İki diva aynı sahnede

İki diva aynı sahnede

24. İstanbul Caz Festivali, 4-20 Temmuz tarihleri arasında Avusturya Kültür Ofisi Bahçesi, Fransız Sarayı Bahçesi gibi birbirinden etkileyici mekanlarda gerçekleşecek. Festival, bu yıl özel projeleriyle öne çıkıyor. Hindi Zahra ve Fatoumata Diawara konseri de bu projelerden biri...

Bu yıl Jane Birkin'den Nile Rodgers'a müzisyenlerin sözlerini afişine taşıdı İstanbul Caz Festivali. Bu sözlerden biri de değerli müzisyen Özdemir Erdoğan'a ait: "Aç kapıyı gir içeri."
Bu kez kapılar caza açılıyor. SABAH'ın basın sponsoru olduğu festival İstanbul'un dört bir yanına dağılmış durumda. Avusturya Kültür Ofisi Bahçesi, Swissotel Sultan Park, The Grand Tarabya Panorama Terrace ve Fransız Sarayı Bahçesi gibi belki de ilk kez adım atma şansı bulacağımız büyüleyici mekanlarda caz performanslarına tanık olacağız. Festival bu yıl özel projeleriyle, farklı işbirlikleriyle öne çıkıyor. İşte o özel buluşmalardan birkaçı:
7 Temmuz'da Beykoz Kundura'da gelenekselle modernin buluşmasına tanık olacağız. Sufi geleneğinden gelen besteci, ozan Shye Ben Tzur'un, Hintli The Rajasthan Express ile oluşturduğu Junun, gelenekselle elektronik müziği bir araya getirmekle kalmıyor, farklı kültürler arasında diyalog kurmayı da başarıyor.
Mehmet Ali Sanlıkol bu toprakların yetiştirdiği en önemli caz müzisyenlerinden. Uzun yıllardır yurtdışında yaşıyor ama buranın müziğinden kopmuyor, kopamıyor. New Orleans cazıyla çiftetelliyi birleştiren işlere yer verdiği son albümü Resolution'ı geçen yıl çıkaran Sanlıkol, 14 yıl aradan sonra tekrar festival sahnesinde. Kendisine albümde de birlikte çalıştığı trompetçi Tiger Okoshi ile Whatsnext? topluluğu eşlik edecek. Konser 13 Temmuz'da Zorlu PSM Drama Sahnesi'nde.
ABD'li saksofoncu Joshua Redman, bas gitarist Christian McBride ve vokalist Kandace Springs festival için ilk kez Kamil Özler şefliğindeki TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası ile bir araya geliyor. Bu özel buluşma ise 11 Temmuz'da Zorlu PSM Ana Sahne'de gerçekleşecek.
İspanyol gitarist Paco de Lucia, flamenkoyu dünyaya tanıttı, 2014 yılında 66 yaşında aramızdan ayrıldı. Kendisi dünyaya veda etse de müziği yaşamaya devam ediyor. Beyond the Memory de efsane müzisyenin anısına gerçekleştirilen bir proje. Proje kapsamında sanatçının birlikte çalıştığı isimler 8 Temmuz gecesi Zorlu PSM Ana Sahne'de olacak. Ayrıca sanatçının bir bestesini 90'larda Tuana olarak yorumlayan Levent Yüksel, Taksim Trio ve perdesiz gitar virtüözü Cenk Erdoğan da o gece sahneye çıkacak.
Faslı Hindi Zahra ve Malili Fatoumata Diawara ilk kez 12 yıl önce Paris'teki Olympic Cafe'nin sahnesinde bir araya geldiler. Bu buluşma yıllar sonra birlikte çıktıkları turneye de ilham verdi. Aynı zamanda yakın arkadaş olan iki müthiş müzisyeni aynı sahnede izlemek isteyenler 17 Temmuz'da The Grand Tarabya Panorama Terrace'ta buluşacak.

