Bir yeniden doğuş hikayesi

Bir yeniden doğuş hikayesi

Önce mutsuz giden bir ilişkiyi sonra 51 kiloyu geride bıraktı. Serseri şarkısıyla dikkat çeken genç popçu Gökçe Elginer’i yakından tanıyalım

Serseri: Söz ve müzik Alper Narman ve Onurr, düzenleme Ozan Bayraşa... Bu üç başarılı ismi bir arada duymak dikkatimi çekiyor. Gökçe Elginer ve şarkısı Serseri ile ilk kez böyle tanışıyorum. Sonra şarkının klibini izliyorum. Genç şarkıcıya olan merakım daha da artıyor. Ve merakımın peşinden gittiğimde ilginç bir hayat hikayesini dinlerken buluyorum kendimi. Elginer'in hayatını kısa bir süre önce nasıl kökten değiştirdiğini şaşkınlıkla öğreniyorum.
"Aşk bazı insanların hayatını pembeleştirirken bende ne yazık ki öyle olmadı" diyerek başlıyor söze, Elginer. Lise yıllarından itibaren sahneye çıkan müzisyen üç yıl önce sahneyi bırakıp evlenme kararı alıyor. Ancak baş etmekte zorlandığı kilo problemi, evlilik hazırlığı döneminde psikolojik yeme bozukluğuna dönüşüyor. Detokslar, rejimler, zayıflama hapları, akupunktur... Aklına gelen her yöntemi denese de sonuç hep başarısızlıkla sonuçlanıyor.
Bu arada "Ben balık etli kadın severim" diyen sevgilisi de kilosuyla dalga geçmeye, "Artık kilo ver" diye baskı yapmaya başlıyor. Masada yemek yerken önünden tabaklar çekiliyor... Bardağı taşıran son damla ise Elginer'in gelinlik bakmak için dışarı çıkacağı gün yaşanıyor: "Bir gün 'Aşkım ben gelinlik bakmaya gideceğim' dediğimde korkunç bir karşılık geldi: 'Sığabileceksen git tabii.' Bu olaydan sonra evlenmekten vazgeçip ayrılma kararı aldım."

KIRMIZI ÇİZGİYİ GEÇMEK
Ayrılığın ardından tekrar sahneye dönüyor Elginer. Dinleyicileri kilolu olmasını sorun etmese de, sahnede estetik duruşun önemli olduğunu düşünüp yeniden kilo vermenin yollarını araştırmaya başlıyor. "Limit aşımını çoktan tamamlamış, kırmızı çizgiyi geçeli çok olmuştu. Korseler, inceltici çoraplar, bacaklarım ince dursun diye giydiğim yüksek platform ayakkabılar... Yüzümü kamufle etmek için taktırdığın en uzunundan kaynak saçlar... Sonunda mide ameliyatı olmaya karar verdim. Bu kendime verdiğim son şanstı ve her riski göze almıştım."


Gökçe Elginer'in mide ameliyatı olmadan önceki hali.

Elginer, ameliyatın ardından bir buçuk yılda 51 kilo verdi ve sadece kilolarını değil, onu mutsuz eden ilişkileri ve insanları da geride bıraktı.
İşte Serseri'nin klibinde izlediğimiz o kendine güveni tam genç kadın böyle doğdu.
Gelelim Elginer'in müzik geçmişine. Müzisyen bir babaya sahip. "Babanızın müzisyen olması, konuşmayı öğrenmeden şarkı söylemeyi öğrenmeniz anlamına geliyor" diyor. İlkokulu bitirdikten sonra Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Kontrbas Bölümü'nü kazanmış. Ortaokuldan itibaren amatör müzik gruplarında solistlik yapmış, üniversitede kendi rock grubunu kurmuş: "Sonra pop müziğe yöneldim. Uzun süredir sahneye çıkıyorum."
Geçen günlerde çıkan ilk single'ı Serseri'nin söz ve müziği Alper Narman ve Onurr imzalı. Düzenleme ise Ozan Bayraşa tarafından yapılmış: "Alper Narman ile tanışmaya gittiğimde yaptığımız sohbetin ardından workshop'tan çıkmış gibiydim. Şarkının kayıtları sırasında Onurr'un vokal koçluğu beni A noktasından Z noktasına taşıdı. Ozan Bayraşa ile stüdyo deneyimini yaşamak da büyük şanstı."
Elginer, şu sıralar kendini üç boyutlu bir filmin içine bırakılmış gibi hissediyor. Alis Harikalar Diyarı'nda gibi... "Konuyla hiç alakam yokmuşcasına bir sakinlikle etrafta olan biteni izledim ve izlemeye devam ediyorum. Yeni anne olmuş gibiyim. Bebeğime bakar gibi izliyorum şarkımın klibini..."

KONTRBAS DİĞER YARIM
"Kontrbas güç ve kondisyon isteyen bir enstrüman. İlk başladığımda babasının 45 numara ayakkabısını giymiş bir kız çocuğundan farkım yoktu Sonra birlikte büyüdük. Uzun yıllar diğer yarım oldu."

KUMAŞLAR YENİ OYUNCAĞIM
"Kendi kendime çok kalabalığım. Bana en çok keyif veren şeylerden biri kendimle kalmak. Günün büyük bir bölümü müzik dinlemekle geçiyor. Bunun yanı sıra uzun bir süredir kendi kendime terzicilik oynadığım da doğru. Kumaşlar yeni oyun arkadaşım oldu. Bir dikiş makinesi aldım. Sahne kıyafetlerimin çoğunu kendim tasarlıyorum. Kapıyı anne ve babanızın açtığı bir eve giriyorsanız siz de benim gibi şanslısınız demektir. İki köpeğim var. Genellikle orkestra arkadaşlarımla birlikteyim."