Göztepe Derneği Yeni Asır’a devredildi

Göztepe Derneği Yeni Asır’a devredildi

Göztepe’nin şirketleşme aşamasını o yılların ve sonrasının yönetim kurulu üyeliğini de yapan Prof. Dr. Oğuz Reşat Sipahi ayrıntılarıyla birlikte Egeli Sabah’a anlattı

Futbol 60'lardan itibaren giderek endüstriyelleşen ve küreselleşen bir süreçte...60-80 arasında yalnızca yerel kuvvetlerle ya da yeteneklerle ya da yerel sermaye ile üst düzey başarı elde etme olasılığı giderek zorlaşırken, artık neredeyse imkansız hale geldi. Aynı süreçte futbol giderek daha fazla sermaye gerektirir hale geldi. Bu sermaye akışı önce dernekler bünyesinde sermayedar ağırlıklı yönetimlerce hibe şekline konmaya çalıştı.
Sonra yönetimler hibe yerine verdiklerini almaya başladılar.
Daha sonrasında kulübe vermeden, gelen gelirlerden alan yönetimler de oldu ara ara (Göztepe'de daha sık)...
Sonradan da kaotik ve denetlenebilir kulüp yapısına para neden vereyim ki diyen sermayedarlar türedi ve borcu büyüyen bazı kulüpler kendilerini sermayedarların kollarına bıraktı.

KABUS DOLU YILLAR
Göztepemiz de başkan ve yönetim kurullarının gücü takımı 2. Ligde tutmaya yetmediği günlerin sonlarına doğru Yeni Asır'ın şirket tarzı olmak şartıyla yönetime talip olmasıyla üyelerin salt çoğunluğunun kararıyla şirketleşti.
Yeni Asır döneminde dernek en azından A.Ş. yönetim kurulu düzeyinde dernek yönetim kurulu üyelerince temsil ediliyordu ve takım Süperlig'de iken Dinç Bilgin'in mallarına el konduğu hatırlatmalarını yaparak...

***

Amatöre düşüş süreci esasında büyük oranda dernek yönetimlerince geçti... Başkan genellikle hem dernek hem aş başkanlığı yaptı...
Bu esnadaki yönetim kurulları (İskender Tuğsuz-Uğur Bostancıoğlu- Kurtuluş Platformu- Kocaoğlu yönetimleri) transferin önünü açamadı 3-4 sezon transfer yapamayan takım amatör kümeye kadar düştü...

***

Süperligden amatöre düşüş esnasında TMSF'nin kulübe el koyma ve tekrar şirket yönetimini ihale sürecine sokmasının gecikmesi hem Göztepe'yi sevenlerinin çok kötü günler görmesine hem de devletin zarara uğramasına neden oldu.
Bu arada ihale sürecinde futbol şubesine ait şirkette Göztepe Spor Kulübü Derneği hisseleri de kaynadı gitti ki o hisseler Göztepe AŞ ile dernek yönetimi arasında bir bağ oluşturuyordu.

ALTINBAŞ DEVRİ BAŞLADI
Tmsf ihale sürecini kazanan İmam Altınbaş takımı ikinci lige kadar çıkarsa da ligin en değerli dördüncü kadrosuyla küme düşme başarısına imza atıp çok büyük bir öfke patlaması ile başlayan ikinci bir karanlık dönemi başlattı.
Neyse ki Hüseyin Altınbaş insiyatifi alarak Göztepe'ye güzel günlere dönüş yolunda iyi bir sezon yaşattı. Göztepe üst lige çıkamasa da Urla tesislerinin kazanım süreci işledi.

***

Derken Mehmet Sepil şirketi satın aldı. Hem aş hem dernek başkanı olarak üç sezonda iki şampiyonluk getirdi. Yine önemli bir başarı da eski ve yeni Göztepe AŞ'yi (1997'de kurulan şirket ile sportif yarışma hakkını satın alma sürecindeki şirketleri) birleştirmesiydi.

***

Şirketleşme süreci 20 yılda altı şampiyonluk sevinci altı kez de küme düşme kahroluşu getirdi. Normal bir sezon neredeyse hiç yaşamadık.

***

Hayatın kontrol grubu yok. O yüzden şirketleşmesek ne olurdu tahmin etmesi zor. Bugünden 20 yıl öncesine baktığımda yine olsa yine yapar mıydım yani şirketleşmeye el kaldırır mıydım sorusuna cevap vermek zor...

***

Şu an 18 sene önce bulunduğumuz noktadayız. Bu esnada az gittik uz gittik dere tepe düz gittik. Bir Antalya seferinin daha ardından ülkeyi sarsarak en üst lige geri döndük. Bu esnada Urla tesisleri, Göztepe'ye Hizmet Derneği Seferihisar arazisi ve hentbol-yelken şubelerini kazanırken Gürsel Aksel tesisleri (stad yapılacağını hala umuyoruz) basketbol ve voleybol şubelerini kaybettik..

***

Bugünden baktığımda 1997 için tek alternatifin kollektif bir araya geliş olduğunu görüyorum. Ama o büyüklükte bir sermaye oluşturma için yetebilecek kollektif bir araya geliş o gün için mümkün olamadığı gibi aslında bugün bile pek kolay değil. Tarihte herşey başka türlü olamadığı için o şekilde ya da gerçekleştiği şekilde oluyor. Velhasıl 1997 şartlarında ne yazık ki pek alternatif yoktu ve herşey o zaman ve sonrasında anlattığım gibi oldu.



BAŞKAN SEPİL'E ÇAĞRI
Takım yıllar içinde bu noktaya öncesinde Altınbaşların sonrasında Sepil Başkan'ın ciddi maddi manevi katkısıyla geldi. Süperlig gelirleri iyi yönetilirse çok fazla sermaye koymadan kendi kendini idare eden bir yönetim olası...
Orada konacak ek katkı takımın üst sıralara oynamasına neden olabilir. Bu süreçte takımın ilk iki sene kümede kalması (son on sezonda play offdan çıkmış on takımın yarısı iki sezon içinde düştü) ve stadın yapılmış olması sonrasında da düzenli dolması çok önemli. İzmir belediyeşeri Süperlig'deki tek takıma katkı koyacak mı göreceğiz... Bu arada son şampiyonluğun ardından gelen paranın bir kısmının kulübün geleceğine yönelik yatırım yapılması yarınlar adına anlamlı olacaktır.

***

Dernek 1925'de kurulmuş ana çatı oluşum olup Göztepe'mize ait herşeyin şanlı armamızın-tarihimizin ana kaynağı... Dileğim Sepil Başkan'ın şirket dernek arasındaki organik bağı (en azından) tekrar kurması ve ardından dernek üyelerinin aidatlarını ödeyebilmesini sağlaması. Umarım ölmeden dernek aidatlarımızı ödeyebildiğimiz günü görürüz...

***

Herşey sadece Göztepemiz için...

YARIN
ŞAMPİYONLUĞUN ÖYKÜSÜ