İştahsız çocuklar için beslenme önerileri

İştahsız çocuklar için beslenme önerileri

Annelerin en çok yakındığı konulardan biri de çocuklarının iştahsızlığıdır. Aslında basit taktiklerle miniğinizin iştahını açabilir, yemek yemesini kolaylaştırabilirsiniz.

  • Yemek
  • Cuma 11.08.2017 12:32

Çocukların sağlıklı büyümesi, dengeli ve yeterli beslenmesiyle mümkündür. "Hiçbir şey yemiyor, yaşıtlarına göre çok zayıf." gibi söylemler birçok anneye tanıdık gelir. Ben bu konuda annelerin biraz abarttığını düşünüyorum. Aslında çocuğun kilosu boyuna, yaşına göre normalse ve sağlıklıysa hiçbir problem yoktur. Unutmamak gerekir ki onların mideleri küçüktür ve dolayısıyla da çabuk doyarlar. Bu yüzden sağlıklı yiyeceklerden yiyebileceği miktarda alması en doğrusudur. Beslenme ve Diyet Uzmanı Sevil Nas Can, iştahsız çocuklarına nasıl bir beslenme programı hazırlayacağı konusunda kaygı duyan anne-babalara sağlıklı ve iştah açıcı beslenmenin yollarını anlattı. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Zafer Çapar ise yemek yemeyen çocuklar için ailelere önerilerde bulundu.

Çocuk beslenmesi

Çocukların temel ihtiyaçlarından birisi olan beslenme; büyüme, gelişme ve sağlığın korunmasındaki en önemli faktördür. Bunun için her çocuğun doğumdan itibaren, protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve minerallerden oluşan besin öğelerinden yaşına uygun bir şekilde, her gün yeterli ve dengeli olarak alması gerekir. İlk 6 ayda anne sütünün yetmediği durumlarda çocuğun kaşıkla beslenmesi uygun olur. 6-12 aylık çocukların beslenmesinde, elma ve şeftali suyu ve püresi, pirinç unuyla hazırlanmış muhallebi, sebze çorbası ve yoğurtlu çorbalar ilk başlanacak ek besinlerdir. Devamında menüye yumurta, mercimek, et ekleyin. Sebze yemeklerini taze olarak pişirin, içine pirinç ve yağ ekleyerek, tat ve kalori yönünden zenginleştirin. Çocuğa verilecek yemeklere 1 yaşına gelinceye kadar tuz ve baharat asla atmayın.

Onu kendi haline bırakın!

Çocuğu ısrarla reddettiği yemekleri yedirmek için zorlamak doğru bir yaklaşım değildir. Çocuk yemek yiyeceği zaman serbest bırakıldığında, yemek yemesi daha kolay ve zevkli hale gelir. Çocuğun açlık hissine kulak verin, ihtiyacından fazlasını yemesinde ısrar etmeyin. Çocuklar yemek yemek istemediklerinde sofrayı kaldırın ve bir dahaki öğüne kadar bir şey yenmeyeceğini ona belirtin ve bu konuda taviz vermeyin. Çocukların başka çocuklarla yemek konusunda kıyaslanması kesinlikle yanlıştır. Her çocuğun enerji ihtiyacı, sevip sevmediği gıdalar, vücut yapısı, harcayacağı enerji ve metabolizma hızı farklıdır. Çocuğu zorlamak yerine, onun kendi tercihine kulak verin, yemek istemediği yiyecekleri farklı sunum ve tatlarla değiştirerek tüketmesini sağlayın. Mesela süt sevmeyen çocuğa yoğurt, ayran, muhallebi ve ev yapımı meyveli yoğurt vermek gibi… Çocuğun beslenme tercihlerinde aile bireylerinin rolü büyüktür. Annenin veya babanın yemediği bir yiyeceği çocuktan yemesi beklenemez. Yemek sırasında sevilmeyen yemeklerden asla bahsetmeyin, bilakis yemek sırasında yediğiniz yemeğin faydalarını anlatır şekilde sohbet edin. Yemeklerin ailece neşe içinde yenmesi gerekir. Aile kavgalarının yemek saatlerinde yapılması veya çocuğun yaptığı hataların yemek masasında anlatılması yemek yemeyi zorlaştırır.

Yemekleri bulamaç yapmayın

Özellikle 1 yaş altı çocuklara çok çeşitli meyve, kuruyemiş, sebze, bisküvi, peynir, süt ve pekmez gibi besinlerin karıştırılarak verilmesi, daha sonrası için çocuğun tekli tatlara alışmasını zorlaştırır. Çocuk 2-4 yaş arasında aile fertleriyle yemeğe başlamalıdır. Böylelikle yetişkinleri izleyerek yemek yeme davranışlarını taklit eder ve görgü kurallarını da öğrenmiş olur. Aile bireyleriyle aynı masada yemek yemek çocuğa ailenin bir ferdi olma duygusunu yerleştirir ve birey olduğunu anlamasına kolaylık sağlar. Yemek yemeyi kesinlikle disiplin, ödül, sevgi gösterme şekli ve çocuğun davranışlarını kontrol etmede kullanmak doğru değildir. Anne-baba hiçbir zaman beslenmeyi bir pazarlık konusu haline getirmemelidir.

