TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
Komşular sürekli arayıp soruyor: Neye gülüyorsunuz?

Komşular sürekli arayıp soruyor: Neye gülüyorsunuz?

“Ne gelişine, ne gidişine... Kadir kıymet bilmeyişine şaşırmıyorum...” Sevgiliye seslenen, hemen dile dolanan, dikkat çeken bir şarkı Yokuş. Ancak sözlerinin aksine hem kadir hem de kıymet bilen bir dostluk öyküsü barındırıyor arka planında. Seçkin’le Simge’nin dostluğunu...

Simge, son dönemin yükselen ismi. Seçkin ise Yokuş'la müzik piyasasına merhaba diyen genç bir şarkıcı. Simge, Yokuş'ta Seçkin'e vokal desteği verdi, şarkının klibinde yer aldı. Simge gibi başarılı bir ismin desteğini almak elbette çok önemli, genç bir şarkıcı için. Peki bu dostluk nasıl gelişti? Ayrıntıları öğrenmek için iki yetenekli isimle bir araya geldik.
Seçkin, aynı zamanda adını yaptığı başarılı çalışmalarla duyuran bir makyaj artisti. Çalıştığı isimler arasında Simge de bulunuyor. İkilinin dostluğu da zaten bu birlikteliğe dayanıyor. Simge, Seçkin'in salonundaki makyaj masasının önüne oturur oturmaz kahkahalar da odayı kaplıyor. Belli ki birlikte çok eğleniyorlar. Seçkin, Simge'nin makyajını yaparken biz de sorularımızı arka arkaya sıralıyoruz.

- Nasıl tanıştınız?
- Seçkin: Bizi Nihat Odabaşı tanıştırdı. Simge'nin Bip Bip şarkısının klibinde makyajını yaptım. O günden beri beraber çalışıyoruz. Arkadaşlığımız zamanla pekişerek dostluğa dönüştü.
- Simge: Yokuş'un klibini de Nihat Odabaşı çekti. Yani hikaye ilginç bir şekilde bağlanıyor. Seçkin'i son nefesine kadar bırakmayacağım herhalde. Kalbim bana böyle söylüyor.

- Sık görüşebiliyor musunuz?
- Seçkin: Çok sık görüşüyoruz. Görüşemediğimizde telefonla konuşuyoruz.

- Yokuş'u Seçkin'den ilk dinlediğinizde e hissettiniz?
- Simge: Ben çok sevdim. Melda Gürbey'e ait olan söz ve müziği çok güzel geldi. Ozan da beğendi. (Aranjör Ozan Bayraşa aynı zamanda Simge'nin erkek arkadaşı) Üstelik Ozan öyle kolay beğenmez. Ben de onun yanında, onun gibi oldum aslında. Daha eleştirel bakıyorum artık.
Çok hızlı bir şekilde insanların kafasını açıp içine girebilecek bir şarkı. Nakaratını özellikle çok seviyorum. Aranjesini Serkan Balkan çok güzel yaptı. Seçkin de çok güzel söyledi. Klibi güzel oldu. Paket halinde çok güzel bir iş.

- Şarkıya inanmasaydınız Seçkin'e yine de destek verir miydiniz?
- Simge: İnanmasam, ne kadar seversem seveyim Seçkin'i, böyle bir şeyin içine girmezdim.
Benim de bir kariyerim var. İyi müzik yapmaya çalışıyorum. O yüzden beğenmeseydim, yolun açık olsun, der çekilirdim. Şimdi radyo ve tv kanallarında şarkıyı duyunca çok hoşuma gidiyor. Yanılmadığımı bir kez daha görmüş oldum.

RAKİBİMİN ARKASINDAYIM

- Sizin sektörde dostluk kurmak kolay mıdır?
- Simge: Çok kolay olduğunu düşünmüyorum. Ben pek öyle yardımsever insanlar görmedim etrafımda. Ama ben böyleyim diye insanlardan da aynısı beklemek yersiz aslında. Ama değişmeyi de düşünmüyorum. Ben böyle yetiştirildim.

- Bir yıldızsınız. Çevrenizde çok insan var. Dost olabileceğiniz kişiyi nasıl anlıyorsunuz?
- Simge: Gerçekten kendiniz gibi birini gördüğünüzde onu tanıyorsunuz. Aynaya bakmak gibi bir şey... Karşınızdakinin elektriği ve enerjisi size geçiyor. O ilişkinin nereye varacağını biliyorsunuz. Seçkin, hayatımda çok kritik noktalarda sadece iş olarak değil, manevi olarak da yanımdaydı. Aslında çok şanslıyım, bütün ekibim benim gibi. Belki de ben de onlar gibiyim ki birbirimize sımsıkı bağlıyız. Bu büyük bir şans.

- İleride birbirinize rakip olabilirsiniz...
- Seçkin: Sektörde bir rekabet durumu var. Ama Simge ile kardeş gibiyiz. Arkadaşız, dostuz.
- Simge: Rakibim olsun. Daha çok birbirimizi ateşleriz, daha güzel müzikler ortaya çıkar. Rakip olmak kötü bir şey değil. Rekabetin hırs yapmadan, kendini üzmeden, karşı tarafa zarar vermeden yapılan bir tarafı da var. Bu tarafı insanları geliştiriyor da. Bu kelimeye çok pozitif bakıyorum.
Rakibim olsun, o benden daha iyi bir proje çıkartmak için çabalasın, ben ondan daha iyi. O zaman pop müziğine daha fazla faydalı oluruz.
Rakibimin arkasındayım.

