Ayrıca geleneksel görüşün aksine yürüteç kullanımının ayak kaslarını güçlendirmediğini de belirtiyor. Dahası var…

Bebeklik döneminden itibaren ayakkabı seçimi

Bebeklik döneminde ve sonrasındaki yürüme çağına kadar olan dönemde ayakkabı giydirilmesine gerek yoktur. Ancak bebeğin ayağını soğuktan korumak için çorap üzerinden patik adı verilen kanvas, kumaş ya da hafif yumuşak deriden yapılmış olan yumuşak ayakkabılar giydirilebilir. 9 aylıktan itibaren patik yerine tabanı düz yumuşak ayakkabılara geçiş yapılabilir. Bu ayakkabılar da ayağı soğuktan korumaya yaradığı gibi çocuğun destekli olarak ayağa kalkması halinde ya da sıralarken ilk adımlarında giydirilebilecek kadar hafif olmalıdır. Çok özellikli bir ayakkabı olmasına gerek yoktur. Zaten ilk adım atma aşamasında, yalın ayak olması daha iyidir. Yürümenin yeni öğrenme aşamasında ayağa destek olacağı varsayılarak mutlaka ayakkabı giydirilmesi anlayışı, gerçeği yansıtmamaktadır. Yürüme çağını geçen çocuklarda alınacak ayakkabıların nasıl olması gerektiği aileler tarafından en çok merak edilen konudur. Ayakkabıların koruma amacı taşıdığı unutulmamalıdır. Yani çocuğun yürümesini sağlayacak, kolaylaştıracak bir araç gibi görmemek lazımdır. Ayakkabı alırken ayakkabının çocuğun ayağı ile uyumlu olmasına dikkat edilmelidir. Ayakkabı ne çok dar, ne de çok geniş olmamalı, yumuşak ve hafif özelliklerde olmalıdır. Tabanı çok ince değil, yerden gelen kuvvetleri emen özellikte olmalıdır. Oyun çağı denilen yaşlarda, yani 1 ila 2 yaş ve sonrasında esas amaç ayağı hava koşullarından ve çevreden korumaktır. Alınacak ayakkabılar yumuşak ve esnek olmalı, ayakkabı yokmuş gibi ayağa hareket kabiliyeti verebilmelidir. 2-3 yaşları civarında; koşma çağı olarak adlandırılabilecek bu dönemde daha şekilli, belki biraz daha ayağa oturan, ancak çocuğun ayağının terlemesini göz önüne alarak hava geçirgen özelliği bulunan ve esnek ayakkabılar tercih edilmelidir. 3-4 yaş civarı çocukların aktivite düzeyi artacağı için yürüyüş ve spor ayakkabısı tarzı ayakkabıların tercih edilmesi daha koruyucu ve daha uygundur. Ancak bu tip ayakkabıların iç kısmında var olan hafif tümsek haricinde ayağın kavsini desteklemek için ayrıca tabanlık kullanılmasının faydadan çok zarar getirebileceği bilinmelidir. 4-6 yaşlar arasında çocuklar kreşe ya da okula giderler ve sporla ilgilenir hale gelirler. Dolayısıyla yürüyüş ayakkabıları ya da standart spor ayakkabıları en uygun seçenektir. Eskiden olduğu gibi sert ayakkabı kullanılması önerisinin artık günümüzde pek yeri kalmamıştır. Sert ayakkabılar veya ayakkabı içerisine giyilen tabanlıklar ayağı sınırlar ve ayak kaslarını zayıflatır. Ayak kaslarının zayıflaması da dolaylı olarak ayak tabanındaki çukurluğun azalmasına ya da düşüklüğün artmasına neden olabilir. Aynı mantıkla içe ya da dışa basan çocukların özel ayakkabılar kullanmalarına gerek yoktur. Keza, ayakkabılarının içerisine takviyeler kullanmaları bu rahatsızlıkların doğal seyrini değiştiremediği için tedavi edici özellik taşımamakla birlikte zararlı olma ihtimalleri de yüksektir. Özel ayakkabılar giymek zorunda bırakılan çocuklar psikolojik açıdan da olumsuz etkilenmekte olup, bu durum yaşıtları arasında çekingen bir tavır sergilemelerine neden olmaktadır.

Ortopedik olması şart mı?

Aslında çocuklarda uygun ayakkabı özelliklerinden bahsederek, bu konuyu daha iyi irdelemek mümkündür. Şu özelliklere sahip olan ayakkabı iyi ve uygun bir ayakkabıdır:

