Anne-babalar ve hamileler için yaza özel!

Anne-babalar ve hamileler için yaza özel!

Yaz geldi, hem de tüm sıcaklığı ve pürtelaş halleriyle… Şimdi bize kalan sadece tatil planı yapmak; deniz, kum ve güneşin tadını çıkarmak. Fakat uzmanlar bebek bekleyen anne adaylarını ve çocuklu çiftleri tatil planı yaparken dikkatli olmaları konusunda uyarıyor…

  • Stil ve Öneri
  • Pazartesi 07.08.2017 11:26

Sorunsuz ve keyifli bir tatil geçirmenin yolu; ulaşımdan mekan seçimine, bavulunuzdaki giysilerden nasıl besleneceğinize kadar pek çok konuda özenli davranmaktan geçiyor. Özellikle hamileliğinizin ikinci yarısındaysanız ya da küçük çocuklarınız varsa diğer kişilere göre iki kat daha özenli olmalısınız. Yoksa en ufak bir aksaklıkta bile mağdur olmanız mümkün. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Şeyda Eren ve Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sedat Kadanalı'dan aldığımız bilgilerle hazırladığımız tatil dosyamızda sorunsuz bir tatil geçirmenin püf noktaları yer alıyor. Gönlünüzce bir tatil geçirmeniz dileğiyle…

Çocuklu aileler için...

Tatilinizin nasıl geçeceği size bağlı

Çocuğunuzla beraber seyahat etmek, sizi ve çocuklarınız için eşsiz bir deneyim de olabilir, unutulması zor bir kabus da… Bu, sizin ve çocuklarınızın seyahat süresince rahat hissetmesiyle alakalı… Aracın hız yapması veya uçağınızın gecikmesi gibi durumlarda gerildiğiniz zaman, çocuğunuz da bunu sezebilir ve rahatsız olabilir. Böylece bir kısır döngü içine girebilirsiniz. Fakat tam tersi, gelişen olayları akışına bırakıp, çocuğunuzu da "Onu yapma, buradan geçme, düşeceksin!" gibi telkinlerle boğmadığınızda, hayatınız boyunca gülümseyerek hatırladığınız bir anı olabilir. Çocuğunuzla rahat bir seyahat yapabilmek için, programı önceden belirlemenizde yarar var. Kullanacağınız aracın kalkış saatlerini rahat olacağınız bir biçimde belirlemeli ve gideceğiniz mesafeye göre araç seçmelisiniz. Ayrıca, yanınızda mümkün olduğunca az bagaj ve ilk yardım kiti bulundurmanızda yarar vardır.

Ulaşım seçiminiz önemli

Uygun olacak ulaşım aracı tercihi, mesafeye göre farklılık gösterir. Eğer gideceğiniz yer çok da uzak değilse, özel araç kullanmak en iyisi olacaktır. Hem ekonomiktir hem de yolcuğunuzu istediğiniz şekilde mola vererek, rahat bir şekilde geçirebilirsiniz. Fakat daha uzak yerlere gidecekseniz, özel araç doğru bir tercih olmayacaktır. Böyle anlarda en doğrusu uçağı tercih etmektir. Erken rezervasyon ve online check-in yaparak rahat bir yolculuk geçirebilirsiniz.

Arabayla seyahat ediyorsanız;

-Daima kaliteli bir çocuk oto koltuğu kullanın.
-Düzenli olarak mola verin. Bu sayede hem arabadaki havayı tazelemiş olursunuz hem de bebeğiniz biraz hareket ederek rahatlamış olur.
-Eğer mümkünse arka koltukta oturup bebeğinizle ilgilenecek biri olsun. Uçakla seyahat ediyorsanız;
-Biletinizi alırken bebeklere özel hizmet olup olmadığını öğrenin. Bazı havayolları özel bebek sepeti ve benzeri hizmetler sunar.
-Kalkışta ve inişte kulak basıncını azaltmak için bebeğinizi emzirin, artık emmiyorsa biberonla besleyin. Böylece çocuğunuz bu basınçtan rahatsız olmaz.
-Eğer çok uzun bir yolculuksa belirli aralarla kıyafet değişimi yapın.

