Modada yeni 'Yeni Görünüm'

Christian Dior'un başına getirilen Belçikalı modacı Raf Simons, ilk koleksiyonunu Paris Haute Couture Haftası'nda sergiledi. Simons, modada yeni bir sayfa açıyor

Bir yılı aşkın süredir, dünyanın gözü kulağı Christian Dior moda evindeydi. YSL'e transfer olan Hedi Slimane ve Louis Vuitton- Yayoi Kusama iş birliği gibi heyecan verici birliktelikler, ilgiyi sadece kısa süreliğine Dior'dan ayırabildi. Markaya 14 yıl hizmet eden John Galliano'nun antisemitik açıklamalarının internete sızması, ardından mahkeme koridorlarına taşınması ve tasarımcının Dior'dan kovulmasıyla son bulan Galliano döneminin ardından, bu sefer de baş tasarımcısız yürüyen birkaç sezon ve bu altın tahta kimin oturacağı dedikoduları, moda basınının ağzını sulandırdı. Akla gelen her modacı için 'layık mı, değil mi?' bahisleri açıldı. Sonunda, tüm dünyayla eş zamanda Pazar SABAH'ta yazdığım gibi, Jil Sander'in Belçikalı minimalist tasarımcısı Raf Simons'ta karar kılındı. Haberlerin basına sızmasından sonra Simons, Christian Dior merkezinden gözleri yaşlı ayrılırken fotoğraflanınca, kafalarda tekrar soru işaretleri oluştu. Olaylar iyice pembe dizi kıvamına geldi ama sonunda Simons, Paris Haute Couture Moda Haftası'nda (1 - 4 Temmuz) ilk koleksiyonunu sundu. Simons, John Galliano'yu neredeyse silip, moda evine ismini veren tasarımcı Christian Dior'un bir döneme damgasını vuran ve 'New Look', yani 'Yeni Görünüm' olarak adlandırılan koleksiyonunun 'ikonik' parçalarına yoğunlaşmıştı. Moda evinin kodlarını, kendi minimalist bakış açısı ile birleştirebileceğini kanıtlamak için hazırlandığı aşikar olan koleksiyon, 2000'lerin kadınına uzun zamandır unuttuğu romantik esintileri kazandırmak açısından önemliydi.

FORM AYNI, YORUM YENİ
Simons, Dior'un fırfırlarını ve fiyonklarını kaldırmış, ama kadın figürünü öne çıkartan, dar belli, dolgun etekli formu tutmuştu. Aslına bakarsanız, dünya basınının yanı sıra izleyiciler arasında bulunan Donatella Versace, Marc Jacobs, Alber Elbaz, Azzedine Alaia ve Olivier Theyskens gibi tasarımcıların gözlerini parlatan da, bir dönemin kalıplar içine sokulan kadınının, aynı formlarla bu kadar yenilikçi bir yorumla sunulmasıydı. Defileyi Christian Dior'un 1947'de yarattığı 'Bar' ceketinin modern yorumu ve sigaret pantolon ile açan Simons, ilerleyen görüntülerde, balo elbiselerinin eteklerini kesip, siyah pantolonlarla kullandı. Bu görüntü, Helmut Lang'in 1990'larda haute-couture'den ilham alarak hazırladığı koleksiyonlarını anımsatsa da, Simons'ın işçiliği alkış topladı. Lanvin'in tasarımcısı Alber Elbaz'ın "Bir tasarımcı ile moda evinin şiirsel evliliği," olarak adlandırdığı Raf Simons-Christian Dior birlikteliği için Simons "Dior'un kodlarını daha fazla enerji ile sunmak istedim," dedi. Dior'un geçmişine gönderme yaparken, kendi keskin ve düz çizgilerinden ödün vermediği için Simons için 'Yeni Yeni Görünüm' (New New Look) dönemini açtı' en baskın yorum oldu. Ben, gelecek koleksiyonlarda daha fazla Simons, daha az Dior görmeyi umsam da, belki de ortaya iki aykırı ruhun birlimi çıkacak ve modada 2000'ler boyunca açılamayan 'Yeni dönem' o zaman başlayacak.

LÜKSE YER AÇIN
Türkiye pazarına girdiği 1999 yılından beri, korseden iç çamaşırına kadar pek çok hayati ihtiyacımızı karşılayan, 36'dan 52 bedene kadar kadınlara hitap eden ve son yıllarda yaptığı giyim atağı ile günlük gardıroplarımıza da giren Marks&Spencer, Türkiye'nin en sevilen markalarından biri. Bunu ben söylemiyorum, her hafta markanın Türkiye'nin 12 şehrinde bulunan 45 mağazasına giren 350 bin kişi ispat ediyor. Türkiye'de hizmet kalitesini artırmak ve daha farklı bir müşteri kitlesine de hitap etmek için yola çıkan Marks&Spencer, Paris'teki dev konsept mağazasının devamını İstanbul'da, Kanyon Alışveriş Merkezi'nde bu hafta açıyor. Mağazasının iç tasarımı ile farklılaşan, satılan ürünlerde her parçayı özel bir ekiple tek tek seçen marka, artık lüks segmente de hitap edecek. Kanyon mağazasında, kadın, erkek, çocuk, iç giyim ve ev tekstili ürünleri alışverişi yaparken, artık daha iyi kurgulanmış bir alışveriş deneyimi yaşayacaksınız. 1000 metrekarelik lüks bir Marks&Spencer'a hazır mısınız?