Arkasından kurtlar, kuşlar ağladı

Yaban hayvanlarının dostuydu Celal Bitikli. Ani bir kalp kriziyle hayatını kaybedene kadar çiftliğinde yüzlerce yaban hayvanına baktı. Bitikli'nin ardından, baktığı hayvanlar yemeden içmeden kesildi

Bazen hayat karşımıza öyle yaşam hikayeleri çıkarıyor ki, "Bu ancak masallarda olur," diye düşünmemek elde değil. Enez'deki çiftliğinde ördekten yaban domuzuna, kuğudan kartala yüzlerce hayvana ev sahipliği yapan, hayvan dostu Celal Bitikli de hayatı masal tadında yaşayanlardan biriydi... Aydın bir mimar, kalbi sevgi dolu bir insan, herkese örnek olabilecek kadar hayvan, doğa ve çevre dostu olan Celal Bitikli, geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Bu ani kayıp hayvansever çevreleri büyük üzüntüye boğarken, çiftlikteki hayvanlar bile onun ardından yas tutuyor. HAYTAP'ın (Hayvan Hakları Federasyonu) en aktif üyelerinden biri olan Ege Sakin Bitikli, babası Celal Bitikli'nin vefatından dolayı derin üzüntü çekerken, babasının sıra dışı yaşam hikayesini gözyaşları içinde anlatıyor: "Babam aslında eskiden bir avcıydı, ancak avcılık yaptığı zamanlarda da ormanda yaralı bulduğu hayvanları eve getirip tedavi eder, daha sonra ormana bırakırdı. Avlandığı için ciddi kavgalar ederdik. Bir taraftan yaralı hayvanları tedavi ederken bir taraftan avlanmasını anlamıyordum. Hayvanları öldürmesine tepki olarak 15 yaşımda vejetaryan oldum." Sonrasında ani bir kararla avcılığı bırakan Celal Bey, tamamen doğa koruyucusu olmuş. Beş yıl önce Enez'de 30 dönüm bir arazi satın alarak, doğal bir yaşam alanı oluşturmuş. Çiftlikte bir göl bile var. Çiftlik zamanla kışın aç kalan yaban ördeklerinin uğrak yeri haline gelmiş. Ege Sakin Bitikli şöyle anlatıyor: "Ördekler bu gölde güvende olduklarını ve bol yemek olduğunu keşfettikten sonra burası ördek doldu, bazıları göç etmeyi bırakıp yerleştiler. Devamlı kalan 40 civarı ördek var, kışın bu sayı yüzlerce oluyor. Çiftlikte iki de yaban domuzu var. Biri üç, diğeri henüz bir yaşında. Küçük olan geçen yıl annesi doğum yaptığı sırada avcılar tarafından vurulmuş ve daha göbek bağları üzerinde olan altı yavruyu Celal Bitikli'ye getirilmiş. Yavruların beşi ölmüş ve Celal Bey kalan yavruyu, bir hafta kazağının içinde kendi ısısıyla büyütmüş. Evde büyüyen, adını Fıkfık koydukları bu domuzun çok sevecen olduğunu söylüyor Ege Sakin: "Her insanla dost. Doğduğu günden beri bizim yanımızda. Diğerini de babam bundan üç yıl önce, yine avcıların elinden kurtarmıştı. Yemeğini babamın elinden yerdi. Cenazeden sonra bir hafta verdiğimiz yemekleri yemedi." Çiftliğin daimi sakinleri arasında, Celal Bitikli'nin Gala Gölü'nde ölmek üzere iken bulup kurtardığı iki kuğu da var. Kuğular avcılar tarafından vurulup, yaralı olarak gölde bırakılmışlar. Kuğuları kurtarıp, tedavi etirmiş Celal Bey. Şimdi gayet sağlıklı olan kuğular gitmek yerine çiftlikte kalmayı tercih etmiş. "O iki kuğu ve yaban kazları, cenaze günü akşama kadar evin önünden ayrılmadılar. Ne bir lokma yemek yediler ne de evin önünden ayrıldılar. Cenazeye gelen herkes çok şaşırdı."

YABAN DOMUZUnun ACISI
Hayvanları korumaya yönelik yaptığı çalışmalar nedeniyle 2007 yılında Çevre Bakanlığı'ndan bir çevre ödülü de almış Celal Bitikli. Ege Sakin babasını anlatmaya devam ediyor: "Babamla hayvanlar arasında garip bir bağ vardı. Hayvanlarla konuşuyor muydu bilmiyorum? Hepsinin ne derdi olduğunu baktığı anda anlıyordu. Her cins hayvanı, rahatlıkla eline alabiliyor, direnmiyordu hayvanlar ona. Öldüğü zaman üstünde olan kıyafetlerini getirmiş biri, o telaş içinde o torbayı bahçedeki çeşme başına koymuşlar. Babamı, toprağa verdiğimiz akşam yaban domuzu İrfan, o torbayı bulup indirmiş. Hepimizi perişan etti o gece. Torbadan çıkardığı kıyafetleri ağzında gezdirip durdu. Cenaze sırasında gölde ne kadar ördek, kaz varsa hepsi havalanıp uçmaya başladı." Celal Bitikli'nin vefatının üzerinden iki ay geçse de hayvanların çiftlikten ayrılmadıklarını söylüyor Ege Sakin: "Gitmiyorlar. Annem ve kardeşim babamın sistemini devam ettirmeye çalışıyorlar. Orayı, onun adına, yaban hayatı kurtarma merkezi gibi bir yer yapmak istiyoruz. Enez ve Gala Gölü'nü koruma altına alacak bir proje geliştirebiliriz."