Üç kelebekli İstanbul

Üç kelebekli İstanbul

Kelsey Montague üç boyutlu resimleriyle ünlü bir duvar sanatçısı. İlk kez geldiği İstanbul’daki çalışmasında, büyüleyici bulduğu şehri özgürlüğün simgesi kelebeklerle resmetti

Dünyaca ünlü duvar sanatçısı Kelsey Montague geçen hafta İstanbul'daydı.
Sanatına gerçeklik hissini başarıyla yansıtan Montague, sanatçı bir ailenin içine doğmuş. İlk kez beş yaşındayken babasının portresini çizmiş.
Londra Richmond Üniversitesi'nde sanat tasarımı ve medya üzerine eğitim alan sanatçı duvar sanatıyla ise New York'ta tanışmış. Üç boyutlu resimleriyle tanınan sanatçının ünü şarkıcı Taylor Swift'in New York'taki bir resminin önünde fotoğraf çekmesiyle daha da yayılmış.
Akrilik boya kalemleriyle çizdiği desenlerini bir ila üç günde tamamlayan sanatçının yolu bu kez İstanbul'a düştü. Zorlu Alışveriş Merkezi'ne kurulan duvara özel hazırladığı desenini uyguladı. Biz de sanatçıyı çalışma ortamında ziyaret ettik.

DOĞADAN BESLENİYORUM
Montague, çizimlerinde büyük kanatlar ve kuş figürlerini sıklıkla kullanıyor. Nedenini ise şöyle açıklıyor; "Annem ve dedem başta olmak üzere ailemizde sanatçı çok. Kanat ve kuş figürleri ailemizin en önemli temasıydı. Süregelen bu tema benim için de önemli hale geldi. Pozitif, umut ve ilham verici olduğunu düşünüyorum." Montague'nin hedefi herhangi bir kültür ve kişi için sanatının kolay ve rahat erişilebilir olması. Değişik toplumlarla tanışıp onların sanatını yorumlamayı çok seviyor. İnsanlara ve toplumlara çizimleriyle umut ve ilham vermeyi istediğini de sözlerine ekliyor.



Duvar sanatının diğer sanat dallarından ayıran başlıca özelliklerini sorduğum da ise Montague, "Sanat galerilerine gitmeyi ben de seviyorum. Fakat sokak sanatı özellikle sosyal medya aracılığıyla herkese erişebiliyor. Böylece daha geniş bir alana, geniş bir kitleye yayılıyor. Beni cezbeden bir başka yönü de sokakta yürürken aniden karşınıza bir sanat eseri çıkıyor" yanıtını veriyor.

UMARIM GÜZELLEŞTİRİYORUZDUR
Montague ile dünyada yaşanan olumsuzlukları da konuşuyoruz. Sanatıyla dünyayı güzelleştirdiğini düşünüp düşünmediğini soruyorum. Genç sanatçının yanıtı, "Umarım" oluyor. Ve somut bir önek vererek şöyle devam ediyor; "Sokak sanatının şehirleri canlandırması çok önemli. Şehirlerdeki yerel ve uluslararası sanatçılar halk için sanata erişebilirlik sunuyor. Mesela biz Colorado'dan geliyoruz. Colorada Denver'da geçen yıllarda tehlikeli bir yer olduğu için insanların gitmediği bir bölgesi bugün çizimlerle dolu duvarları ve kafeleriyle canlı bir merkez haline geldi."
Dünyada birçok kente gitse de sanatçının Türkiye'ye ve İstanbul'a bu ilk gelişi. Uzun süredir tutkuyla İstanbul'a gelmeyi beklediğini, hatta çevresindeki bazı kişilerin İstanbul' adını duyunca kendisini kıskandıklarını itiraf ediyor.

İSTANBUL ÇOK SİHİRLİ BİR ŞEHİR
İstanbul'u zengin tarihiyle sihirli bir şehir olarak tanımlayan Montague, bu yüzden çiziminde üç renkli kelebek kullandığını, kelebeklerin İstanbul'un sihrini ve egzotikliğini simgelediğini anlatıyor:
"Neden kelebek, çünkü saf özgürlük demek kelebek benim için. Umarım ki İstanbullular sanatımla bir etkileşime girer, çizimimi beğenir. Gerçi daha çizerken insanlar merak ediyor ve sorular sorarak bir etkileşime giriyorlar. Bu da çok güzel bir gösterge. Öte yandan insanlar burada çok iyi niyetli. Kültürünüzü görmek büyük bir zevk."