Süt anne değil 'sosyal' anne devri başladı

İnternette çocuğuyla birlikte yaptıklarını, deneyimleri twitter, facebook, bloglarda veya internet sitelerinde paylaşan anne babaların sayısı artıyor. Özellikle anneler sosyal ağlarda babalara göre daha örgütlü ve daha bilinçli.

İnternette çocuğuyla birlikte yaptıklarını, deneyimleri twitter, facebook, bloglarda veya internet sitelerinde paylaşan anne babaların sayısı artıyor. Özellikle anneler sosyal ağlarda babalara göre daha örgütlü ve daha bilinçli. Çalışan anne babaların en büyük derdi "Çocuğum bilgisayar ve cep telefonu kullanmaya ne zaman başlasın" sorusunu sormaktır. Ancak büyük çoğunluk çocuğuna 2 veya 3 yaşındayken cep telefonu veya tableti kaptırmış bile. Geçtiğimiz günlerde Türkiye'nin en önemli şirketlerden birinin CEO'sunun elinde cep telefonunu göremeyince "İlk defa elinizde cep telefonu görmüyorum" diye şaşkınlığımı ifade edince; "Benim yumuşak karnım oğlum. Evden içeri girince telefonuma el koyuyor" yanıtını aldım. "Buna en çok sevinen e-posta yanıtlamaktan kurtulan şirket çalışanları herhalde" diye içimden geçirerek bu sorun üzerine kafa patlamaya karar verdim. Bu sorun pek çok anne baba için de yabancı değil. Bunun için anne babalardan bilgi, deneyim ve sorularını paylaşmaya karar verdim.

ÇOCUKTAN AL HABERİ
Çocuğun eline geçen iPad, iPhone veya Android işletim sistemli akıllı telefonlar anne babanın aklını başından alabiliyor. Anne babasının facebook veya Twitter hesabını açan çocuk, olmadık şeyler yazıp aileyi zor durumda bırakabiliyor. Sonra ayıkla pirincin taşını. Çocuk biraz büyüyünce dertler sadece bununla kalmıyor. Bu kez de sorun çocuğun saatlerce cep telefonu ekranına bakarak, oyun oynaması veya arkadaşlarına mesaj göndermesi olabiliyor.

GAZETE HABERLERİ KORKUTUYOR
Üstelik önemli bir kısmı çeviri olmak üzere medyada çıkan haberler anne babaları daha da çok korkutuyor. Oyun oynayan, facebook üzerinden arkadaş edinen çocuklarla ilgili olumsuz haberler bilgisi olmayan anne babaları "aynı şey benim çocuğumun başına da gelir" diye korkutuyor. Ancak diğer yandan çocuğun eline telefon veya bilgisayarı verip susturmanın cazibesi bu korkuyu ortadan kaldırıyor. Yani anne babalar için çocuğa rüşvet verip susturmak daha cazip gelebiliyor. Peki bu durumdan kurtulmanın yolu yok mu? Tabii ki var. Ancak, zaman ve emek harcamak, çocuğunuzla daha fazla zaman geçirmeyi göze alıyorsanız, evet!

SOSYAL ANNELER ÇOCUKLAR İÇİN İNTERNETE BULUŞTU
Teknolojiye bu kadar soğuk biriyken ne oldu da ben birden bire her şeyi dijital ağda paylaşan anneye dönüştüm. Her şey Ali'ye hamile olmamı öğrenmem ile başladı. Önce eşim Sinan bir kamera aldı. Ben youtube ve uzman TV üzerinden videolar izlerken bir annenin günlük çektiği videolar dikkatimi çekti. Her anne gibi ben de 3'üncü yaşına hazırlanan çocuğumun üzerine titriyorum. SosyalAnne olarak süt verme dönemi geçti bilgi ve eğlenceyi paylaşan anne dönemi başladı. "Çocuk yapmak değil, bakmak marifet" diyerek, "Kariyer de yaparım sosyal annelik de" sloganı ile işin başına geçtim ve çocuğumla birlikte keşifler yapmaya başladım. Bunlar benim tercihlerim ve doğrularım. Yaşadıklarımı da sizlerle paylaşıyorum. Ayşe Nazlı Fırat

Apple'dan "Çocuk Modu " istiyorum !
İlk isteğim Apple'dan iPhone kullanıcıları için çocuk modu seçeneği. Yani ben eve girdiğim andan itibaren Ali'nin emrine giren iPhone ve iPad gibi cihazların güvenli bir şekilde kullanılması. Hem çocuğum gereksiz frekanslardan etkilenmesin hem de benim bilgilerim kaybolmasın veya eşe dosta gereksiz mesajlar gitmesin. Bunun için "Uçak Modu" gibi tek hareketle çocuğun kullanacağı uygulamalar "Çocuk Modu" ile açılsın ve Çocuk Modu'ndan çıkış şifreli olsun. Olmadı çocuğa bir iPod Touch almak zorunda kalacağım. Ancak Ali yine de benim iPhone'umu isteyecek, çok iyi biliyorum.

"İnternete aşık" cihazlar sardı dört bir yanımı
İnterneti hayatın bir parçası olarak gören cihazların sayısı artıyor. Bu cihazlar genelde paylaşıma açık, bulut kullanımını artıran mimaride kullanıma sunuluyor. İnternet tarayıcısı yarışında Internet Explorer'ı tahtından etmeyi hedefleyen Google Chrome yazılım dışında donanım olarak da atağa kalktı. Yaklaşık 1 yıl önce, Microsoft Windows ve Apple OSx'e rakip Chromebook dizüstü bilgisayar olarak karşımıza çıkmıştı. Şimdi de kutu olarak; Chromebox olarak karşımıza çıktı. İşletim sistemi olarak karşımıza çıkan Chrome OS oldukça hızlı. Önceki denemelerinden ders alan Google hem Chromebook hem de Chromebox'ı farklı kullanım özellikleri ile piyasaya sürüyor. Mac Mini'ye benzeyen ve Samsung tarafından üretilen Chromebox 6 USB girişi ile birlikte çalışan cihaz sayısını artırıyor. Chromebox'ta 6 USB girişi bulunuyor ve 30'ar inçlik 2 monitör bağlantısına kadar desteği bulunuyor. Fiyatı ise makul 329 dolar. İnternet bağlantısı Türkiye şartlarında zaman zaman internet kesintisi olduğu için Google Web Store'da uygulamaların önemli bir kısmı da offline (internet bağlantısı olmadan) olarak çalışabiliyor. Kablosuz klavye ve fare ile bluetooth bağlantısı ile kullanılıyor. Kablosuz internet bağlantısı ile kullananı kabloya mahkum etmiyor. Evinizdeki televizyona veya bir monitöre bağlayabileceğiniz Chromebox ikincil bilgisayar olarak kullanılabiliyor. Eğer gmail, drive gibi Google uygulamalarını sıkça kullanıyorsanız, sizin için biçilmiş kaftan diyebilirim. Televizyon için HDMI bağlantı sıkıntı olabilir, bunun için bir adaptör hemen sıkıntıyı çözüyor.