Her yerde yaşarım ama kalbim Suriye’de...

Her yerde yaşarım ama kalbim Suriye’de...

27 Haziran gecesi Açıkhava Tiyatrosu’na gelenler hayatta bir kez tanık olunabilecek bir gecenin parçası olacak. O gece şarkılar doğdukları topraklardan edilenler için söylenecek

Doğdukları topraklar arasında 3 bin 500 km uzaklık bulunan iki müzisyen 2009'da Beyrut'ta bir araya gelip bir şarkıya imza atıyor. Şarkıda şu sözler geçiyor: "Savaşa hayır. Silahlara hayır. Sadece hayat. Sadece aşk..." Bahsettiğim şarkı White Flag. Gorillaz'ın 2010 tarihli albümü Plastic Beach için kaydediliyor. Gorillaz'ın beyni, Blur grubunun solisti İngiliz Damon Albarn ile Suriye Ulusal Arap Müziği Orkestrası'nın şefi Issam Rafea arasındaki dostluğun temelleri de bu çalışmayla atılıyor. Şarkının intro ve outro'su şef Rafea yönetimindeki orkestra tarafından çalınıyor. Gorillaz ve orkestra birlikte turneye de çıkıyor... Ne yazık ki, White Flag'in kaydedilmesinden iki yıl sonra şef Issam Rafea ve orkestranın bir kısmı Suriye'de çıkan iç savaş yüzünden çok sevdikleri ülkelerini terk etmek zorunda kaldı. Dünyanın farklı köşelerine dağıldıkları için birlikte müzik yapma imkanları da ortadan kalktı. Ta ki Damon Albarn ve Issam Rafea, orkestrayı tekrar bir araya getirme fikri üzerinde konuşmaya başlayana kadar... Fikir gelişti ve imkansız başarıldı. Yeni adıyla Suriyeli Müzisyenler Orkestrası'nın, Issam Rafea şefliğinde konser vermesi için gerekli adımlar atıldı. African Express yapımcılığında hayata geçirilen bu özel konserlerden biri, 23. İstanbul Caz Festivali kapsamında 27 Haziran Pazartesi günü Harbiye Açıkhava Tiyatrosu'nda gerçekleşecek. O gece sahnede eski ve yeni üyelerden oluşan 50 kişilik orkestraya, Damon Albarn'ın yanı sıra Rachid Taha, Julia Holter ve Baaba Maal gibi usta müzisyenler eşlik edecek.

DAMON'LA İYİ ARKADAŞIZ
Konser öncesinde bir süredir ABD'de yaşayan şef Rafea ile telefonda görüştüm. Rafea, orkestranın yeniden birleşmesi fikrinin nasıl ortaya çıktığını şöyle anlattı: "Orkestra üyelerinin bir kısmı Suriye'de kalırken bir kısmı da Avrupa ülkelerine dağıldı. Hatta Türkiye'de olan da var. Damon'la Suriye'de olup bitenler üzerinde konuşurken orkestrayı tekrar bir araya getirme fikri ortaya çıktı. Bu ilham verici projeyi hayata geçirmek, müzisyenlere ulaşmak için çok çabaladık. İlk konserimiz öncesi Amsterdam'da prova yapmak için sadece beş günümüz var. Sonra konserler için hazır hale geleceğiz." Rafea, Damon Albarn ve ekibini birlikte çalıştığı müzisyenler olmanın ötesinde 'iyi arkadaş' olarak nitelendiriyor: "Birlikte turneye de çıktık. Müthiş bir deneyimdi. Müzik bir yana onlar arkadaşlarım. İyi arkadaşlarım. Zaman içinde koşullar ve hayat değişse de değişmeyen şeyler var. O da müziğin evrensel bir dil olması ve müzisyenlerin bir şeyler söylemek istediklerinde bunu kalpleriyle yapmaları. Biz böyle iletişim kuruyoruz." Rafea, White Flag'in sözlerini anımsatmam üzerine ise duygularını şöyle dile getirdi: "Aman tanrım. Dilerim herkes günün birinde bu sözlerin ne anlama geldiğini fark eder. Haydi müzik yoluyla dileklerimizi dile getirelim. Haydi müzik yapalım." Rafea ve orkestrası geleneksel Arap müziğini icra ediyor. Geçmişi unutmamanın belki de en güzel yolu bu. Rafea da aynı görüşte: "Geçmişimizi, köklerimizi hatırlamalıyız. Eğer bunlara tutunmazsanız, nereden geldiğinizi unutursunuz." Rafea, 2011'de aldığı davet üzerine birkaç konser yönetmek için ABD'ye gitmiş. Suriye'deki durumun daha tehlikeli ve çetrefilli hale geldiğini görünce de ailesiyle birlikte orada kalmaya karar vermiş. Görüşmemiz sırasında arkadan çocuklarının sesleri geliyordu. "Her yerde yaşarım ama kalbimi Suriye'den koparamam" diyen Rafea, ülkesiyle ilgili hissettiklerini şöyle dile getiriyor: "Dünyada yaşanan her kötü şey beni yaralıyor. Endişeleniyorum. Ailem, akrabalarım, çocuklarımın için... Ülkemle ilgili sorunlar kısa zamanda çözümlenmeli. Evlerinden edilen insanlar çok fazla acı çekiyor. Çok zor bir durum."