Ne kadar yiyeceğine kendisi karar versin

Sofraya oturduktan sonra, yemeğin hep beraber belli bir süre içinde yeneceği açık bir ifadeyle anlatılmalıdır. Bu sürenin bitimine kadar hiçbir uyarı yapılmadan durulmalı, yemeye direnirse su, süt ve taze meyve suyu dışında hiçbir şey vermeden beklenmelidir. Ve asla alınan kararlardan vazgeçilmemelidir. Sofra hazırlanması sürecine çocuğu dahil etmek ve bunu bir eğlence gibi gerçekleştirmek, çocuğun yemek yeme isteğini artıracak, eğlenceli ve lezzetli yolculuk yapacağı düşüncesinin yerleşmesini sağlamasına sebep olacaktır. Çocuğa yiyeceği miktara karar vermesi için imkan tanıyın. Kendi tabağına konan yiyeceği çocuğun fikrine başvurarak koyun ya da yaşı uygunsa kendi tabağını kendi hazırlamasına müsaade edin. Böylece tabağındaki miktarı gözünde büyütmemiş olur. Yiyeceği miktar konusunda en iyi kararı verecek olan kişi çocuğun kendisidir. Yemekte zorluk çıkaran çocuğa yemediği zaman ekstra ilgi gösterilerek üzerine düşmeyin. Yemeği çocuğa "ister ye ister yeme" tavrı içinde verin ve çocuğun tabağına endişeli gözlerle bakmayın. Yemezse öğünler arasında bir şey vermeyin. Yemediği takdirde bir dahaki yemekte yiyeceğini kendisine söyleyin.

Diğer çocuklarla kıyaslamayın

Doğal olarak aileler çocuklarının bir saat bile aç kalmalarına dayanamaz. Ama çocuğumuza iyi yemek yeme alışkanlığını öğretebilmek için birkaç öğün hiçbir şey yememesine göz yummanızın hiçbir mahsuru yoktur. Çocuğunuza sağlıklı bir beslenme düzeni oluşturun, yemek yerine abur cubur yemesine engel olun. Sıklıkla yapılan yanlışlardan biri, çocuğun boyunun veya kilosunun tekli olarak değerlendirilmesi ve diğer yaşıtlarıyla karşılaştırılmasıdır. Yaşına göre boy-kilo gelişiminin normal olup olmadığını, dıştan görünüme göre kendi kafamızca değerlendirmek doğru değildir. Buradaki ölçüt doktorun çocuğun zayıf, şişman, uzun veya kısa boylu olduğunun standart büyüme eğrilerine göre değerlendirilmesidir.

İştahını açmak için…

Güzel bir yemek görmekle veya kokusunu duymakla iştah açılırken, tam aksine nahoş bir koku ve görünüm iştahı azaltabilir. İştahın açılmasında görünüm ve kokunun yanı sıra pek çok faktörün de etkisi vardır. Egzersizler ve aktivitenin artması iştahı artırırken, aşırı yorgunluk olumsuz etki yapar. Yemek öncesi bir şeyler atıştırılması iştahı kapatır. Kışın, yaza göre daha iştahlı olabilir. Bol oksijenli temiz ortamlar iştahı artırıcı bir etkendir. Üzüntü iştahı azaltır. Neşeli ve sevinçli hallerde de artar. Enfeksiyon hastalıklarında azalan iştah hastalık geçince düzelir. Çocuğunuzun iştahsız olduğunu düşünüyorsanız, öncelikle çocuk hastalıkları uzmanına götürerek gelişim eğrilerine göre büyüme ve gelişme durumunun normal sınırlar içinde olup olmadığını saptayın. Eğer düşük kilolu grubuna giriyorsa altta yatan herhangi bir hastalık olup olmadığını araştırın. Daha sonra bir beslenme uzmanıyla çocuğun gereksinimlerini belirleyerek günlük beslenme programı hazırlayın.

