Sonsuz sınırsız ol kalıplardan çık

Sonsuz sınırsız ol kalıplardan çık

Uzun soluklu işlerde rol alan Serhan Yavaş bir süredir ekranda yoktu. atv’de yarın ekrana gelecek Seni Kimler Aldı dizisinde çok farklı bir karakterle seyirci karşısına çıkacak. Sağlıklı yaşam tarzı ve fit görünümüyle dikkat çeken oyuncuyla hayatını, ekranda olmadığı dönemde yaptıklarını konuştuk

Serhan Yavaş 45 yaşında ama şakaklarındaki kırları olmasa 30'dan fazla göründüğünü söylemek imkansız. Hali, tavrı, duruşu titiz birini andırıyor. Konuştukça anlıyorum ki öyle... Üstelik disiplin hayatının en önemli unsurlarından biri. İşinde ve hayatında disiplinli olduğunu söyleyen Yavaş, sağlıklı beslenme ve spor konusunda da iddialı...

- Siz magazin basınında yer alan bir isim değilsiniz. Gizemli bir yaşamınız var gibi. Neler yaparsınız? Nelerle ilgilenirsiniz?
- Magazinde yer almıyorum, hakkımda haberler göremezsiniz çünkü böyle bir yaşantım yok. Normal, sıradan bir yaşamın var. Ne iş yaparsam yapayım çok disiplinli biriyim. Evde yemek bile yapsam, disiplinle yaparım. Sanırım bu karakterim ve hayatıma da yansıyor. Alkol ve sigara kullanmıyorum. Hayatımda hep spor oldu. Beden, bedenin işleyişi, beden-ruh ilişkisi konularıyla ilgileniyorum. Bir konuyla ilgilenince arkasından sorular geliyor ve o cevapları bulmaya başlıyorsunuz. Hayatımdaki soruların cevaplarını buldukça yaşam biçimim şekillendi. Oyuncu arkadaşlarımı gözlemliyorum, bir proje bitiyor, bir ay sonra başka bir projede yer alıyorlar. Böyle olmak istemedim. Böyle grupların olduğu, magazinsel görsellerin verildiği ortamlarda da yer almak istedim.

- Nasıl gruplar bunlar biraz açar mısınız?
- Cihangir piyasası mesela. Oyuncuların çoğu orada oturuyor. Çünkü akşam çıkıyorlar, kafede yönetmen ve senaristlerle çok sıkı bir ilişkileri var. Bu ilişki, size proje olarak dönüyor. Bunu tercih etmedim. Bugüne kadar kendi hayatım oldu ve hissettiğim projeye "Evet" dedim. Dolayısıyla 2-3 senelik aralarla proje kabul ediyorum.

KIZIM BENİ EĞİTİYOR
- Hayata bakışınız nasıl?
- Şu dünyayı dümdüz kabul edin ve bakın şöyle uzaklara doğru... Her yeri gördüğünüzü farzedin. Şurada bombalar patlıyor, ölüm var. Şurada aşk ve meşk gırla gidiyor. Şurada bir takım enteresan olaylar var. Tüm bunları seyredin, hayat bu işte. "Şu olmasın da, bu olsun" demekle yaşanmıyor bu hayat. Ailenize bakın hiç kimse birbirine benzemiyor, çatışmalar çıkıyor. Dünya da böyle. Tekdüze olması mümkün değil. Sonsuz sınırsız bir düzen var, sen de sonsuz sınırsız ol, kalıplardan çık.



- Çok disiplinli birisiniz belli. İlişkilerde zor biri olduğunuzu düşünüyorum. Karşısındakini düzeltmeye çalışan biriymişsiniz gibi hissediyorum, yanılıyor muyum?
- Bir evlilik geçirdim. Bu zamana kadar ilişkilerin ne düzeyde olduğunu tecrübe ettim. Bu yaşıma geldim ve şunu anladım; kimse kimseyi değiştiremiyor. Bu gerçeği kabul edip, kısa süreli hormonsal hissedişlerle yöneldiğiniz karşı cinsi değiştirebileceğiniz yanılgısına kapılmayın, ben kapılmıyorum. Gerçek aşkta durum farklı olabilir ama o da milyonda bir. Kendime dönüp baktım ve bende açığa çıkan özellikleri biliyorum, karşımdaki kişide de bu özelliklere paralel özellikler var mı, yok mu ona bakıyorum. Yoksa zaten ilişkinin bir anlamı yok, benim maceraya ayıracak vaktim yok. Hayatı yaşamak istiyorum. Üç gün, beş gün el ele kol kola gezip, altıncı gün kavga gürültüyle cehennemimi yaşamak istemiyorum. Mesela şu an kapıdan harika bir kız girdi, muhteşem. Allah yaratmış bakıyorum, o kadar. O belki yaşam tarzımdan çok farklı yaşayan biri, maceraya zamanım yok!

