İngiltere şoku

İngiltere şoku

İngiltere, Kuzey İrlanda, İskoçya ve Galler’den oluşan Birleşik Krallık’ta yapılan referandumda, yüzde 52 ile “AB’den ayrılma” kararı çıktı. AB genelinde hayal kırıklığı ve endişe hâkim... İngiltere, Grönland’ın ardından AB’den ayrılan 2’nci ülke olacak

İngiltere, Kuzey İrlanda, İskoçya ve Galler'i kapsayan kapsayan Birleşik Krallık'ta uzun süredir beklenen Avrupa Birliği (AB) referandumunun resmi sonuçları belli oldu. Önceki gün yapılan referandumun ardından ülke genelinde belirlenen 382 bölgede oy sayım işlemi dün tamamlandı. Açıklanan sonuçlara göre "AB'den Ayrıl / Bretix" yanlıları sandıktan yüzde 52'lik oy oranıyla zaferle çıktı Birleşik Krallık'ın 43 yıldır süren AB macerasında sona gelindi.

KATILIM SEÇİMLERDEN FAZLA...
İngiltere'nin Manchester kentindeki belediye binasında kamuoyuna duyurulan resmi sonuca göre, yüzde 72 katılımlı referandumda, 17 milyon 410 bin 742 kişi AB'den çıkılması yönünde oy verirken, 16 milyon 141 bin 241 seçmen de AB'de kalınması yönünde oy kullandı. Buna göre halkın yüzde 51.9'si AB'den çıkılması, yüzde 48'i AB'de kalınması yönünde oy verdi. Referanduma katılım, ülkede 1992'den bu yana yapılan genel seçimlere kıyasla daha yüksek oldu. 46.5 milyon kayıtlı seçmenden 33 milyon 568 bin 184'ünün geçerli oy kullandığı duyuruldu.

ANKETLER YANILDI
Tarihi referandumda İngiltere ve Galler'de birlikten ayrılmayı isteyen, İskoçya, Cebelitarık ve Kuzey İrlanda'da ise AB'de kalmayı isteyen seçmenlerin tercihi öne çıktı. 23 Haziran'daki referandum öncesindeki anketlerde iki taraf başa baş gözüküyordu. Ancak anketlere göre AB yanlılarının kazanması bekleniyordu. Sandık çıkışı anket sonuçları da yine uzun süre iki tarafın da aynı oy oranlarında olduğunu gösterdi. Ancak kırsal kesimden gelen oylar tabloyu değiştirdi.

DÜNYA İLE TİCARET SİL BAŞTAN
Önümüzdeki süreçte İngiltere'nin AB'den ayrılması için zorlu bir müzakere süreci başlayacak. Ayrılık müzakerelerinde odaklanacak konuların başında serbest ticaret anlaşması ve özellikle son zamanlarda büyük bir problem haline dönüşen güvenlik konuları gelecek. Uzmanlar Birleşik Karallık'ın ayrılma sürecinden sonra İzlanda ve Norveç modelini benimseyebileceğini de söylüyor. Buna göre ortak pazara erişim hakları olacak ama AB kararlarına ortak olamayacaklar. Ancak İngiltere'ye özel yeni bir modelin daha oluşturulabileceği de konuşuluyor.

İLK AYRILAN GRÖNLAND'DI
Birleşik Krallık AB'den ayrılan ikinci ülke oldu. Daha önce Grönland, 23 Şubat 1983'teki referandumla AB'den ayrılmıştı. Büyük bir kısmı buzlarla kaplı olan 56 bin nüfuslu Grönland, Danimarka'ya bağlı... Danimarka'da 1973'te AB'nin atası konumundaki Avrupa Ekonomik Topluluğu'na üyelik için referandum düzenlenmişti. O tarihte Grönland'da 'hayır' oyu yüksek çıktı. Ancak Danimarka'ya bağlı oldukları için birliğe katılmak zorunda kaldılar. 1979'da özerklik elde eden Grönland, "Denizimizde balık tutmak için Brüksel'den izin almak zorunda değiliz" düşüncesiyle başlatılan kampanyanın ardından 1983'teki halk oylamasında, yüzde 52'lik oyla Grönland birlikten çıktı.

HOLLANDE: VAHİM BİR DURUM
Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Birleşik Krallık'ın Avrupa Birliği'nden ayrılma kararı almasını çok vahim bir durum olarak değerlendirdi. "Brexit oylaması Avrupa için oldukça kötü bir sınav oldu" diyen Hollande, sonucu oldukça üzüntüyle karşıladığını belirtti. Brexit sonrası yasal prosedürün bir an evvel başlatılması çağrısında bulunan Hollande, AB'de bu sonuçlara karşı gerekli önlemlerin alındığını söyledi. Aşırı sağcı parti Ulusal Cephe (FN) lideri Marine Le Pen ise Birleşik Krallık'ın AB'den ayrılma kararını memnuniyetle karşıladığını belirterek, "İngiliz halkı, özgürlük yolunu seçerek gerçek bir demokrasi dersi vermiştir" ifadelerini kullandı.

MERKEL: DÖNÜM NOKTASI
Almanya Başbakanı Angela Merkel, İngiltere'nin AB'den ayrılma kararının, Avrupa için bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Merkel, Federal Meclis'te grubu bulunan partilerin grup başkanlarıyla yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, bu kararın gelecekte ne anlama geleceğinin diğer 27 AB üyesi ülkenin acele sonuç çıkarmamasına bağlı olacağını, aksi takdirde bunun Avrupa'yı daha fazla ayrıştıracağını ifade etti. "Avrupa'daki insanlar ne kadar farklıysa AB'den beklentileri de o kadar farklı" diyen Merkel, AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, Fransa Cumhurbaşkanı Hollande ve İtalya Başbakanı Renzi'yi pazartesi günü Berlin'e davet etti. Merkel, "AB, gelinen duruma doğru cevap vermek için yeterince güçlüdür" diye konuştu.