Müslüman Kardeşler iktidara gelirken, Esat’ı kim gönderecek?

Mısır’da Müslüman Kardeşler iktidara gelmiş, ya Esat gidince Suriye’de de ihvan öne çıkarsa, o zaman Esat niye gönderilsin ki? Taha Dağlı, Cenevre Toplantısı ve Mısır’da Müslüman Kardeşler iktidarının Suriye yansımalarını yazdı.

"Suriye'de geçişin mümkün olacağı tarafsız bir ortam oluşturulabilmesi için bir geçiş hükümetinin kurulması konusunda anlaşmaya varılmıştır" Bu açıklama 30 Haziran Cumartesi günü Suriye için dönüm noktası olarak nitelendirilen Cenevre'deki toplantının sonuç bildirgesinden.
Kulağa hoş gelen bir bildiri. Özel Temsilci Kofi Annan'ın söylediğine göre tüm ülkeler bu konuda anlaştı. Ancak sonuç bildirgesinde bahsi geçmeyen bir konu var. En can alıcı, olmazsa olmaz bir unsur. Beşar Esat'ın bu plandaki yeri.
Muhalifler Esat'la pazarlık, masa başına oturmak, onun yer alacağı bir planın parçası olmak hatta böyle bir formülü duymak bile istemiyor.
İsteyen kim Rusya, Çin ve İran. İran Cenevre toplantısına çağrılmadı. Onun yerine Rusya raconu yaptı. Geçiş hükümetine de muhaliflerin o hükümette temsil edilmesine de anayasal düzenin halk oylamasıyla yapılandırılmasına da 'eyvallah' dedi. Ama Esat'ı bu planın en tepesine oturttu. Esat olmadan bu plana destek vermeyeceğini sağır sultana duyurdu.
Rusya'nın Esat dayatması çözüm planını plan olmaktan çıkarttı. O plan sadece Kofi Annan'ın adını taşıyan formül olarak masada kaldı.
Sonuç bildirgesi Annan'ın karizmasını çizdirmemek adına "olumlu" ifadelerle geçiştirildi. Oysa muhaliflere göre olumlu hiçbir sonuç yoktu ortada.
Şimdi Suriyeli muhalifler, Amerika'dan ümidi kesti, AB'den ümidi kesti, tüm bunları bırakın Araplardan da ümidi kesti. Geride tek umutları Türkiye kaldı.
Türkiye onların ikinci vatanı konumunda. Bugün 30 yıldır Suriye dışında, Avrupa'nın çeşitli şehirlerinde ya da Yemen'de sürgünde yaşayan ne kadar muhalif varsa hepsini İstanbul'da görebilmek mümkün.
Süreç tıkanmış görünüyor. Ayın 6'sında Suriye'nin Dostları Paris'te toplanacak. Ancak bu toplantı öncesi görüştüğüm Ulusal Konsey üyesi Suriyeli muhaliflerin beklentileri neredeyse sıfır.
Gelinen nokta Esat'ın ömrünün uzadığını gösteriyor. Muhalifler özellikle Amerika ve Batı'yı Esat yönetimine karşı ciddi tavır almamakla suçluyor. Rusya'nın sert tutumunun neden yumuşatılamadığını sorguluyor. Tüm bunlara BM'nin muhaliflerin silahlanmasına yönelik eleştirileri de eklenince, Beşar Esat'ın bir süre daha iktidarda kalacağı hiç de uzak bir ihtimalmiş gibi durmuyor.
Daha önce de belirtildiği gibi Suriye krizinin neden bu kadar uzun süre çözülemediği yönünde açık tespitler var. Bir kere adı geçen her ülkenin Suriye üzerinde bir hesabı bulunuyor. Rusya'nın son kalesi Suriye. İran'ın öyle. Amerika, İsrail'in güvenlik kaygısını düşünüyor. Batı Müslüman Kardeşler'den ürküyor.
Mısır'da Müslüman Kardeşler iktidara gelmiş, ya Esat gidince Suriye'de de ihvan öne çıkarsa, o zaman Esat niye gönderilsin ki? Müslüman Kardeşlerin iktidarda olduğu birden fazla ülke hem de yan yana dizilirse, Amerika, İsrail ve Batı için bu durum ciddi bir tehdit unsuruysa, o zaman Esat neden gitsin?
Böyle bir denklemde Esat'ı koltuğundan etmeyi kim düşünür ki? Bir de şu pencereden bakmakta fayda var. Esat dünün korkulu rüyasıydı Amerika ve İsrail için. Bugün ise kendi ülkesinde kendi halkını öldüren eli katil pozisyonunda. Ne İsrail'i ne Amerika'yı korkutur halde. O zaman beyin okumak da çok kolay. "Suriye'deki mevcut ölüm ortamı bir süre daha devam etsin, ne olacak ki?"