Bodrum bu yaz da uyumuyor

Bodrum bu yaz da uyumuyor

Bodrum’dan bu yıl iyi müzik sesleri yükseliyor, kulüplere gidenler sabaha kadar eğlenip güneşin doğuşunu beraber seyrediyor. Plaj partileri, lezzetli yemekler, yeni açılanlar, fiyatlar ve popüler olanlar... İşte bu yaz Bodrum’a gidecekler için hızlandırılmış bir rehber

Bayram tatili başladı. Muhtemelen birçoğunuz Ege'de, Akdeniz'de ya da aile ziyaretlerindesiniz. Beni bilen bilir... Bayram tatilini bir hafta önceden yapar, sonrasında boş şehrin tadını çıkarırım. İstanbul'da kalabalıktan gitmediğim mekanlara, sokaklara gider, şehri talan ederim.
Bir haftadır Bodrum'daydım. Bu sabah geri dönüyorum. Muhtemelen uçakta geçen yıl olduğu gibi beş-10 kişi olacağız. Diğerleri söylene söylene, bense yüzünde koca bir gülücükle...
Ama bir haftadır Bodrum'un deyim yerindeyse altını üstüne getirdim. Erken yatıp erken kalkma hayalleriyle geldiğim yerde her sabah günün doğuşunu bir mekanda seyrettim. Müzikler ve ambiyans o kadar güzeldi ki bir türlü çıkıp eve gidemedim.
Yaşadıklarımı, sevdiklerimi ve eleştirilerimi de bir bir not aldım. O halde bol müzikli, lezzetli ve dileyenler için de huzur dolu bir tatilin start'ını verelim...

PLAJ VE LEZZETLİ YEMEK
Geçen yaz Cennet Koyu'ndaki Mandarin Otel'in plajı, Ibiza'dan tanıdığımız dünyaca ünlü beach club Blue Marlin'i ağırlamıştı. Fiyatlar çok konuşuldu, localara ödenen 10 binlerce lira hesaplar gazete yazılarına manşet oldu.
Bu yıl ise Fauchon ve Les Ottomas Otel'in içinde açılan L'assiette markalarını da bünyesinde bulunduran Ekler grup almış plajı. Adı da The Sands.
Geçen yıl telaffuz edilen fiyatlarla yakından uzaktan ilgisi kalmamış The Sands'in. Giriş ücreti 70 TL. Buna karşılık olarak şezlong ve şemsiye hizmeti veriyorlar. Saat 16.00'dan sonra girerseniz de ücret almıyorlar. Ayrıca iki kişi olunca fiyatı 60 TL'ye indiriyorlar. Sezonluk giriş alırsanız da fiyatı 2 bin lira.



The Sands'in şefi Arnavutköy Hudson'dan tanığımız bir isim: Kaan Karagöz... Menüde Hudson'ın meşhur bun'ları, cibes salatası da var. Ama en iddialı yemeği Beachouse burger. "Plajda da mı burger Burcu?" demeyin. Cheddar peynir, fesleğen sosu, domates, marul, kırmızı soğan ve turşuyla hazırlanıyor. Tadı enfes... Ama siz benim gibi obur değilseniz ve bikini mevsiminin farkındaysanız dana carpaccio (65 TL), kinoa salatası (49 TL), buratta (59 TL) gibi hafif seçeneklerden ısmarlayabilirsiniz. Enginar carpaccio ve cibes salatasını da tadın.
Bembeyaz kumsalıyla dikkat çeken mekanda happy hour partiler de düzenlenecek. Bugün saat 17.00'de Ozan Doğulu, DJ setinin başına geçecek. Loca için ekstra ücret yok ama bir şişe açtırmak gerekiyor.
Akşamları kumsala masalar diziliyor ve ateş eşliğinde Maldiv konsepti yaratılıyor. Fiks menü yemeğin ücreti içecek hariç 290 TL. Menüde ana yemek olarak ıstakoz servis ediliyor.