1-3 yaş çocuk beslenmesi

Kalsiyum ihtiyacı nedeniyle çocuğa her gün yarım litre süt verilmelidir. Süt her şekilde verilebilir. 25 gram peynirde de 200 gram sütteki kadar kalsiyum vardır. Her gün et ve baklagillerden bir-ikisi beslenme listesinde bulunmalıdır. Her gün bir yumurta yedirilmelidir. Düzenli et verilen çocuklara yumurta gün aşırı verilebilir. Günde bir ya da iki kez sebze ve meyve yedirilmelidir. Fazladan bir öğün meyve vermek sebzenin yerini tutabilir. Taze meyve suları da meyvenin yerine geçer. Günde bir-iki kez nişastalı besinler ve üç dilim ekmek beslenme listesinde bulunmalıdır. Çocuğa olabildiğince erken dönemde kendi kendine çatal kaşık kullanarak yemek yemesi bulundukları keyifli bir sosyal olay olarak algılamalıdır. Bu yaşta televizyon ve oyun, çok çekici olduğundan yemeğe ilgisizlik sık bir sorundur. Ayrıca yemek seçme de sıktır; haftalarca hep aynı şeyleri yemek istemesi birçok çocukta görülür. Bu dönemde çocuğun çikolata, şeker, pasta, kola gibi besleyici özelliği olmayan gıdalara alışmamasına özen gösterin. Ayrıca yemek saatlerinin düzenli olması çok önemlidir.

Dr. Zafer Çapar: "Yemeğini yemediği için onu cezalandırmayın!"

Aç olan çocuk eninde sonunda yemek ister, onun kendinin aç olduğunu fark etmesine izin verin. "Şunu yer misin, bundan da ister misin, belki bunu seversin" gibi sorulardan uzak durun.

Çocuğunuzu yemeğini masada oturup yemesi için teşvik edin. Yemek masasının; sıkıntılı değil de aile üyelerinin günlerini nasıl geçirdiklerini anlattıkları, sohbet ettikleri, bu arada da hep beraber yemek yedikleri bir yer olmasına çalışın.

Sadece öğününde yemek teklif edin, yemek aralarında atıştırmalarına izin vermeyin. Zaten küçük olan mideleri, çabuk doyuran abur-cuburlarla dolacak, böylelikle de açlık hissi ortadan kalkacaktır.

Yemek seçimiyle ilgili olarak, onun için besleyici olduğunu düşündüğünüz yiyeceklerden, evde olanlar arasında seçim yapmasını isteyin. Seçtiği halde yemediği yiyeceği bir başka öğünde tekrar deneyebilirsiniz.

Sofradan yemeden kalkmışsa birkaç saat sonra acıkabilir, bir sonraki öğünü bekletmek ve abur-cubura izin vermemek daha uygun olacaktır.

Yemek sırasında ne kadar sinirlenirseniz sinirlenin belli etmemeye çalışın. Yemediyse dolu tabağı gayet sakin bir şekilde çocuğunuzun önünden alın ve gülümseyerek sohbetinize veya yapacağınız işe devam edin.

Yemeğini yemediği için çocuğunuzu cezalandırmayın veya yediği için ödüllendirmeyin.

Yemeğini yemesi için ısrarcı olmayın, sözler vermeyin, masal veya hikayelerle dikkatini dağıtıp ağzına yemeği tıkmayın.

Yemeklerin hepsini birbirine karıştırıp hızla yedirmeye çalışmayın. Bırakın sırasına kendi karar versin. Kendisine ait yemek zevkinin gelişmesine olanak tanıyın.

Yemek sofrada yenir. Elinizde tabak, oda oda dolaşmayın.

"Hiçbir şey yemiyor, bunu seviyor bari bunu yesin!" diyerek besleyici değeri olmayan, ancak çabuk doyuran gıdaları yedirmeyin (Yemekten sonra yenilen bir-iki bisküvi, gofret veya şekeri bunun dışında tutabilirsiniz).

Yemek işini inada bindirmeyin. Bu yolla çocuğunuzun sizin üzerinizde egemenlik kurmasına izin vermiş olursunuz.

Yemek saatinde evde değilseniz, çocuğunuzu gördüğünüzde ilk sorunuz "Yemeğini yedin mi?" veya "Ne yedin bugün?" olmasın. Çocuğunuzun diğer yaptıkları da sizi en az yemesi kadar ilgilendirsin.

Çocuğunuzun yemeyle ilgili sorununu onun duyabileceği yerlerde başka kişilerle paylaşmayın, çocuğunuz bu olaydan iki şeklide etkilenir. Hem kendinin bile tam anlamıyla farkında olmadan yaptığı ilgi çekebilme işini yemeyerek başardığını algılar hem de sizi üzmekten dolayı kendini kötü çocuk olarak hisseder. Zaman zaman da size kızdığında sizi cezalandırmak için yemeği kullanılır hale gelir.

Unutmayın ki; iyi anne-baba olmak, çocuğunuzu iyi gıdalarla beslemekten geçmiyor. Çocuğunuzla aranıza hiçbir şeyin, yiyeceklerin bile girmesine izin vermeyin. Açığı sonradan kapatılamayan tek şey sevgi ve güvendir.

Hazırlayan: Başak Doğru