Tatil mekanı seçerken…

Öncelikle daha önce çocuklarıyla tatile çıkmış bir arkadaşınız varsa, onun tecrübelerinden yararlanmak uygun olacaktır. Öyle bir arkadaşınız yoksa veya içiniz rahat etmiyorsa, internetten araştırma yapmak yararlı olabilir. Seçtiğiniz bir otel varsa yorumlarına bakmak, özelliklerini okumak size yol gösterecektir. Çocuğunuzla tatilde bir dizi sağlık sorunu yaşayabilirsiniz, bu yüzden gideceğiniz yerde veya yakınlarında hastane, klinik, eczane olup olmadığını araştırın. Bazı oteller bebekli aileler için, bebek yatağı, puset, baby sitter gibi hizmetler sunar. Bu hizmetleri sağlayan bir oteli seçmek, tatilinizin daha rahat geçmesini sağlayacaktır. Eğer tatilinizde bebeğinizi denize sokmayı planlıyorsanız, otelin mavi bayraklı olmasına dikkat edin. Bebeğinizle tatilinizde, otelin bir sürü katlardan oluşması, puseti taşımak bakımından sizi zorlayabilir. Bu nedenle olabildiğince denize yakın ve oda-restoran-deniz üçgeninde düz ayak bir otel seçin. Otelin oda donanımları da bir o kadar önemlidir. Odada mini buzdolabı bulunması, özellikle emziren annelerin sağdıkları sütü güvenle saklayabilmeleri için önemlidir.

Pamuklu giysileri tercih edin

Sıcak havalarda pamuklu giysiler her yaş grubu için tercih nedeni olmalıdır. Çünkü sentetik ve teri hapseden naylon içerikli kumaşlardan hazırlanmış kıyafetler terleme ve pişik gibi cilt döküntülerine neden olur. İsilik de güneşle birlikte aşırı terlemeye bağlı ortaya çıkar. Daha çok göğüste, omuzda ve boyunda çıkan isiliklerin tedavisi için çocuğunuzun vücut ısısını düşürerek, terlemeyi azaltmak amacıyla daha bol giysiler giydirmeli ve ılık suyla banyo yaptırmalısınız. Ayrıca fazla yağlı krem sürmeyin. Çünkü yağlı kremler ter bezleri kanallarını kapatırsa, terlemeyi engeller ve isiliği artırır.

Beslenme

Okul öncesi çocuklarda yaz aylarında düzenli üç öğün yemek tüketilmesi oldukça önemlidir. Bu nedenle öğün aralarında meyve, taze sıkılmış meyve suyu ile ayran, özellikle yaz aylarında tercih etmeniz gereken önemli besinler ve içecekler olmalıdır. Tatilde çocuğunuzun uzun süre susuz kalmasına izin vermeyin. Yaz aylarında sayısı ve çeşidi artan, çocukların da çok sevdiği kavun, karpuz, kiraz, çilek, erik gibi mevsim meyvelerini tercih edin. Çocukların gözde yiyeceği dondurma, tatilde tercih edebileceğiniz seçenekler arasında mutlaka bulunmalı. Gerekli önlemler alınmalı! Çocukları tatil sırasında bekleyen bazı riskler mevcuttur. Bunlara dikkat edilmeli ve gerekli önlemler alınmalıdır.
Bunlar:
-Güneş yanıkları
-Böcek ısırıkları
-Plajdaki taşların veya kırılmış camların batması
-Besin zehirlenmeleri
-Ateş veya soğuk algınlığı

Bu risklerle karşı karşıya kalmamanız için önerim, eğer imkanınız varsa yanınızda şunları bulundurun:

-Ağrı kesici ve ateş düşürücü
-Öksürük ve soğuk algınlığı ilaçları
-Alerji ilaçları
-Su ve sabunun olmadığı durumlarda kullanmak için anti bakteriyel jeller
-Yedek bandaj, bez, pamuk
-Böcek ısırıklarına karşı kaşıntı ilaçları
-Güneş koruyucular
Not: Aşırı derecede güneş yanıkları, yüksek ateş, cilt döküntüleri, ishal ve kusma hallerinde mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Bunlara dikkat!

