Yenilikler Türkiye'de değil, dünyada yok

Tween'in başına Jil Sander ve Uniqlo'nun kreatif direktörlüğünü de yapan Pierangelo d'Agostin geldi. Yakında dünyanın gözü Tween'in yeni koleksiyonunda olacak

Yıllar yılı Damat markasının, daha genç yüzü olarak bildiğimiz, radarımızdan kaçan, ilgiyi bir türlü üzerinde toplayamayan Tween, Türkiye'yi hatta dünyayı kendine hayran bırakmaya hazırlanıyor. Yeni Tween'in arkasında Jil Sander ve Uniqlo gibi markaların kreatif direktörlüğünü yapan, dâhi İtalyan Pierangelo d'Agostin var. Tween'in koleksiyonun yanı sıra marka imajı ve dünyada mağazalaşma sürecinin de başında olan d'Agostin ile koleksiyonu incelerken aklımda tek bir şey vardı; tasarımda, kumaşta, fonksiyonellikte akıl sınırlarını zorlayan yeni Tween'e erkeklerden önce girmek, özellikle parkalara, motorcu montlara ve trençkotlara sahip olmak. d'Agostin, gönlüme su serpti: "Yakında Tween kadını da gelecek." Tween'in yeniden doğuş hikayesini, d'Agostin'den dinledim:

- Önce Tween'in marka imajıyla başlayalım. Yeni logonuz başka bir hikaye anlatıyor değil mi?
- Tween, kuruluşundan itibaren, Damat gibi bir ana markanın, gençlere hitap eden alt markası olarak çalışmış. Adını da gençlikten esinlenerek almış. Ben bunu değiştirmek istiyordum, dört aylık düşünme sürecinin sonunda, Tween'i, Between (Arada) anlamına gelen kelimenin kısaltması olarak kullanma fikri geldi. Bu kelime Asya ile Avrupa'nın, pek çok kültürün, modern ile gelenekselin arasında olan İstanbul'u en iyi anlatan kelimeydi aslında. Yani artık 11 yaşındaki Teen (Genç) değil, sofistike İstanbullu erkek var.

- Bunları yapmak için mi İstanbul'a taşındınız? Çünkü, tekstil firmalarına ve markalara danışmanlık veren pek çok yabancı tasarımcı buraya kısa süreli seyahatler yapmayı tercih ediyor.
- Ben Tween'in kreatif direktörüyüm. Markanın koleksiyonlarını da hazırlıyorum ama aynı zamanda marka imajı, logosu, marka algısı, yani her şeyiyle Tween'i sıfırdan yaratıyorum. Burayı derinlemesine anlamak için İstanbul'da zaman geçirmem gerekiyordu. Bu yüzden burada yaşamayı seçtim ama ilham almak için hâlâ çok seyahat ediyorum.

- O halde, Tween için hazırladığınız koleksiyonda, kendi kültürümüzün izlerini de görecek miyiz?
- Bunu şimdiden söylemek için erken. İstanbul'u doğa, gelenek ve modern algı olarka üç yönlü incelemek istiyorum ama bunu yapmak için daha çok araştırmam şart. Bu yüzden iki-üç sezon daha araştırmaya yoğunlaşacağım.

- Geçmişte İngliz, Alman, İskandinav, Japon markaları için çalıştınız, şimdi de Türkiye'desiniz. Marka yerine lokasyon mu besliyor sizi?
- Ben İtalyanım, bu stil benim için yürümek kadar kolay. Ama tasarım konusunda gelişmek benim için önemli. Bu yüzden 20 yılı aşkın bir süre Japonya'da çalıştım. Uzakdoğu'dan sonra şimdi de Türkiye'nin kültürel değerlerini inceliyorum. Benim koleksiyonlarımın gücü çok kültürlü olmamdan geliyor.

TEKNOLOJİYE YATIRIM YAPIYORUZ
- Tasarım kadar teknolojik kumaşlara ve dikişte yeni tekniklere de odaklanıyorsunuz. Türkiye'den de yenilik çıkartabilecek misiniz?
- Evet, yenilik ve inovasyon bir markanın gücünü ortaya koyar. Benim için yenilik getirmek, kullanılmayanı kullanmak, ihtiyaçlara cevap veren, çok fonksiyonel parçalar hazırlamak çok önemli. Ben tasarım kadar bunlarla da öne çıkıyorum, şimdi de Türkiye'de yapabileceklerime odaklandım.

- Şimdiden keşfettiğiniz, bize söyleyebileceğiniz yenilikler var mı?
- Mesela ilk koleksiyonumuzun yüzde 90'ını, dünyanın en kaliteli kumaşlarından olan ve sıcağı insan tenine taşımayan, moher yününden hazırladık. Ankara keçisinden elde edilen moher yünü, 1890'lara kadar sadece sizin topraklarınızda varmış. Bu geçmiş mirastan yola çıkarak, koleksiyon için moher-ipek, moherkoton gibi kumaşlar ürettirdim. Sıcakta hava alabilen, kırışmayan takım elbiselik kumaşlar ürettik. Ceket giyip terlemek diye bir şey olur mu? Bu ince ceketlerle koşuya bile çıkabilirsiniz. Bunlar sadece İstanbul'da değil, dünyada da yeni ve sadece Tween'de satılacak.

- Tween'in yenilenmesinin öncelikli sebebi, markanın dünyaya açılmasıydı. Bu seyahat nereden başlayacak?
- Bir iki sezon sonunda, marka imajı ve koleksiyonlar oturduktan sonra, Tween Uzakdoğu'ya açılmayı planlıyor. Bir de en az Uzakdoğu kadar zor olan Londra'ya girmeyi planlıyoruz. Ama konu bir marka olunca, düğmeye basınca olmuyor, bir karakter yaratmak için uzun zaman mesai harcamak şart.

TÜRKLER SEVECEK
- Sizce yaptıklarınız Türk erkekleri tarafından da kabul görecek mi?
- Bence yeni nesil Türk erkekleri yeniliklere fazlasıyla açık. Bu yüzden Tween koleksiyonunun fonksiyonelliğini, rahatlığını ve şıklığını gördüklerinde, bu tarza hızla ayak uyduracaklar. Yavaş yavaş mağazalaşmaya başayacağız ve mağazalarımızda, yaptığımız reklam kampasında Tween ruhu, müşteriye anlatılacak. Bunlar için zaman vermek lazım, değişim değil, gelişimle ilgileniyoruz. Tween'de parçaları vereceğiz ve müşteri kendi kişisel tarzını yaratacak.

- Tween'de gelecek yaz neler göreceğiz?
- 250 parçalık bir koleksiyon hazırladık. Parçaların yüzde 80'i koyu renklerden oluşuyor. Eski Tween'in bedenlerini tutarak, yepyeni, insanın üzerine oturan iyi kesimli parçalar hazırladık. Dış giyim parçaları üzerine yoğunlaştık, çok şık astarsız takımlar, kargo pantolonlar, çok cepli fonksiyonel ceketler, hareket kabiliyeti sağlayan ceketler çoğunlukta. Koleksiyon ocak ayında piyasada olacak.