Her dakikası hatırlanmaya değerdi
ABD'li caz saksofoncusu, Donny McCaslin, 18 Temmuz Salı günü 22.30'da Salon İKSV'e konser verecek. David Bowie'nin yaşama veda etmeden önce tamamladığı Blackstar albümüne katkıda bulunanlar arasında önemli bir yere sahip olan usta müzisyen, geçen yıl yayınladığı Beyond Now albümünü de efsane isme adadı. Albüm, 2016'nın en iyi caz albümleri arasında gösterildi. ABD'li caz saksofoncusu Donny McCaslin, İstanbul konseri öncesi sorularımızı yanıtladı.

- Son albümünüz Beyond Now (Zamanın Ötesinde) başlığı taşısa da günümüzde post-truth (gerçek-ötesi) bir dünyada yaşıyoruz. Çok fazla acı var. Bir müzisyen olarak bu gerçekle nasıl başa çıkıyorsunuz?
- Sevgi, merhamet ve şefkat gibi duyguları müziğime yansıtmaya çalışıyorum. Umarım insanlara dokunuyor, onlara da geçiyordur.

- Yeni dönem caz müzisyenlerinin farklı türlerde üretim yapan müzisyenlerle daha sık işbirliği yaptıklarına tanık oluyoruz. Nasıl değerlendiriyorsunuz bu durumu?
- Bunu olumlu bir gelişme olarak görüyorum. Ortaya nasıl bir çalışma çıkacağına ilişkin sonsuz olasılık var. Bu da güzel bir şey.

- Stüdyoda mı yoksa sahnede olmayı mı tercih ediyorsunuz?
- İkisini de seviyorum ama birini seçmem gerekirse canlı çalmak diyebilirim. Gidişatı akışına bırakmayı, müziğin her an her yere gidebileceğine ilişkin hissi seviyorum.

- Saksafonunuzla ilişkinizi nasıl tanımlarsınız?
- 16 yaşından beri yanımda. Annem banka kredisi çekerek aldı ilk saksafonumu. Bizim için önemli bir olaydı. Çünkü çok paramız yoktu ve bu büyük bir harcamaydı. Saksafonum yıllarca kendimi ifade etme aracım oldu.

- David Bowie'nin son albümü BlackStar'da kendisiyle çalıştınız. Onunla çalışmak nasıldı?
- Her dakikası hatırlanmaya değerdi. David'in huzurlu ama odaklanmış bir ortak çalışma tarzı var. Bu da size albüm için çalışmaya başladığımız andan bitirene kadar her şeyle ilgili olduğu hissi veriyor. Albümdeki bir şarkının son halini dinlerken yüzünde gördüğüm o mutluluk ifadesini ise hayatım boyunca unutamayacağım.

- Onu son gördüğünüz günü anımsıyor musunuz?
- Evet ve bu hatıraları sonsuza dek kalbime en yakın yerde taşıyacağım.

Pembeli Kız'dan kantolar
Gamze Canyurt'un bir dönemin popüler kantolarını günümüze taşıdığı albümü Son Kanto (Pembeli Kız) çıktı. Albümü dinlerken yüzünüze bir gülümseme yerleşiyor ve gündelik hayatın stresini geride bırakıyorsunuz
Kanto, 19. yüzyıl İstanbulu'nun popüler müziğiydi. Sözlerinde gündelik hayata göndermelerin yapıldığı kantoların bir özelliği de ezgilerinin kolayca tekrarlanabilmesiydi. İlk kantocunun Aranik Hanım olup olmadığı kesin olarak bilinmese de bu müzik türünün günümüzdeki son temsilcisinin Gamze Canyurt olduğunu söylemek yanlış olmaz.
İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı mezunu Canyurt'un, eski kantoları yeniden yorumladığı albümü Son Kanto (Pembeli Kız) adlı 10 şarkılık albüm Kalan Müzik etiketi taşıyor.
Prof. Dr. Ruhi Ayangil'in Osmanlıca'dan çevirdiği bir kanto kitabından seçilen Bülbül Kantosu, Bayan Küçük Bedia'nın taş plağa seslendirdiği Pembeli Kız, yine başka bir taş plak kaydından Roza Eskenazi'den dinlediğimiz Eminem Kantosu ve çoğumuzun okul kitaplarından da hatırlayacağı Dondurmam Buz albümdeki eserler arasında yer alıyor.