-Güneşe çıkarken önlem alınmalıdır. Özellikle 6 ayın altındaki bebeklerin direkt güneş ışığına maruz kalması önlenmeli, gölge yerler (ağaç altı, şemsiye gibi) tercih edilmelidir. Güneşe çıkmadan yarım saat önce 50 koruma faktörlü güneş kremi mutlaka kullanılmalıdır. Gün içerisinde de bu krem saatte bir yenilenmelidir.
-Sıcak çarpması tehlikelidir. Özellikle havuz başı oyunlar 15 dakikadan uzun sürmemeli, uzun sürecek oyunlarda çocuğa bol sıvı verilmelidir. Terleten giysiler giydirilmemeli, açık renkli ve ter çeken giysiler giydirilmelidir.
-Çocuklarınızı böceklere karşı korumalısınız. Böceklerin sıklıkla bulunduğu su birikintilerinden ve çiçek bahçelerinden uzak durulması gerekir.
-Otellerde, açık büfelerde mevcut bulunan ve bekleme süresi uzun olan hazır gıdalardan uzak durulmalıdır.
-Tadı, görünüşü ve kokusu şüpheli olan gıdalar tüketilmemelidir.
-Çocukların su ihtiyacı kapalı sular ile giderilmelidir.
-Alerjik etkileri olabilecek aşırı çikolata ve baharatlı gıda tüketiminden çocuklar uzak tutulmalıdır.
-Otel odalarında aşırı sıcaktan korunmak için, bebeğinizin üzerine direkt gelmeyecek şekilde klima kullanabilirsiniz. Oda sıcaklığı 24-26 derece arasında olmalıdır.

Güneş yanıkları ve güneş çarpması

Güneş yanıkları genellikle 2-4 saatte oluşur. Kızarıklıktan başlayarak derinin daha derin katmanlarının da etkilenmesiyle bül denilen içi sıvı dolu kabarcıklara ve ağır yanıklara kadar ilerleyen bir tablo ortaya çıkabilir.
Çocuğunuzu güneş yanıklarından korumak için şu noktalara çok dikkat edin:
-Güneş yanığı olan cilde soğuk ıslak kompresler uygulayabilirsiniz.
-Ağrı için etkili ilaçlardan faydalanabilirsiniz.
-Tereyağı, diş macunu ve yoğurt gibi maddeleri bebeğinizin cildine sürmeyin. Çünkü bu davranışınız enfeksiyon açısından risk oluşturur.
-Kaşıntıyı almak için alerjik pomat ya da jellerden faydalanabilirsiniz. Aklınızda bulunsun; su toplamış kabarcıkları asla patlatmayın, çünkü bunlar cilde az da olsa bariyer sağlarlar.
-Alerjik reaksiyonlara neden olabileceği için benzokain içeren sprey ve losyonlar da kullanmayın.
-Güneş çarpmasından korumak için çocuğunuza sık sık su, meyve suyu ve ayran gibi elementleri de içeren sıvı verin.
-Öğlen güneşinde oyuna bırakmayın, diğer zamanlarda da gözetim altında tutun. Güneşte çok kalmasını önleyin.
-Güneş çarpması oluştuğunda ise, hemen değişik içerikli sıvılardan bol bol verin. Çocuk alamıyorsa veya kusuyorsa, hemen sağlık kurumuna götürün.

