Hız kesmeyen başarı hikayesi

Hız kesmeyen başarı hikayesi

15 yaşında ticaret hayatına atıldı, iki krizden büyüyerek çıktı. Hız tutkunu bir sporcu da olan Ümit Ülkü, inişli çıkışlı hayatını Egeli Sabah’a anlattı

Küçük yaşta ticaret hayatına atılan Ümit Ülkü, 94-2000 yılındaki krizlerde dibi gördü fakat yoluna büyüyerek devam etti. Sporun her dalını seven Ülkü, devlerin girdiği Pınarbaşı'ndaki Yarış Pisti ihalesini kazanıp, gençlerin hizmetine açtı. Otomobil yarışlarında Türkiye'yi yurt dışında başarıyla temsil eden, 200'den fazla kupanın sahibi Ümit Ülkü, ticaret, sivil hayat ve spordaki yaşamıyla gençlere örnek oluyor. Müstakil İşadamları Derneği (MÜSİAD) İzmir Şube Başkanı, Ülkü Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Ülkü, Egeli Sabah'a inişli çıkışlı ve başarılarla dolu hayat hikayesini anlattı.
Ticaret hayatına nasıl başladınız?
- 1973 yılında Almanya'da doğdum. İlkokul ikinci sınıfı Almanya'da okudum. İlkokul çağındayken İzmir'deki küçük mağazamızda çalışmaya başladım. Ham kumaşlardan oluşan malların satıldığı dükkanda ailemle birlikte çalışıyordum. Haftanın 6 günü şehir şehir dolaşırdık. Babam 1988'de trafik kazası geçirdi. Ben de kazadan sonra 15 yaşında işin başına mecburen geçmiş oldum. Her sabah dükkanda kapının önünü, camları silerdim. Daha sonra bir çırakla birlikte malları minibüse yükleyip yola çıkardım.
Genç yaşta başladığınız iş yaşamında krizlerden büyüyerek çıkmayı nasıl başardınız?
- Ben 17-18 yaşlarımdayken ülkede 94 krizi vardı. 2000'de de çok büyük bir ekonomik kriz yaşandı. Evin ortasına oturdum ağladım, ne yapacağımızın derdine düştüm. İçimden 'Veren Allah alan Allah. Biz bunları nasıl kazandıysak bir daha çalışıp kazanırız' dedim. Hiçbir zaman teslim olmadık. Çekle çalıştığım büyük firmalara durumumu anlatarak kerndilerine 10 milyonluk 6 ay sonrasına çekler verdim. Yoğun bir tempoyla çalıştım. Bu süre sonunda bütün çeklerimi ödedim ve o sirkülasyon içerisinde borç bizi kamçıladı. Bu sayede önümüzde açıldı. Bu süreçte Kore'den özel bir makine alıp üretime başladık. Üretimin sağladığı ivmeyle işlerimiz büyüdü. Kemeraltı ve Denizli'ye mağaza açtık. Elektrikli ev aletleri de ürün yelpazemize dahil ettik. Bir hayalimizi gerçekleştirerek Ege'nin toptancısı olduk.
Ticarete atılmak isteyen gençlere önerileriniz nelerdir?
- Eğitim çok kıymetli. Fakat eğitim sürecinde iş tecrübesi edinmek için öğrencilerin bir ayağının da iş hayatında olması gerekiyor. Üniversiteyi okuyup bitirene kadar 25 yaşını geçiyorsun. Bu yaşı geçtikten sonra sadece üniversite mezunu olarak iş bulmak kolay değil. Dolayısıyla gençlerin ortaokul çağında iş hayatına adapte olması lazım. Gençlerimiz için meslek seçimi önemli olsa da iş dünyasına girip tecrübe kazanmak çok önemlidir.
Markalarınıza aile fertlerinin isimlerini mi veriyorsunuz?
- Evet, kızımın ismini taşıyan var Ceylin Bebe isimli bir markamız var. Çocuklarım Muhammed, Rana ve Ceylin'in isimlerinin ilk iki harflerinden oluşan MURACE isimli bir markamız daha bulunuyor. Rana Ev Tekstili adıyla kızımın adını taşıyan üçüncü bir markamız var.
Peki, yarış hayatınız nasıl başladı?
- 2006 yılında ileri sürüş eğitimi konulu bir ilan dikkatimi çekti. O ana kadar pist yarışlarına karşı hiçbir ilgim yoktu. Bir eğitim sürecine girdik. Eğitim sonunda yapılan yarışta birinci geldim. Hocalar, kabiliyetli olduğumu, araç kiralayıp yarışlara katılabileceğimi söylediler. Araç kiralamak yerine kendime ait bir araç almak istedim. Ama güçlü araçları olan pilotlar her yarışta beni geçiyordu. Sahibi İzmit'te olan Porsche marka bir araca talip oldum ve aldım. Ancak pistte antreman yapmak için her seferinde para ödüyordum. Pınarbaşı'ndaki yarış pistinin ihale ile kiralanacağını duydum ve talip oldum. İhale günü geldi, açık artırma usulü 3 firmayla yarıştık ve ihale bize kaldı. Pisti sıfırdan ele alıp yeniledik. Bu sporu yapmak isteyenlerin eğitim alması için kolları sıvadık.
Yarışlarda ülkemizin bayrağını dalgalandırıyorsunuz. Başarılarınızdan biraz bahseder misiniz?
- Son 5 yılın Türkiye Şampiyonuyum. Sporun her dalını çok seviyorum. Başarılarımız kısa zamanda ülke sınırlarımızı aştı. Porsche Benelüx Cup, Porsche Carrera Cup, Ferrari Challenge gibi kupalarda yarıştım. Bu spora başladığım günden beri 300'e yakın kupa kazandım. Hepsi Türkiye ve Avrupa arenasındaki yarışlarda kazandığımız kupalar.

İZMİR'DE FAKİR BİRİ KALMASIN
MÜSİAD'ın projeleri nelerdir?
- MÜSİAD Türkiye'nin dünyadaki en yaygın sivil toplum kuruluşudur. Ben böyle bir ailenin içerisinde olmaktan çok mutluyum. En son projemiz Sayın Valimiz Erol Ayyıldız'ın desteğiyle 'İzmir'de bir tane bile fakir kalmasın' kampanyasını başlattık. MÜSİAD olarak valiliğimizin bize gönderdiği yaklaşık onbinlerce yardıma muhtaç aileye yardımlarımızı ulaştırıyoruz. Şubemizde 215 üye sayımız var. Ülkemizde gezi olayları, FETÖ hainlerinin oluştuğu süreçte Cumhurbaşkanımızın o zaman Başbakanken söylediği bir söz üzerine kendi eğitim kurumlarımızı açtık.
İzmir'de fakir biri kalmasın