Estetik dendiğinde insanların aklına bir Ajda bir ben geliyorum

Estetik dendiğinde insanların aklına bir Ajda bir ben geliyorum

Hande Acar dikkat çeken biri. Kendi tarifiyle şarkıcı değil, oyuncu değil ama gözler hep onun üzerinde. Öyle ki Instagram’daki takipçi sayısı 100 binin çok üzerinde. Son dönemde gri saçları, kickboks’a olan ilgisi konuşuluyor. İşadamı Erdinç Acar’la evlenince hayatı değişen, üç çocuk annesi Hande Acar hayatını Cumartesi SABAH’a anlattı

1984 doğumlu Hande Acar, Işık Lisesi mezunu. Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim Sistemleri bölümünden mezun olan Acar'ın hayali bir gün anahaber bülteni sunmaktı. Ama hayat çok da planladığı gibi gitmedi. Henüz 22 yaşındayken üniversitedeyken aşık olduğu Erdinç Acar ile hayatını birleştirdi. Evliliğinin ilk yılında kucağına ilk çocuğunu aldı, ilk parasını iki yıl önce açtığı ikinci el butiği sayesinde kazandı. Cemiyet hayatının tanınan isimlerinden biri olan Acar, sosyal çevresinde yer alan birçok kadından farklı... Estetik, alışveriş deyince neredeyse akla ilk gelen isimlerden. Alışveriş konusunda tamam ama estetik konusunda çok dertli hatta mağdur. Durumunu esprili bir şekilde açıklıyor: "Estetik dendiğinde akla bir ben geliyorum bir de Ajda" diyor. Son dönemde kickboks'a merak sarmış. Bu merakın nedeni ise Victoria's Secret mankenleri... Dikkat çeken biri Hande Acar. Öyle ki Instagram'da 100 binin üzerinde takipçisi var. Bu ilginin nedenini sorduğumuzda o da şaşkınlığını gizlemiyor: "Ne oyuncuyum, ne şarkıcı ben de şaşkınım" diye anlatıyor düşündüklerini... Üç çocuk annesi Acar ile spor yaptığı salonda bir araya geldik. Biz sorduk, o da samimiyetle yanıtladı...

- Biz sizi cemiyet hayatından tanıyoruz. Nasıl geçiriyorsunuz bir gününüzü gerçekten merak ediyorum...
- Aslına bakarsanız cemiyet hayatı içinde ve sosyetik bir insan olarak anılmaktan sıkıldım. Bundan ibaret değilim ben. Mağazamda her gün birkaç saat geçirmeye çalışıyorum. Sabah çocuklarımı okula gönderiyorum, okuldan geldiklerinde de onlarla ilgileniyorum. Spora gidiyorum. Akşam bütün aile birlikte vakit geçiriyoruz. Bütün gün davetlerde değilim. Bunu Instagram'daki takipçilerim de görüyor... Var bazı arkadaşlarımız arabalarında kıyafetlerini taşıyan ve bir davetten diğerine geçen. Ben öyle değilim, bundan da çok sıkılırım. Tamamen buna dayalı bir hayat bana saçma geliyor, hayatta bundan çok daha önemli şeyler var.

- Instagram'da 100 binden fazla takipçiniz var. Neden?
- Bunu ben de fark ediyorum ama ben de çok şaşırıyorum. Evlenmeden önce yani yaklaşık 15 yaşımdan beri ailem dolayısıyla bir şekilde medyatik biri oldum. Instagram'da da sadece kendi arkadaşlarım takip eder diye düşünürken bir anda, 50 binler oldu, 100 bini geçti. Olabildiğince bir şeyler yazanlara cevap vermeye çalışıyorum. Kötü şeyler yazan da oluyor, onları da engellemiyorum, uygun bir dille cevap veriyorum.

- Bu sosyal medya ilgisini nasıl açıklıyorsunuz?
- Hem de nasıl! Oyuncu değilim, şarkıcı değilim. Buna rağmen böyle bir ilgi olmasına şaşırıyorum. Hem mutlu ediyor hem de enteresan geliyor. Beni hiç tanımayan bir kişinin zaman ayırıp güzel dileklerde bulunmasına, bir cevap vermek gerektiğini düşünüyorum.