Böcek ısırıkları…

Tatil yörelerinde çok sık görülen bir sorundur. Genellikle şort veya kısa kollu kıyafetler giymeleri bu riski artırır. Isırılan yerde ağrılı kızarıklık oluşur. 24 saat içinde kızarıklık artabilir. Çocuğunuzda 10'dan fazla ısırık varsa ve özellikle arı sokmalarında; ateş, kusma, ishal, baş ağrısı oluşabilir. Sinek sokmalarında da kaşıntılı şişlikler oluşur. Eğer arı çocuğunuzun dilini sokmuşsa, bu çok ciddi tıbbi bir soruna neden olur ve solunum zorluğuna yol açar. Bu nedenle zaman kaybetmeden doktora başvurmanız çocuğunuzun sağlığı açısından büyük bir önem taşır.

Önlem olarak şunlara dikkat edebilirsiniz:
-Çocukları özellikle kırsal bölgelerde zararlı böceklerin girme riskine karşı pencereler kapalıyken uykuya yatırın.
-Açıkta kalan giysileri kontrol etmeden giydirmeyin.
-Çocuğunuzu otların üzerinde açık ayakkabı ve çıplak ayakla yürütmeyin.
-Piknik alanı gibi açık alanlara giderken parlak renkli, kol ve bacağı açıkta bırakan giyecekler giydirmeyin.
-Geceleri mümkünse koruyucu tül perdeli yatak kullanın.
-Özellikle bebeklerde ciltten emilim çok olacağı için cildine sık sık kimyasal sinek kovucu sürmeniz doğru değil. Yaz akşamlarında uzun kollu, ince, hava alan pamuklu giysilerle sineğin sokacağı alanı azaltın.
-Geceleri, sineklikli odayı ilaçlandırın ve yatmadan önce iyice havalandırın.

Hamileler için…

Sıcağın olumsuz etkilerinden korunmalı

Sıcakların artması, özellikle hamileliklerinin ikinci yarısında olan anne adaylarını daha olumsuz etkiler. Hamileliğin vücutta ortaya çıkardığı hormonal değişimler ve taşınmakta olan bebeğin verdiği ilave yük anne adayının sıcağa karşı toleransını azaltır. Hamileliklerinin ikinci yarısı sıcak yaz aylarına denk gelen anne adayları daha zor bir hamilelik geçirirler. Ancak gerekli önlemleri alıp, bazı noktalara dikkat ederlerse; yaz aylarının hamilelikleri üzerinde yapacağı olumsuz etkilerden kendilerini koruyabilirler. Bu nedenle; sıcağın hamilelik üzerine olan bu olumsuz etkilerini azaltmak için bazı önlemler alınmalıdır.

Yolculuk sırasında…

Hamilelerin seyahat etmelerinde engel yoktur; son aylarında ise duruma göre seyahatten kaçınılmalıdır. Karayolu ile yapılan seyahatlerde en az 2 saatte bir mola verilerek dolaşılmalı, bacaklarda ödemin artması engellenmelidir; eğer mümkünse bacakların uzatılmasında fayda vardır. Uçak yolculuğu için; hava yolu şirketlerinin hamile olan kadınlardan "Uçmasında sakınca yoktur." raporu istediği bilinmelidir ve uçuş öncesi anne adayları bu raporlarını doktorlarından almalıdırlar. Aksi takdirde hava alanında kötü bir sürprizle karşılaşabilirler!

Mekan seçiminde…

Hamileler rahatlıkla tatil programı yapabilirler; ancak sıcaklarda aşırı aktivitelerden sakınmalı, mümkün olduğunca dinlenerek tatil yapmalılar. Deniz ve havuz tatili yapılmasında herhangi biri engel yoktur. Tatil için seçtikleri mekanın dinlenmelerine uygun ve hijyen koşulları ile sağlıklı beslenme programına uyulan bir mekan olmasına dikkat edilmesi önemlidir.

Beslenme önemli!