- 16 yaşında bir kızınız var. Baba-kız ilişkiniz nasıl?
- Yeni jenerasyon. Ondan çok şey öğreniyorum. Kendi çocukluk yıllarıma baktığımda, anne ve baba çocuğu korumak için kendi yetiştirilmeleriyle bir bakış açısı belirler ve ona yönelirlerdi. Toplumun o zamanki gereklerine göre de koruma güdüsüyle hareket ederler ve bu da baskı olarak ortaya çıkar. Oysa çocuk bunların dışında bir bakış açısına sahiptir çünkü kalıpları oturmamıştır, nötrdür. Ana babaya göre zarar olan şeye zarar olarak bakmayabilir. En güzel çağlarında anne baba gelir ve çocuğu kısıtlar. Çocuk yaşamak istediği şeyleri tadamaz. Ben kızımın bakış açısını kendime örnek alarak kendimi yetiştirmeye çalışıyorum. Mesela bir şeyle ilgili bir izin istiyor, babayım ya, hemen koruma güdüsüyle hareket ediyorum. Bundan vazgeçmeye çalışıyorum artık, seyrediyorum. Yani kızım farkında olmadan beni eğitiyor. Elbette her şeyi "Tamam kızımla" halletmiyoruz. Arada sesin yükselmesi gerekiyor.

- Karakteriniz Talat'tan biraz söz eder misiniz?
- İnsan geçmişinden kaçar gider, geri döndüğünde hiçbir şey geçmemiştir. Talat, yıllar önce bir gençlik hevesiyle Cahide'nin koynuna girmesine hayır diyememiş, aynı kadının abisiyle evlendiğini öğrendikten sonraysa yurtdışında yaşamayı tercih etmiş biri. 25 yıllık ayrılığın ardından annesinin hasta olduğunu öğrenince geri dönmek zorunda kalan Talat, yıllardır uzak kaldığı gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalacak. Yeğeni bildiği oğlu Barış'la olan sallantılı ilişkisi, ikisi de aynı kadına, Zehra'ya aşık olduğunda deprem etkisi yaratacak. 50 Yaşında oyuncunun 25 yaşında görünmesi anlamsız!

- 45 yaşınızdasınız, son derece fit ve zinde görünüyorsunuz. Beslenmenize çok dikkat ettiğiniz izlenimini edindim, yanılıyor muyum?
- Sağlıklı beslenirim. Bedene dikkat edip bakarsanız sizi uzun süre götürür. Genetik faktörleri tetikleyecek kimyasal gıdalardan uzak duruyorum. Haftanın en az beş günü spor yaparım. Fitness ve crossfit'i dönemsel olarak uyguluyorum. Çok şişik kaslar istemiyorum. Daha zayıf ve atletik olmak hareket kabiliyeti sağlıyor. Beyaz şekeri çok uzun zamandır tüketmiyorum. Tatlıyı severim ama altı aydır tatlı da yemiyorum. Bitter çikolata yerim ama... Karbonhidrattan ziyade, sebze ve protein ağırlıklı beslenirim. Hayatım boyunca bu tarz bir disiplinim vardı ama zamanla sorular sordukça, yeni bilgiler edindim ama bilgi değildir sizi yücelten, bilgiyi yaşamınıza sokmaktır.

- Cildinize bir müdahale var mı?
- Hiçbir şey yok. Botoks çok onayladığım bir şey değil oyuncu olarak. Çok oyuncu görüyorum, botoks yüzünden yüzü mimiği kaybolmuş. 50 yaşında bir oyuncunun 25 yaşında görünmesi çok anlamlı değil. Sean Penn'e bakın, çizgileriyle anlamlı değil mi? Saçlarım da kırlaştı, bu projede öyle yer alacağım. Bir önceki projede boyatmamı istediler ve çok sıkılmıştım. Şimdi çok rahatım. Biliyorum ki, çok iyi bir boyayla 30 yaşımda gösterebilirim ama şu an çok memnumum. Zaten ister memnun ol, ister olma yaşlanıyoruz. Hayatımızda memnuniyetsizliği kendimiz oluşturuyoruz çünkü önümüze geleni kabul etmiyoruz. Hâlbuki önümüze gelen gelmeye devam ediyor. Çünkü gidişat bu, bunu gör ve kabul et!