• Ayakkabı esnek materyalden yapılmış olmalı ve ayağa rahatsızlık vermemelidir.
• Tabanı düz olmalıdır, topuklu olmamalıdır, ancak oyun çağı döneminden sonra topuk kısmının ön kısmına göre hafif yüksek olması tercih edilebilir. Ayağın iç kısmında ayağın iç kavsini desteklemek amaçlı hafif tümseklik olabilir. Ancak yeni yürümeye başlayan çocuklarda bu özelliğin aranması şart değildir. Hatta düz olması yeğlenebilir. Ayakkabının amacı, ayağa şekil vermek değildir. Bu akıldan çıkarılmamalıdır.
• Ayakkabı gözenekli olmalıdır, hava iletimine izin vermelidir.
• Bağcıklı veya cırt cırt gibi benzer bir sıkılaştırma özelliğine sahip olmalıdır.
• Tabanı orta derece sürtünmeli olmalı, kaygan olmamalıdır. Hafi f olmalıdır.
• Sağlam, ayağı çevreleyen bir topuk kısmı olmalıdır.
• Çocuğun ayağından hafifçe geniş ve uzun olmalıdır. Burada kriter yarım santim civarıdır. Ayağın boyunun daha çabuk uzayabileceği kabul edilerek, ayağın boyuna göre ortalama 1 santim daha uzun ayakkabı tercih edilmesi tavsiye edilmektedir. Ancak büyüme payı olsun diye alınan uzun ayakkabının, çocuğun yürümesini güçleştirmediğine dikkat edilmelidir.
• Kabul edilebilir bir görünümde olup çocuğun beğenisine hitap edebilmelidir.
• Makul bir fi yatta olup çok pahalı olmamalıdır.
• Ayakkabının markasında 'ortopedik' ibaresi olması şart değildir.

Çocukken sürekli özel ayakkabılar giymek zorunda bırakılan çocukların erişkin çağa geldiklerinde normal ayakkabı giyen yaşıtlarına göre özgüvenlerinin daha az olduğu ve psikolojik olarak etkilenmiş oldukları gösterilmiştir.

Düz tabanlık ve içe basma problemi

Çocuklarda düztabanlık, içe basma şikayetiyle birlikte en çok sorgulanan durumlardan birisidir ve en sık doktora gitme nedenleri arasında yer alır. Ancak burada hatırlanması gereken husus, çocukların ayak gelişiminin yıllar içerisinde devam ettiğidir. Dolayısıyla özellikle bebeklikten itibaren ayağın iç kısmında daha fazla olmak üzere tüm ayakta yağ dokusu yer almaktadır. Çocuk ayağının erişkin tipi ayak biçimine doğru gelişmesi boyunca, bu yağ dağılımındaki farklılıktan dolayı ayakların düztabanmış gibi görünmesi kaçınılmazdır. Bir başka deyişle 6 yaşına kadar çocukların çoğu düztaban olarak değerlendirilebilir denilirse abartılmamış olur. Olasılık hesabı yapıldığında düztabanlık görüntüsü yıllar içerisinde git gide azalmaktadır. Bir çocukta bağ gevşekliğinden veya başka bir nedenden ötürü düztabanlık teşhisi konulması için 6 yaşına kadar beklenmesi uygun bir yaklaşımdır. Daha küçük yaşlarda yapılacak muayenelerde sonradan düzelebilecek ayak şekline sahip çocuklar da düztabanmış gibi değerlendirilebilirler. Burada görüşüne başvurulabilecek uzman, bir çocuk ortopedisti ya da çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanıdır. Düztaban görüntüsü olan her 10 çocuktan 1 ya da 2'si 6 yaşından sonra da düztaban olarak kalabilir. Düztaban tanısı alan 6 yaşından büyük çocuklarda içinde ayağın iç kavsini destekleyen bir tümseği olan spor ayakkabısı tarzı ayakkabıların tercih edilmesi önerilir. Buluğ çağına kadar herhangi bir tabanlık kullanılması tavsiye edilmez.

Yürüteç ve hoppala gerekli mi?

Toplumumuzda yürüteçle ilgili yaygın iki inanış var. Birincisi yürüme çağına geldiği düşünülen ancak henüz kendi kendine ayağa kalkamayan ya da adım atamayan çocuklar yürüteç kullandırılmalıdır şeklinde. Bu, doğru olmayan bir inanıştır. İkincisi ise yürüteç kullanarak çocukların kaslarının güçlendirildiği, bu sayede çocuğun yürümesinin kolaylaştığı şeklinde düşünenlerin sayısı hiç de az değildir. Ancak bu da yanlıştır. İnsan yavrusunda yürümenin gerçekleşmesi için kas ve sinir sisteminin belirli bir olgunluğa erişmesi gereklidir. Bu, beklenilen doğal bir süreçtir. Bunu hızlandırmak genellikle pek mümkün olmaz. Dolayısıyla burada en yardımcı olan faktör zamandır. Yani yürüteç kullansa da kullanmasa da çocuğun ayağa kalkıp bağımsız yürümesi de, kas gelişimi de benzer şekilde ilerleyecektir. Üstelik yürüteç çocuğa henüz hak etmediği bir özgürlük ve hareket serbestliği verir. Bu da kendilerini yaralamalarına neden olabilir. Bu sebepten ötürü 'tekerlekli' yürüteçler kesinlikle kullanılmamalıdır. Tekerleksiz olan 'hoppala' ismi verilen tipleri ise özellikle çocuğun ilgisini bir noktaya yoğunlaştırıp, üzerinde yer alan oyuncaklarla hoşça vakit geçirmesini sağlaması sebebiyle gün içerisinde kısa süreliğine kullanılabilir. Ancak bu yardımcı cihazlardan yürüme gelişimine veya ayak gelişimine bir katkı sağlaması beklenmemelidir. Hoppala yerine kullanılması tavsiye edilen diğer bir alternatif, çocuğun içerisinde güvenle oyuncaklarını oynayabileceği oyun alanlarıdır. Bu sayede çocuk hem ilgisini çekebilecek, algısını ve el becerisini geliştirebilecek uğraşılarla meşgul olur hem de bir yandan hareket kabiliyeti sınırlanmamış olur.

Hazırlayan: Zuhal Eyüboğlu