TÜRKBÜKÜ TURU
Madem Bodrum'u anlatmaya Cennet Koyu'ndan başladık o halde hemen karşısında yer alan Türkbükü'nden devam edelim.
Geçen yaz kapılarını açan Galen'den başlayalım... Sanırsınız Türkbükü değil de Miami'deyiz. Yastıklarda, perdelerde hatta duvar kağıtlarında yeşil çiçek desenleri, flamingolar ve egzotik doğa öğeleri dikkat çekiyor. Plaj kısmı botanik bahçesini andırıyor. Otelindeki biri süit 10 odası ise sezon boyunca müdavimlerini ağırlıyor.
Galen'e giriş 120 TL. Ev yapımı mantı 35, ızgara köfte 35, Galen usulü yoğurtlu kebap ise 48 TL. Plajı ve yemekleri kadar iddialı bir tarafıysa DJ lineup'ı. Mahmut Orhan, Yakuza, Emre Garan gibi isimler Galen'de yaz boyu çalacak.

MAVİ VE SESS
Türkbükü Mavi Otel'in iskelesine gelmiş bu yaz Arnavutköy Balıkçısı. Köyün en iddialı balıkçıları arasında. Elbette Garo's ve Miam'ı da unutmamalı. Atalay Balık da Bodrum müdavimlerinin sevdiği bir başka mekan. Henüz denemişliğim yok, o yüzden yorum yapamıyorum.
Mavi'de haftada bir akşam nostalji geceleri düzenleniyor. Bu sefer denk gelemedim ama geçen yaz Zeki Müren şarkıları eşliğinde pek bir eğlenmiştim.
Bu arada bu yaz Bodrum'a transfer olan bir başka İstanbul mekanı da Hardal. Eski Ship A Hoy'un olduğu yerde servis veriyor. Ses karışıklığına karşın Mavi ve Hardal gündüzleri aynı müziği yapmaya karar vermiş. Çok da iyi olmuş.
Şarkıcı Berksan'ın Çilek Beach'i de bu yaz Türkbükü'nde. Giriş ücreti 150 TL. Ama bu ödediğiniz parayı içeride gün içinde harcayabiliyorsunuz. Plaj partisi konsepti dışında bu kez gece kulüp olarak da devam ediyorlar. Türkçe müzik sevenler için Çilek ve Sess, Türkbükü'nün iki öne çıkanı.
Nişantaşı'ndaki Chance de Türkbükü'nde açıldı. Her perşembe Doğuş Çabakçor çalacak Chance'te. Gece ise Mavi Otel'in ön tarafında ve içinde bir kulüp açma hazırlığındalar.
Türkbükü'nün en sevdiğim otellerinden Divan ise bu yaza özel suşi menüsüyle fark yaratmış. Gidemedim ama önünden geçerken yine tanıdık simalar ve çocuklu ailelerin çoğunlukta olduğunu gördüm.

MAÇAKIZI 250 TL
Gelelim her sene lahmacun fiyatıyla haber olan Maçakızı'na. Bu sezon giriş ücreti 250 TL. Ama bu parayı içeride harcayabiliyorsunuz. Yani şu meşhur lahmacun ve mantının tadına bakabilirsiniz.

KEŞİF NOKTASI:
Elani Beach

Bir Gümüşlük aşığı olarak ilk kez keşfettim Elani Beach Resort'u. Sianji Well-Being Resort'un içinde yer alan plaj ve restoranının Kos ve Kalimos adalarına bakan enfes bir manzarası var. Kumsalın üzerindeki restoranı, şef Ali Akbalık'a emanet. Hem gündüz plajı çok huzurlu ve çocuklu aileler için de ideal hem de restoranında epey iddialı tatlar var.
Otel aynı zamanda bir detoks merkezi. Yurtiçinden ve yurtdışından master ya da raw detoks yapmak için gelenler de var. Üstelik özel yat limanı olduğu için tekneyle de ulaşım mümkün. Siz de benim gibi Gümüşlük aşığı iseniz Elani Beach'i keşfetmelisiniz.