HANDE ACAR GRİSİ

- Gri saçlarınız çok popüler oldu, çok konuşuldu...
- Çok seviyorum saçlarımla oynamayı. Kimisi yanar diye korkar ben hiç önemsemem. Yaklaşık iki yıl önce gri saçları ilk kez Amerika'da görmüştüm. Tatilden döner dönmez "Ben de gri yaptıracağım saçlarımı" dedim. Yaptırdım, o günden beri çok popüler oldu. İnsanlar "Ben de Hande Acar grisi istiyorum" diye gidiyorlarmış kuaförlere. Instagram'dan kuaförler beni buluyor boyanın markasını, rengini, tonunu soruyor. Ben de çok şaşırdım.

- Parfümünüz de popüler oldu...
- Frederic Malle'in Portrait of a Lady isimli parfümü... Kullanmaya başladığımda Türkiye'de yoktu. Ancak Beymen'lerde satılmaya başlandı. Beymen'den arayıp "Sizin kullandığınızı söyleyerek satın almaya geliyorlar. Çok inanılmaz satıyor bu parfüm sayenizde" diyorlar. Beğenilmek güzel tabii ki. Ama ben beğensem yeterli aslında başkasının beğenmesini, başkasından onay almayı çok beklemem.

- Sizin isminizle birlikte estetik operasyon da anılıyor... Neden böyle bir operasyona ihtiyaç duydunuz peki?
- İşte bu konuda çok yaralıyım. Hakikaten altı sene önce yapılmış bir operasyon var dudaklarımda. O zaman çok modaydı dudak dolguları. Ben de üst dudağımın ince olmasından çok rahatsız oluyordum. İsmi lazım değil bir arkadaşım tuttu elimden götürdü beni bir doktora. Doktor bana "Ay çok kolay. Dolguyla dudaklarınızı şişiririz, altı ay sonra da normal hallerine dönerler" dedi. Ben de yaptırdım. En başta hoşuma gitti, sonra aşırı büyük olduğunu fark ettim ama nasıl olsa geçici diye düşündüm. Ama altı ay geçti. Yıllar geçti. Altı yıl geçti ancak bu kadar indi. Bu operasyonun geri alınması için resmen o dolgu maddesini kazımak gerekiyor. Yaklaşık bir saatlik bir operasyon ben de cesaret edemedim buna. Korkuyorum ne yalan söyleyeyim.

'SOSYETİK OLARAK ANILMAKTAN SIKILDIM''



- Var mı başka estetik operasyonunuz?
- Dudağım dışında üç doğum yaptığım için göğüs bölgesinde bir düzeltme var. Başka bir şey yok. Botoks bile yaptırmadım. Herkes "Sizin başınıza gelen pişmiş tavuğun başına gelmemiştir. Bu kadar estetikten uzak durup da bu halde olan yoktur" diyor. Gerçekten estetik dendiğinde insanların aklına bir ben bir de Ajda Pekkan geliyor... Bazen güzelleşelim derken kendimize ne kadar büyük kötülükler yapıyoruz.

İlk defa kendi paramı kazandım

- Estetik dışında, alışveriş de isminizin çağrıştırdıklarından... Bir de ikinci el mağazanız var...
- Çok şükür ikinci yılını doldurduk. Çok çalışmak istiyordum ama eşim sıcak bakmıyordu. Bana mağaza açma fikri verdi. Herkes hem de hiçbir eğitimi olmadan modacı olmaya kalkıyor diye bu mağaza olayını ilk önce kafamda çok oturtamadım. Sonra kendi dolabımda ve yakınlarımın dolabında olan iyi durumda ancak kullanmayacağımız parçaları satışa çıkarma fikri geldi aklıma.

- İlgi var mı?
- Hem de çok. Bu konuda iddialıyım etrafta reklam yapan ikinci el mağazalarından çok çok daha fazla ürün var bizde. Ben de merak ettiğim için diğer tüm benzer mağazalara gidiyorum. Ama bizdeki ürün çeşidi ve sayısı gerçekten onlarınkinden fazla. Çanta ve ayakkabı dışında gece kıyafeti de var mesela. Hepsi orijinal, hepsi neredeyse hiç kullanılmamış ve hepsi de iyi markalara ait. Mağazaya gelemeyenler Instagram hesabından ulaşıyorlar. Şehir dışından hatta yurtdışından çok insan geliyor. Bir de mağaza lüks bir butik dekorasyonuna sahip. İnsanlar ikinci el bir şey aldıklarını hissetmiyorlar bile bu da satışları etkiliyor bence.