BURÇLARIMIZ AYNI

- Birlikte keyifli vakit geçiriyorsunuz, çok belli...
- Seçkin: İkimiz de Aslan burcuyuz. Yükselenlerimiz de Terazi. Aşağı yukarı aynı günlerde doğmuşuz. - Simge: Klip çekimleri sırasında odamın önünden geçenler kahkahalarımızı duyup "İçeride neler oluyor, neye gülüyorlar?" diye soruyorlarmış. Evdeyken de komşular arıyor, neye gülüyorsunuz diye.

- Birbirinizin en sevdiğiniz yönleri nedir?
- Seçkin: Simge deli doludur, çok komiktir. Enerjisi çok yüksektir.
- Simge: Seçkin'in en sevdiğim huyu dürüstlüğü. Ne kadar dürüst olduğunu bir örnekle anlatayım. Miş Miş döneminde arabaya bindik, "Bir şarkı yaptım dinlesene" dedim. Bu arada "Bomba gibi patlayacak, çok heyecanlıyım" filan diyorum. Dinledi, "Eh işte idare eder" dedi. Karşısındakini mutlu etmek, motive etmek için yalan söylemez.



KONSERLER VERDİM, RUHUM DOYDU
Simge'nin yaptığı her yeni şarkıyla yıldızı daha da parlıyor, hayranlarının sayısı artıyor.

- Konserler son hız devam ediyor...
- Referandumdan sonra işler açıldı. Konserler, festivaller oldu. Üniversitelere gittik. Açıkcası ruhum doydu.

- Birlikte çalıştığınız güzel bir ekibiniz var değil mi?
- Başarı tesadüf değil. Tek başına da gelmiyor. Bütün zincirler birbirine sımsıkı bağlı olmak zorunda. Ben de işinin yıldızları ile çalışıyorum. Mükemmel bir yürüyüşteyiz. Önümüzde daha uzun yıllar var. Çok güzel işlere imza atacağız. Beşiktaş nasıl futbolcularıyla üç yıldızı taktı, ben de ekibimle takacağım.

- Önümüzdeki döneme ilişkin yeni projeler nedir?
- Artık albüm hazırlığına girdik. Üretim devam ediyor. İnanılmaz heyecanlıyım. Çok güzel şarkılar, sürpriz işbirlikleri var.

- Bu kadar yoğun çalışmaya rağmen enerjinizi nasıl yüksek tutabiliyorsunuz? - Geçen gün rahatsızlandım. Ambulansta yatarken, "Hiç ambulansta fotoğrafım yok, bir poz çeksenize" diyordum. Ciddi olaylardan böyle kurtulmayı seviyorum.

İSTANBUL'A TEK BİR VALİZLE GELDİM
Seçkin Süngüç sadece Simge değil, bugüne kadar birçok isimle çalışmış başarılı bir makyaj artisti. Ama gönlünde yatan aslan müzik olduğu için gelecekle ilgili hayallerini de iyi bir şarkıcı olmak süslüyor.

- İstanbullu musunuz?
- 20 yaşında İstanbul'a geldim. Tam bir Türk filmi sahnesi gibi, elimde tek bir valiz vardı. İlk işim bir mağazada satış elemanlığıydı.

- Sonra makyözlüğe geçiş nasıl gerçekleşti?
- Bir arkadaşımın tavsiyesiyle bir yabancı kozmetik firmasına başvurdum. Aslında fırça bile tutamıyordum. Hızlı bir eğitim aldıktan sonra Taksim mağazasında çalışmaya başladım. Markanın bir de özel çekimler için oluşturduğu event ekibi vardı. O ekibe de girdim. Gittiğim çekimler sayesinde bir çevrem oluştu. Sanatçılarla, fotoğrafçılarla tanıştım. Makyaj için özel olarak çağırmaya başladılar. İşlere yetişememeye başlayınca firmayla anlaşıp ayrıldım.

- Yokuş'un arka plandaki hikayesi nedir?
- Gönlümde yatan aslan müzikti. Yazdığım şarkılar da vardı. Ama bir türlü bir çıkış şarkısı bulamamıştım. Bir gün bir arkadaşım aracılığıyla Yokuş'u dinledim. Dinler dinlemez işte aradığım bu, dedim. Gözlerim parladı resmen.

- Yokuş'un ortaya çıkma sürecinde sizi en çok ne mutlu etti?
- Şarkı bitip CD'yi elime aldığımda çok heyecanlandım. Son dönemde single'lar CD olarak çok basılmıyor. Ama ben şarkımın CD olarak basılmasını çok arzu ediyordum. Arşivciyimdir. Kartonetlere bakmayı severim. Önce CD olarak çıkmayacağı söylendi sonra bir makyaj markasını sponsorluğunda basıldı. Çok mutlu oldum.