Anne adayının tatilde beslenmesine özen göstermesi; kullandığı vitamin ve mineral desteklerine önerildiği şekliyle devam etmesi çok önemlidir. Yemeklerde çiğ sebze ve meyveleri tüketirken iyice yıkanmış, etlerin iyi pişmiş olduğuna dikkat edilmelidir. Yöresel yemekleri yerken temkinli olunmalı, mümkünse emin olunmayan besinler tüketilmemelidir. Beslenme programı mümkün olduğunca tatil öncesi gibi devam etmelidir. Tüm tedbire karşı ortaya çıkabilecek olan bulantı, kusma, ishalle kendini gösteren besin zehirlenmeleri, ateşli durumlar, dinlenmeyle geçmeyen kramplar ve baş ağrıları dikkate alınmalı; doktoruyla haberleşerek en yakın sağlık merkezinde tetkik edilmelidir. Özellikle gezi sırasında içilen suya çok dikkat edilmesi, sadece kapalı kutularda satılan su ve içeceklerin tüketilmesi, içeceklere kesinlikle buz eklenmemesi gerekir. Dışarıda hazırlanmış salata, az pişmiş et ve mayonezli ürünlerin tüketilmesinden kaçınılmalıdır. Ayrıca dikkat edilmesi gereken diğer bir husus da besin zehirlenmeleridir. Kusma, bulantı karın ağrısı, ishal ve kramp gibi yakınmalarla ortaya çıkan bu durum; çoğunlukla hijyenik olarak hazırlanmamış, tarihi geçmiş veya sindirim sistemini zorlayan besinler nedeniyle olur. Eğer 2 günden fazla süren ishal ve bir günde 4-5 kez dışkılama varsa, kişinin ateşi yüksekse ve karın ağrısı varsa mutlaka doktora başvurulmalıdır.

Rahat ve açık renkli giysiler tercih edilmeli

İster uzun ister kısa olsun, yolculuk ederken ve tatil sırasında mutlaka rahat, ısıyı yansıtan, açık renkli ve pamuklu kıyafetleri tercih edin. Pamuklu, cilde nefes aldıran kıyafetler sizi cilt ve genital mantar enfeksiyonlarından koruyacaktır. Ayaklarınız yolculuklarda şişeceği için topuklu ve dar ayakkabılardan kesinlikle kaçınmalısınız.

Su ve sabun en büyük yardımcınız

Eğer bir böcek ısırığıyla karşı karşıyaysanız ilk işiniz ısırık bölgesini su ve sabunla iyice yıkamak olmalı. Isırılan yere hemen karbonatlı su ya da kaşıntıyı kesen losyon sürün. Çok şiddetli kaşıntı varsa, yüzde 1'lik kortizonlu krem kullanın. Kaşıntıyı azaltmak için 10 saniye parmakla baskı uygulayın. Buz uygulamak, amonyaklı su ile kompres yapmak da iyi gelir.

Güneşe ve yanıklara dikkat!

Güneş kreminin UVA ve UVB ışınlarına karşı mutlaka etkili olması gerekir. UVA, uzun dalga boylu güneş ışığıdır ve cildin derinlerine nüfuz edebilir. UVA ışınları güneş yanığı yapmamasına karşın, uzun vadede cilt kanseri ve deri yaşlanmasına neden olabilir. UVB, kısa dalga boylu güneş ışığıdır ve bu ışınlar güneş yanıklarına ve deri kanserlerine yol açabilir. Bu nedenle güneş kremi hem UVA hem UVB ışınlarına karşı koruyucu olmalıdır. Açıkta kalan kısımları güneşten korumak içiniçin 30 veya 50 faktör arasında güneş koruyucu kremler tercih edilmelidir.

Tatil sırasında en sık ödem sorunu görülebilir!

