Bari bu projeye engel olmayın!

Bari bu projeye engel olmayın!

İzmir Körfez Geçişi Projesi’nin ÇED raporuna iki ayrı dava açılması tepki çekti. Bakan Arslan, “Mega projeyle ilgili Körfez’e zarar vermeyecek çalışma yaptık. Dava açılmasına anlam veremiyorum” dedi

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın İzmir Körfez Geçişi Projesi'nin yapımına olanak sağlayacak Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) olumlu raporuna yönelik iki ayrı dava birden açılması tepkileri de beraberinde getirdi. Ulaştırma Bakanı Ahmet Arslan, AK Parti İzmir Milletvekili Atilla Kaya ve İnciraltı 2. Nesil Toprak Sahipleri Platformu Başkanı Tayfun Karabulut dava açanlara sert tepki gösterdi. Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP), Doğa Derneği ve 85 kişi birlikte, Türk Mühendis ile Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ise ayrı bir davayla projenin fizibıl olmadığı, imar planlarında yer almadığı, körfezi kirleteceği, sulak ve doğa alanlarına zarar vereceği gerekçeleriyle ÇED olumlu kararının yürütmesinin durdurulması ve iptalini istedi. Ulusal bir kanalda açılan davaları değerlendiren Bakan Arslan, "Bu proje bizim prestij projemiz. Batırma tüp, yatay ada ve köprüyle geçilecek. Hem batırma tüp hem köprü olacak. Raylı proje olacak. Trafik rahatlayacak, konfor artacak. Zaman ve yakıttan tasarruf olacak. Bu büyüklükte projeyi çalışırken ÇED sürecinde bir şeyi atlamamız mümkün değil. Yapay ada dahil hepsi bütün unsurları dikkate alarak Körfez'e zarar vermeyecek şekilde çalışma yaptık. Taraflarla çalışma yürüttük. ÇED sürecinde tarafların düşüncelerini aldık. İhale süreci de devam ediyor" dedi. İtirazlara saygıları olduğunu ifade eden Arslan, şöyle devam etti: "Tezlerini ortaya koyacaklar biz de cevabını vereceğiz. Fakat ÇED sürecinde bütün sorular soruldu ve cevabı verildi. Körfez temizliğinin yapılarak ekolojik dengenin bozulmayacağı bir proje ortaya koyduk. Bütün bunlara rağmen sordukları soruların cevabını almışken mahkemeye götürmelerini anlamlı bulmuyorum. Cevaplarını vermeyip arka planda gizli gizli bir şey yapılsaydı bu soruların sorulması haklıydı. Hepsiyle ilgili gerekli tedbirler alındığı ortaya kondu. Bir aksilik olacağını beklemiyorum. Çalışmalarımızı yaptık. Sırf kamuoyu oluşturmak 'hayır' dedim demek için bazıların 'hayır' demesini ben anlamıyorum." AK Parti İzmir Milletvekili Atilla Kaya da, 1.5 yıllık süreç içerisinde ÇED aşamasında bu projenin körfezi kirletmediğini, doğal alanlara zarar vermediğinin net şekilde ortaya konduğunu söyledi. Kaya, "1.1 milyar dolarlık projede zaten karşı çıkılan hususların göz ardı edilmesini düşünmek gerçeklikten çok uzaktır. Bu zamana kadar tabir yerindeyse, İzmir'e davalarla çarpışa çarpışa proje ve yatırım kazandırdık" şeklinde konuştu.

CHP DE KARŞI ÇIKMIŞTI
Kamuoyu önünde projelere destek verdiğini gösterip daha sonra kapalı kapılar ardında ya da başka uzantılarla aynı projelere dava açanları İzmirli hemşerilerimizin bilmesini isteyen Kaya, "ÇED sürecinde gördük ki, bu projeyi sözde desteklediklerini söyleyen 4 CHP'li belediye ÇED sürecinde hayır demişlerdir. Dava açan odanın İzmir şubelerine baktığımızda genelde belediyelerde çalışan şehir plancılarını ve mimarlarını görüyoruz. Bize 'İzmir'e iktidar eliyle hizmet getirmiyorsunuz' diyenler, İzmir için büyük bir proje ve yatırım ortaya koyduğumuzda soluğu mahkemede alıyorlar. Bunu da İzmirli hemşerilerimizin net şekilde bilmesini istiyorum. Sayın Başbakanımız Binali Yıldırım'ın dediği gibi 'inat da bir murattır.' Her projemize hayır diyenlere ve istemezükçülere inat İzmirli hemşerilerimizle birlikte hiçbir engel barikat tanımadan el ele bu büyük yatırımı, Körfez Projesi'ni de İzmirimize kazandıracağız. Ben süreç ile ilgili bir aksilik beklemiyorum. Yaptıkları itirazların hiç bilimsel ve teknik karşılığı yoktur. Durmayacağız İzmir için yola devam edeceğiz" şeklinde konuştu. Projenin bir an önce hayata geçmesi için büyük çaba sarf eden İnciraltı 2. Nesil Toprak Sahipleri Platformu Başkanı Tayfun Karabulut, bugüne kadar hep 'çevreci plan istiyoruz' diye açıklama yaptıklarını ne yazık ki samimiyetlerinin suiistimal edildiğini ifade etti. Karabulut, "Arsa simsarları sık sık kapımızı çalıp topraklarımızı metrekaresi 500 liradan satmamızı istiyor. Satmayınca da 'İnciraltına imar çıkmaz. Çıksa bile şehir plancıları ve mimarlar odası dava açar planı durdurur. Siz gelin topraklarınızı bize satın' diyerek topraklarımızı ucuza kapatmak istiyorlar. Bu devasa projeye 'hiç yapılmasın' yaklaşımı kentin büyümesine engel olmaktır" dedi.