Özgür KAYNAR: Tarihe not

  • Egeli Sabah
  • Çarşamba 06.07.2017
Her şeyden önce şu üç realitede mutabık kalalım.
Vatan, millet için bunu yapalım ki yolumuza dikilen engellere takılmayıp geleceğe güvenle yürüyebilelim, istiklalimizi ve istikbalimizi koruyabilelim...

BİR...
Türkiye düşmanları artık gizli saklı değil. İsteyen görür, görmek istemeyenin milli duyguları, vatana sadakati tartışmalıdır.
Devşirdikleri PKK, DEAŞ, DHKP-C ve diğer terör örgütleri üzerinden Türkiye'ye kimlerin savaş açtığını, kimlerin Şeytani planla kurguladıkları FETÖ ile devleti içerden kuşatmaya kalktığını anlamak için kahin olmaya gerek yok, vatansever olmak yeter.
Bu örgütleri besleyip büyütüp üzerimize salanları, militanlarına sığınma dahil her türlü imtiyazı tanıyanları tanımayan hala var mı, varsa doğrusu şaşarım.
ABD, Almanya ve Almanya tekelindeki AB, sözde ittifak oldukları Türkiye'nin düşmanlarına neden dostane davranıyor?
Düşmanlarımıza ne kadar kol kanat gerdiklerinden, bizimle ne kadar dost oldukları belli değil mi?
Böyle dostlar düşman başına!
Bu ülkelerin gizliden gizliye yürüttükleri kirli ve kanlı operasyonlarının, yüzümüze gülüp arkamızı dönünce sırtımıza hançeri nasıl sapladıklarının ayrıntısıyla farkındayız.
Terör örgütleri üzerinden ülkemize karşı yürüttükleri örtülü savaşı artık çok iyi biliyoruz.
15 Temmuz, öncesi ve sonrası ile cümle alemi bize ziyadesiyle tanıttı.

İKİ...
Neden Türkiye ile uğraşıyorlar, bizimle dertleri ne?
Neden bu kadar terör örgütünü başımıza musallat edip onlara her türlü desteği sağlıyorlar, sonra da "Müttefikiz, dostuz" diyerek aklımızla alay ediyorlar?
Ayakları üzerinde duran, güçlü bir Türkiye istemiyorlar.
Onların hayalini kurdukları Türkiye, hiç iyileşmeyecek hasta adamlığa itilmiş, uzaktan istedikleri gibi kontrol edebilecekleri güdümlü, bağımlı bir ülke. Türkiye, Ortadoğu ve Orta Asya politikalarının, bu bölgedeki enerji kaynaklarını sömürmeye dayalı menfaatlerinin önünde en büyük engel.
Cihan imparatorluğu Osmanlı'nın izlerini canlı tutan, Ortadoğu ve Orta Asya'yı kontrol eden, Türk ve Müslüman aleminin lideri güçlü bir Türkiye, kirli oyunlarını fena halde bozuyor.

ÜÇ...
Terör örgütleriyle saldırırken, diğer yandan da nifak tohumları atarak ayrıştırıp bizi birbirimize düşman ediyorlar, algı operasyonlarıyla kafa karıştırıyorlar.
Algı operasyonları ve nifak bombardımanına tutulduk hep; doğrular yanlış, yanlışlar ise doğru gibi gösterildi, kardeş kardeşe düşman edildi.
Nedeni basit, hiçbir zaman gerçekleri görmemiz istenmedi, kendilerini gizlemek için kafa karıştırmaya, bizi içerden çökertmek için de millet ile devlet arasındaki bağı sarsmaya, bizi birbirimize düşürmeye çalıştılar.
Bu algı harekatı hala devam ediyor, bazı medya ve STK temsilcileri ile siyasetçiler de ne acıdır ki onların değirmenine su taşımaktan yorulmuyor.
Çözüm süreci, terörle mücadele, gezi olayları, 17-25 Aralık, Mısır ve Suriye politikaları, döviz kurlarındaki manipülasyonlar ve daha niceleri üzerinden estirdikleri yalan rüzgarlarıyla zihinler bulandırılmak istendi.
FETÖ hainlerinin kumanda merkezinde yer aldığı bu karalama ve şaşırtma operasyonlarına hala itibar eden, devletine ve milletine kötülük eder!
Merhum Cumhurbaşkanlarımız Turgut Özal ve Süleyman Demirel'in özellikle diplomasideki önemli hamlelerini de küçümseyip değersizleştirmeye kalkmışlardı.
Nedenini şimdi daha iyi anlıyoruz; işlerine gelmiyor, patronlarının planlarını bozuyordu.
Doğrular yanlış, yanlışlar doğru olarak zihinlere kazınmalı, Türkiye sırtındaki kamburları atamayıp asla doğrulmamalıydı.

VELHASIL...
Pek çok acı yaşadık, binlerce şehit verdik, milyarlarca lira kaynağımız yatırımlar yerine terörle mücadeleye gitti, gerçeklerin üstüne yalanlarla örtüldü.
Hakikatin tam olarak farkına varmamız zaman aldı, bedeller ödedik, hala da ödüyoruz.
Birliğimize ve varlığımıza kastedilen 15 Temmuz, tüm gerçekleri bize gösteren bir ayna oldu, kirli ittifakların maskeleri o gün tamamen indi.
Bir ve diri olmamızı, dimdik durmamızı istemeyenlerin kimler olduğunu, FETÖ ve PKK terö gerçeği ile perde arkasındakileri artık biliyoruz...
Türkiyemiz için, geleceğimiz için, bekamız için, şehitlerimizin aziz hatıraları için, atalarımızın emanetleri için bir olmamız, sıkı sıkıya kenetlenmemiz ve devletimizin gücüne güç katmamız gerektiğini ise çok daha iyi biliyoruz.
NOKTA