Komşuyu kopyalamayın

Komşuyu kopyalamayın

Dekorasyonda trendlere bağlı kalmak yaratıcılığın önünde bir engel olarak gösteriyor kendini. Hem trendlere uyup hem de özgün bir ev tasarlamanın yolu o sınırları iyi çizmekten geçiyor

Her yıl trend ajansları tarafından öngörülen ve açıklanan trendlere göre üretim yapıyor çoğu firma. Böyle olunca da pek çok yerde benzer ürünleri görmek mümkün oluyor. Herkes arkadaşında gördüğünü beğenip alıyor ve sonuçta birbirine benzeyen bir sürü ev çıkıyor ortaya. Herkesin yazlık evinin provensal, eskitme beyaz cilalı mobilyalarla dolu olduğu düşünülürse özgünlüğe giden yolun, trendlere bağlı kalmadan, bağımsız bir bakış açısından geçtiği düşünülebilir. Neden trendlere uymak zorunda olalım ki? Bu elbette bir bakış açısı. Hem de rasyonel bir bakış açısı. Evim eğer benim özel alanımsa orada tamamen kendi zevkimi uygulayabilmeliyim. Kimsenin evine benzemeyen, piyasadaki moda mobilyalardan kendini soyutlamış bir ev tasarlayabilmenin yolu, trendlerden uzak kalmak olabilir. Ama bir de şu bakış açısı var ki onu da es geçmemek gerek.

KLİŞE YAZLIKLARA SON
Biz ne kadar trendlerin dışında kalmak istesek de elimizde olmadan bizim de etkisinde kaldığımız genel bir eğilim var. Dar paça, geniş paça modası gibi bir şey bu da. Eğer tasarım klasikleriyle tasarlanmış, her daim modern görünen bir evimiz yoksa ve belli aralıklarla yaşadığımız evin tarzını değiştireceksek -evden sıkılmamak için- bunu belli trendlere uyarak yapmak gözümüze de iyi gelecektir. Ama bunun mutlaka bir sınırı olmalı. Hem trendlere uyup hem de özgün bir ev tasarlamanın yolu o sınırları iyi çizmekten, trendleri iyi dengelemekten geçiyor. Yazlık evlerde durum çok vahim. Biz dekorasyon dergisi hazırlayan insanlar olarak her yaz aynı derde düşüyoruz. Özgün ev bulmak, özellikle trendy hale gelmiş sahil beldelerinde daha da güçleşiyor. Alaçatı'da birbirine benzemeyen taş ev bulmak neredeyse imkansız hale geldi. Zaten fiks olan taş duvar fonunun önünde Provance tarzında tasarlanmış, yuvarlak hatlı, beyaz eskitme cilalı mobilyalar, soluk çiçekli perdeler, uçuşan tüllü cibinlikli yataklar, içine lavanta yerleştirilmiş süt güğümleri... Ve bunları görmekten çok sıkılan bizler! Ne yapılabilir bu klişe görüntülerden kurtulmak için? Kesin bir reçetesi yok elbette ama şöyle bir tarif işe yarayabilir: Biraz özgün bakış açısı, eskiciden alınmış aksesuar ve eşyalar, bir tutam yöresel aksesuar, biraz seyahatlerden alınmış aksesuar ve koleksiyonlar ve bir demet yaşanmışlık ve biraz sanat eseri... Annemle 30 yıl önce Bodrum'daki eskicilerde nasıl bakır kaplar topladığımızı hatırlıyorum. Çıkrıklar, kahve değirmenleri, havanlar, eşek semerleri, yöresel cam boncuklar, amforalar... Bunların hepsi yazlık evler için özgünlük anahtarları. Büyük ihtimalle başkasının evinde olmayacak olsa da kendi hikayesi olan ayrıntılar...

DETAYLAR ÖNEMLİ
Fotoğraflar, aile büyüklerinden kalma ayrıntılar, sizi kalabalıktan ayıracak bir özelliğinizle ilgili bir ayrıntı, geçmişten gelen ama sizin için değeri olan ıvır zıvırlar... Etraftaki herkes sadeleşme, fazlalıklardan kurtulma tavsiyeleri verse de, bazı şeylerin ilelebet saklanması gerektiğini düşünüyorum ben. Her şeyi atarsak biz nasıl biz olacağız. Bize biz olduğumuzu hatırlatan, bizimle bu yaşa gelmiş birkaç parça eşya mı fazla geldi? Varsın gelsin.

YENİLİK
Eğlenceli tuvaletler
Creavit'in Ducky çocuk serisi, A'Design Award tarafından ödüle layık görüldü. www.creavit.com.tr

TREND
Çiçek bahçesi
Sayfaları çevirdikçe renkli bir bahçede geziyormuş hissi yaratan Flowers kitabı, Assouline kitabevlerinde. www.assouline.com