Hamileliğin ikinci yarısı sıcak yaz günlerine rast gelirse, ayaklarda "ödem" adını verdiğimiz şişmeler önemli bir problemi oluşturur. Ayak şişmelerini azaltmak için akşamları ve mümkünse öğleden sonraları 30-60 dakika uzanılmalıdır. Uyurken ayaklar yüksekte tutulmalı, yatakta ayak ucuna havlu-battaniye konarak uyunmalıdır. Genellikle sabah kaybolurlar. Ancak dinlenmekle kaybolmayan ve gittikçe artan ödem durumunda hemen doktora başvurulmalıdır. Rahat, sıkmayan ayakkabı giyilmeli, mümkünse normal ayakkabı ölçüsünden bir numara büyüğü yaz döneminde tercih edilmelidir. Haftada 2-3 kez sıcak olmayan saatlerde yürünmesi de ödemin azaltılması açısından önemlidir. Parmaklarda sıkı olan yüzükler çıkarılmalıdır. Bazen ellerde şişme olduğunda yüzüklerin kesilerek çıkarılması gerekebilir. Sıkı, bele oturan elbiseler giyilmemelidir. Açık renkli, hafif ve ısı geçirgenliği olan elbiseler tercih edilmelidir. Aynı pozisyonda aynı yerde uzun süre ayakta kalınmamalıdır. Tuz tüketiminin azaltılması şişmeler için faydalı olabilir, ancak tamamen kaldırılmamalıdır.

Anne adaylarının dikkat etmesi gereken noktalar…

-Hamileler direkt güneş ışığından sakınmalıdır; zira anne adayları güneş yanığına karşı daha fazla eğilimlidir. Güneş ışığının dik geldiği 11.00-16.00 saatleri arasında direkt güneş ışığına maruz kalınmamalıdır.
-Sıcak günlerde dışarıda fazla fiziksel aktiviteden kaçınılmalıdır. Dışarıda yapılması gereken işler, sabah saatlerinde veya akşam yapılmalıdır.
-Sıcak havalarda dışarıda kalınan süre içerisinde bol sıvı almaya özen gösterilmelidir. Bu yüzden anne adaylarının yanlarında su taşımaları iyi olacaktır. Ancak çok aşırı su alınması da "su zehirlenmesi" adını verdiğimiz bir duruma yol açacağından, çok aşırı miktarda su alınmamalıdır. Su zehirlenmesinde; aşırı su alımı sonucu vücutta bulunan elektrolitlerin konsantrasyonu düşer ve ciddi bir durum ortaya çıkabilir.
-Yaz aylarında hafif ve yağsız gıdalarla beslenilmelidir. Mevsim sebze ve meyveleri tüketilmelidir. Ancak yaz aylarında ortaya çıkan ishallerden korunmak için meyve ve sebze temizliğine daha fazla özen gösterilmelidir. Mikrop bulaşmış gıdaların alınması ile ortaya çıkacak bağırsak enfeksiyonları (gastroenterit), hamilelerde su kaybına ve erken doğumun tetiklenmesine yol açabilirler.
-Halsizlik, yorgunluk ve baş dönmesi gibi belirtiler olduğunda hemen kapalı alana girilmeli, bol sıvı alınmalıdır. Dehidratasyonun (vücudun susuz kalması) ilk belirtileri; susuzluk hissi, dudakların ve ağzın kuruması, halsizlik ve kabızlıktır. Ayrıca bebek hareketleri de azalır. Böyle bir durumda serin bir yere geçilmeli, bol sıvı alınmalı ve mutlaka dinlenilmelidir.
-Yüksek koruma faktörlü güneş kremleri kullanılmalıdır; açık tenli kadınlar 30-40 SPF (güneş koruma faktörlü) kremleri tercih etmelidir. Hamilelikte, cilde rengini veren melanin pigmenti çok yüksek oranda artar ve "hamilelik maskesi" oluşumuna yol açar. Güneş ışığına korunmasız maruz kalan anne adaylarında bu maske çok daha fazla belirgin olarak ortaya çıkar ve lekelenmeler artar. Anne adayları, güneşin cildi karartıcı etkisinin çok daha fazla arttığını bilmelidirler.
-Cilt kuruması hamilelikte sık görülür ve özellikle yaz aylarında artar; kurumayı engellemek için nemlendirici kullanılmadır.

Hazırlayan: Işıl Evrim AKGÜN