Her taşın altında BAE var

Her taşın altında BAE var

ABD’de Katar’a yaptırım öngören tasarının mimarı Temsilciler Meclisi üyelerinin BAE ve İsrail’den milyon dolarlık 'bağış' aldığı ortaya çıktı.

  • Dünya
  • Pazar 11.06.2017 13:02

ABD'de, Katar'ı 'Filistin'de teröre destek vermekle' suçlayan yasa tasarısını hazırlayan Temsilciler Meclisi'nin 10 üyesi, BAE ve İsrail kaynaklı lobicilerden geçtiğimiz 18 ay içinde 1 milyon dolardan fazla 'bağış' aldı. 25 Mayıs'ta ABD Temsilciler Meclisi'ne sunulan Katar karşıtı yasa tasarısının içeriği Suudi Arabistan, BAE ve Mısır'ın 'terör listesi'ni açıklamasından sadece birkaç saat sonra yayınlandı. Filistin Uluslararası Terörizm Desteği Engelleme Yasası olarak bilinen tasarıda Katar'ın Hamas'a verdiği destek, 'teröre destek' olarak yorumlandı.

FONLAYANLAR BELLİ OLDU

Yenişafak'ın haberine göre, ABD siyasetindeki para akışını araştıran Sorumlu Siyaset Merkezi'nin elde ettiği bilgilere göre, Katar karşıtı yasa tasarısına sponsor olan kişiler, İsrail destekçisi kişi ve gruplardan 1 milyon 9 bin dolar bağış aldı. Tasarının hemen ardından Katar'a yönelik saldırı kapsamında açıklanan 'terör listesi'nin altından da İsrail destekli BAE çıktı. Mısır ve İsrail istihbaratının hazırlayarak BAE eliyle Suudi Arabistan'a uygulatılan liste daha önce bölgede Suud, Katar ve Türkiye üzerinden kurulan güç dengesini hedef alıyor. Bu yapıyı bozmak isteyen BAE'nin, Katar'ın resmi haber ajansına korsan saldırıda bulunarak Katar Emiri'nin ağzından İran lehine sözler yayınlattığı belirtiliyor.

DARBEDEN ŞEREF DUYMUŞ

4 Haziran Pazar gecesi, BAE'nin Washington büyükelçisi Yusuf el-Uteybe'nin maili bir grup hacker tarafından ele geçirildi ve yazışmaları basına sızdırıldı. Bu yazışmalarda İsrail yanlısı bir STK olan Demokrasileri Savunma Derneği (FDD) yetkilileri Mark Dubowitz ve John Hannah'la yazışmaları tespit edilen Büyükelçi Uteybe'ye gelen maillerden birinde, John Hannah'ın, "15 Temmuz darbe girişiminde FDD ve BAE'nin adı komplocular arasında zikredilmiş, sizinle anılmaktan şeref duydum" ifadesini kullandığı ortaya çıktı. BAE 15 Temmuz darbe girişimini, her şey belli olduktan sonra, tam 16 saat sonra kınamayı seçmişti.

FETÖ'NÜN TERCİHİ GAD

15 Temmuz'dan sonra sürekli kendini aklayabilmek için kanal kanal, gazete gazete dolaşan FETÖ elebaşı terörist Gülen'in duraklarından biri de uydudan yayın yapan, adı da dünya çapında pek duyulmamış olmasına rağmen Arap dünyasında bilinirliği olan El Gad televizyonuydu. El Gad televizyonu BAE tarafından finanse edilen, Filistin'deki sosyal demokrat Fetih Partisi'nin eski lideri Muhammed Dahlan'ın kanalı.

ÖRGÜTE PARA AKTARDILAR

İngiliz gazeteci David Hearst, 15 Temmuz'dan haftalar önce, BAE'nin FETÖ'ye bir aracı kanalıyla para aktardığını, bu aracının da örgüt lideri Gülen'in röportaj vermeyi seçtiği El Gad TV'nin sahibi Muhammed Dahlan olduğunu yazdı. Dahlan'ın BAE'de etkin bir konuma sahip olan Abu Dabi'nin Veliaht Prensi Muhammed bin Zeyid el Nahyan ile çok yakın ilişkilere sahip olduğu biliniyor. BAE'nin Erdoğan'ı devirme işini ihale ettiği Dahlan'a planın ilk ayağı için 70 milyon dolar bütçe ayırdığı biliniyordu. İhvan'a yönelik olumlu politikasından ötürü AK Parti hükümetini düşman ilan eden BAE, Gezi Parkı eylemleri döneminde yine Dahlan üzerinden Türkiye'de birtakım girişimlerde bulunmuştu.

Çıbanbaşı BAE

Mısır'ın demokratik yollarla seçilmiş ilk Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'ye darbe yapan Abdelfettah Sisi'nin Rabia Meydanı başta olmak üzere darbe sürecinde işlediği cinayetler ve katliamların BAE'nin cesaretlendirmesiyle yapıldığı dile getiriliyor. Darbenin yapıldığı 16 Haziran tarihine kadar ekonomik krizle boğuşan, benzin bulamayan, benzin için kilometrelerce araç kuyruklarının olduğu Mısır, darbe sonrası BAE başta olmak üzere körfez ülkelerince karşılıksız olarak adeta paraya boğuldu. Darbeci general Sisi'nin, Filistin'de El Fetih'in başına Dahlan'ın geçmesini istediği de yine herkes tarafından biliniyor. Her darbenin arkasından çıkan BAE ve İsrail'in bir dediğini iki etmeyen BAE tetikçisi Muhammed Dahlan'ın, Filistin lideri Yaser Arafat'ın zehirlenerek öldürülmesinden de sorumlu olduğu sıkça dile getirilen iddialardan biri.