- Çok para kazanıyor musunuz?
- İlk zamanlar hobi gibiydi ama gerçekten kazanıyoruz. Eşim ilk başlarda tüm gideri kendisinin karşılayacağını düşünmüş. Onun tek lirasını bile almadım. Kendi yağımızda kavruluyoruz. Hayatımda ilk defa kendi paramı kazandım bu da beni cidden çok mutlu ediyor. İlk kazandığım parayla da eşimi yemeğe çıkardım.

- Alışveriş yapıyor musunuz?
- Yapıyorum. İlla çok pahalı bir şeyler satın almam aslında. Mesela 150 liraya bir şeyler alırım, çok mutlu olurum. Marka diye, trend diye beğenmediğim şeyler giymem. Siyah renk severim. Bir zamanlar bir hevesle Hermes de aldım ama şimdi bana çok gereksiz ve abartı geliyor. O kocaman rakamları bir çantaya vermenin bir alemi yok aslına bakarsanız. Onun dışında genel olarak alışverişimi Amerika'dan yapmayı tercih ederim. Artık burada da her şey var. Mücevher merakım yoktur. Ama saate meraklıyımdır.

Çocuklarıma şükretmeyi öğretiyorum

- Neler öğretiyorsunuz çocuklarınıza?
- Allah'a inanmayı ve vicdanlı olmayı öğretiyorum. Her gece yatmadan önce birlikte dua ediyoruz. Onlara şükretmeleri gerektiğini, paylaşmayı öğretiyorum. Yardım etmeyi, kimseyi yargılamamayı öğretiyorum. Dalga geçmemeyi öğretiyorum. Benim için önce iyi insan olmaları önemli. Şımarık değildir çocuklarmı .

- Siz çalışmamışsınız ama kızlarınızın çalışmasını ister misiniz?
- Hem de çok. Bir kadının kendi ayakları üzerinde durması lazım. Ya baba eline ya da koca eline bakmak zorunda kalıyorsun yoksa. Oysa çalışan ve kendi parasını kazanan kadınlar istedikleri gibi karar alabilen, istedikleri gibi yaşayabilen kadınlar oluyor. İnşallah üniversite okurlar ve çalışırlar. Evlenseler de çalışsınlar isterim.

Victoria's Secret mankenleri de kickboks yapıyor

- Boks son dönemin yükselen trendlerinden sanırım. Siz de kickboks'a merak sarmışsınız...
- Ben de en başta özenerek başladım bu spora... Victoria's Secret mankenleri ne yapıyor diye baktım açıkçası. Çünkü pilates yapmaktan çok sıkılmıştım. Baktım onlar bu sporu yapıyorlar. Sonra sordum soruşturdum kim bu konuda ders verebilir diye. Gittiğim spor salonunu buldum.

BEKAR ANNELERE MADALYA VERİLMELİ

- Üniversite aşkınızla evlendiniz. Sonra boşandınız. Sonra beş aylık bir ayrılığın ardından yeniden bir araya gelip evlendiniz. Şaşırtıcı bir hikaye değil mi?
- İlk önce çocuğumuz için barışmaya karar verdik. Ama aramızdaki sevgi de demek ki bitmemiş. Ayrı kalamadık sonuçta. Çünkü o geçen yıllar boyunca biz arkadaş olmuşuz. Tekrar deneyelim dedik ve evlendik. Belki de birbirimizin değerini daha iyi anladık böylece. Keşke ayrılmasaydık da demiyorum. Demek ki böyle olması gerekiyormuş.

- Kısa sürmüş ama kolay mıydı boşanmış bir kadın olmak?
- Ben güçlü bir kızım ama yine de çok zordu. Özellikle çocuklu ve boşanmış bir kadın olmak hiç de kolay değil. Hele bir de maddi olarak kendi ayaklarınızın üzerinde durmaya çalışıyorsanız çok daha zor bir süreç. Ben normalde başkalarının ne düşündüğünü çok önemsemem. Ama bir anda kendi kendinizi kısıtlamaya başlıyorsunuz. Bekarken sana yaklaşım daha farklı oluyor. Her şeye daha çok dikkat etmen gerekiyor. İster istemez zaten bir gard alıyorsunuz çevrenizdekilere karşı. Bekar bir anne olmak çok zor. Bunu yapabilen herkesi tebrik ediyorum. Hepsine gerçekten madalya verilmeli.