Sabahın ilk ışıklarına kadar
Geçen hafta Eva Klein'ın Bodrum çıkarması vardı. Açılış ve gala insanı olmadığım için bir hafta sonra gittim Eva Klein'a. Birçok yer boş olduğu için de sakin olur diye düşündüm. Yanlış düşünmüşüm... Bodrum'un en kalabalık yeriydi Eva Klein. İstanbul'daki başarı hikayesi Bodrum'da son sürat devam edecek gibi görünüyor.
900 kişilik mekanın iki farklı bölümü var. Ama özellikle arka taraftaki kitsch dekorlu locaları, neon ışıkları, beyaz mermerleriyle eski yazlık diskoları andıran bölümü harikaydı. En az 350 kişi vardı geçen hafta kulüpte. Giriş ücreti 50 TL. Kimse yolu dert etmemiş ve Eva Klein'a akın etmiş gibiydi. Yorgun ve bir saat kalıp çıkarım dediğim kulüpte güneşin doğuşunu izledim ve personelle aynı anda çıktım.
Harbiye'deki Klein'dan daha soft bir müzik çalıyor. Benim gittiğim akşam DJ setinin başında Orkun Bozdemir vardı. Elektronik müzik yerine 'happy mood' tarzda çaldı ve mekan doldukça doldu. Bu arada yarın Eva Klein'da Art Department, pazartesi gecesi Miguel Campbell, 27 Haziran'da ise Kyodai performans gösterecek. Giriş fiyatlarıysa İstanbul'la aynı, 50 TL. Bir an önce Beyoğlu Nuteras'taki yerleri de açılsa da İstanbul'da da günün ağardığını iyi müzik eşlinde görsek diye sabırsızlanıyor insan. Hem oradaki şubede yemek de olacak. Benim gibi iki saatte bir yiyenler için müthiş bir haber bu...

Bunları yapmadan dönmeyin
Bağarası'na gidip enfes mezelerin ve özellikle de mantı ve ciğerin tadında bakmayı ihmal etmeyin.
Benim vazgeçilmezimdir Gümüşlükte'ki Mimoza. Türkiye'de değil, dünyada tek geçerim. Sahibi namı diğer Fiko, Fikret Alphan'ın oluşturduğu menü ve ambiyans kadar yaptığı müzikler de kaçmaz. Akşamları mekana çocuk kabul etmiyor benden uyarması. Fırsat bulursanız Fiko ile mutlaka tanışın ve iki lafın belini kırın. Enerjisi sizi de yükseltecektir...
Ev yemekleri isterseniz istikamet Ortakent'teki Kısmet... İstediğinizi söyleyin, hepsi leziz ve fiyatlar oldukça uygun.
Bu yaz gidemedim ama Bodrum merkezdeki Sopranos da gece iyi müzik dinlemek için doğru adres.
Palmarina'ya henüz uğrayamadım. Ama Zuma'nın değişen dekorasyonunu, Fenix'in lezzetli yemeklerini, Agency'nin eklenen menüsünü ve Ulus 29'u merak etmiyor değilim.
Yalıkavak'taki X Beach hem denize girip hem leziz yemeklerin keyfini çıkarmak bir taraftan da eğlenmek için en iyi adreslerden biri.



İstanbul fenomeni Bodrum'da
Cihangir Hazine hem dekorasyonu hem yemekleriyle Tilkicik Koyu'na taşındı malum. Çok da iyi oldu. İyi canlı müzik dinlenecek mekanlara bir yenisi eklendi. Üstelik şimdiden pek çok müdavimi var.
Bizim gittiğimiz akşam yağmur yağdığı için hemen yan taraftaki kapalı gece mekanı Bi Altkat'ta yemeğimizi yedik. Duvarlardaki minibüs yazılarını okurken yemek yemek eğlenceliydi. Neyseki yağmur dindi ve çok geçmeden açık havaya Boygar'ı dinlemeye geçtik. Her zamanki gibi sahnesi müthiş başladı. Ama sonraları bana göre fazla arabeske bağladı. Belki de Bi Altkat'a hazırlıyordur müşterileri kim bilir.
Gecenin devamını Mehmet Davran'ın işletmesindeki Bi Altkat'ta yaptık. Sezon tam açılmadığı için çok kalabalık değildi ama eğlence sabah 05.00'e kadar sürdü. Demin bahsettiğim kamyon arkası yazılara takıldı aklım ve birini Türkbükü'ndeki Garos'ta gördüğümü anımsadım. Herhalde bu yıl bu moda deyip diğerlerini okumaya devam ettim.
Arada masaya gelen çıtır mantıyı da tatmayı elbette ihmal etmedim, hatta tatmak ne kelime bitirdim. Bi Altkat, arabesk mekanı gibi algılansa da aslında nostaljik pop şarkılara da yer veren oldukça eğlenceli bir yer. Türkçe müzik seviyorsanız bir de arada yemek de yemek istiyorsanız mutlaka deneyin.